BALKANLAR

Yaklaşık 35 yıldır Hollanda’dan Türkiye’ye gidip gelirken Balkanların içinden defalarca geçtim. Her geçişimde bu güzel coğrafyayı merak ettim. Şehirlerini, insanlarını, tarihini ve kültürünü yakından tanımayı hep istedim. Fakat bir türlü Balkanların içine girip bu güzellikleri yaşama fırsatı bulamadım.
Katıldığım bu Balkan turu, yıllardır içimde taşıdığım bu merakı gerçeğe dönüştürdü. Üstelik iyi bir tur seçmek, o coğrafyayı gerçekten bilen rehberlerle gezmek de çok önemli.
PINAR TURİZM bizi MAVERA TURİZM'e yönlendirdi.
Turumuzu düzenleyen Seyfettin Kurçin Beyin kurduğu Mavera Truzim , Mavera ismi de bana göre yaptığı işe çok yakışıyor. Mavera; insanın gördüğünü, dünyanın ötesini, daha derin ve anlamlı olanı çağrıştırıyor. Biz de bu turda yalnızca şehirleri ve güzellikleri görmedik; onların arkasındaki tarihi, kültürü ve yaşanmışlıkları da anlamaya çalıştık.
Seyfettin Kurçin Beyin Makedonya’da doğup büyümüş olması ve daha sonra Türkiye’ye göç etmesi, Balkanları bizim için çok daha farklı bir gözle görmemizi sağladı. Oranın insanını, kültürünü, geleneklerini ve yaşanmışlıklarını içeriden bilen bir rehberle gezmek gerçekten büyük bir şanstı.
Ayrıca Güneş hanımın Seyfettin Beyin yanında görev yapan ikinci rehber olarak yolculuğumuza eşlik etmesi de bizim için çok değerliydi. Onun ilgisi, bilgisi ve samimi anlatımları, gezdiğimiz yerleri daha iyi anlamamıza yardımcı oldu. Farklı şehirlerde karşımıza çıkan ve o şehirlerde yaşayan yerel rehberler de kendi bölgelerini farklı bakış açılarıyla anlattılar. Her birinin kendine özgü anlatımı, Balkanların zenginliğini ve çeşitliliğini daha yakından hissetmemizi sağladı.
Üsküp’te, Kalkandelen’de, Ohrid’de, Struga’da, Manastır’da ve Balkanların birbirinden güzel şehirlerinde dolaşırken, sadece bugünü değil, geçmişi de görmeye çalıştık.
Ohrid Gölü’nün eşsiz güzelliği, Ohrid’in tarihî sokakları, Üsküp’ün geçmişten bugüne taşıdığı izler, Manastır’ın tarihî dokusu, Kalkandelen’in kültürel zenginliği ve Balkanların diğer şehirleri bizlerde unutulmaz izler bıraktı. Priştina şehzadeler şehri Amasya glblydl.

Yol boyunca sık sık karşımıza çıkan minareler ise bana göğe yükselen duaları hatırlattı. Bu topraklarda farklı kültürlerin ve insanların yüzyıllarca birlikte yaşadığını görmek çok etkileyiciydi. Fakat aynı toprakların savaşlara, yıkımlara, göçlere ve büyük acılara tanıklık ettiğini görmek de insanı derinden düşündürüyor.
Seyfettin Beyin derin tarih bilgisi ve gezdiğimiz yerlerde yaptığı yerinde, duygulu ve yaşanmışlıklarla dolu anlatımları, gördüğümüz her yeri bizim için daha anlamlı hale getirdi. Tur arkadaşlarımızla birlikte gerçekten çok güzel günler geçirdik.
Bilge insan, büyük lider Aliya İzzetbegoviç'in anıtını ziyaret edip dualar yaptık.
Bosna'nın bağımsızlık mücadelesinin öncüsü, düşünür ve devlet adamı Aliya İzzetbegoviç'in hayatı, bu coğrafyanın acılarıyla ve umutlarıyla iç içe geçti. O; çocukların ve şehitlerin arasına gömülmeyi vasiyet etti. Çünkü o, hayatını adadığı Bosna'nın toprağında, kendi halkıyla birlikte sonsuza kadar kalmak istedi.
Sözleri ise bugün hâlâ bu topraklarda yankılanıyor.
Aliya İzzetbegoviç'in dağlara dikilen haçlara karşı söylediği ünlü sözü, "İstediğiniz kadar dağlara haç dikin, gökyüzüne her baktığınızda hilâli göreceksiniz" şeklindedir.
"Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı."
Ve bu topraklarda, Aliya İzzetbegoviç'i anmadan geçmek olmazdı
Karadenlz bölgesine çok benzeyen Balkanlar bize yalnızca muhteşem şehirleri, gölleri, dağları ve doğal güzellikleri göstermedi. Aynı zamanda tarihin acılarını da hatırlattı.
İnsanın içinden tek bir dilek geçiyor:
Keşke insanlık bir daha böyle acılar yaşamasın.
Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve acılar, barışın ne kadar değerli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor.
Balkanları gezerken bir başka şeyi de çok güçlü hissettim:
Vatanın kıymetini…
Vatanını kaybetmiş insanların hikâyelerini, göç etmek zorunda kalanların yaşadıklarını ve vatanları uğruna mücadele eden insanların acılarını yerinde görmek, insanın kendi vatanının değerini daha iyi anlamasını sağlıyor.
Bu nedenle özellikle gençlerimizin tarihî ve kültürel coğrafyaları yerinde görmeleri çok önemli. Öğrencilerimizin bu tür gezilere katılabilmesi, geçmişimizi kitaplardan okumakla kalmayıp yerinde tanıması çok değerli olacaktır.Devletimizin böyle turları desteklemesi çok önemli.
Çünkü vatan sevgisi, geçmişimizi bilmekle ve bu toprakların kıymetini anlamakla daha da güçleniyor.
Bu güzel yolculukta emeği geçen Mavera’nın kurucusu Seyfettin Kurçin Beye Güneş hanıma şehirlerde bize rehberlik eden yerel rehberlere ve bütün tur arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.
Balkanlar gerçekten anlatılmaz, yaşanır.
Görmek, hissetmek, anlamak ve geçmişten ders almak gerekir.
İyi ki bu yolculuğa çıkmışım.
İyi ki Balkanları görmüşüm.
İyi ki bu güzel insanlarla tanışmışım.
Balkanlar’dan geriye sadece fotoğraflar değil, yüreğimizde iz bırakan hatıralar kaldı. Balkanlar'daki kardeşlerimizin: " Sizlerin buraları ziyaret etmeniz bizlere güç katıyor." Sözleri kulaklarımda çınlıyor..

Bu tur o kadar yoğun, o kadar güzel ve etkileyiciydi ki, gezdiğimiz her yerde fotoğraf ve video çekmekten kendimi alamadım. Her şehir, her sokak, her manzara ayrı bir hatıra bıraktı.
O kadar çok fotoğraf ve video biriktirdim ki, hepsini sayfamda siz değerli arkadaşlarımla paylaşmaya ne zamanım ne de imkânım yetti. Bunların hepsini paylaşamamış olmanın biraz burukluğunu yaşıyorum.
Çünkü bazı güzellikler fotoğrafa sığmıyor. Bazı anlar videoya sığmıyor.
Bazı duygular ise ancak yerinde yaşandığında anlaşılabiliyor.
Ben de bu yazıyla, çektiğim yüzlerce fotoğraf ve videonun anlatamadığı duyguları sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.
Balkanlar gerçekten anlatılmaz, yaşanır…