VAKIFLAR YURDUNDA YANAN IŞIK HÂLÂ SÖNMÜYOR
28 Haziran 2026 tarihinde 1950 yılından 2026 yılına kadar Vakıflar Yurdu’nda kalmış mezunlar bir araya geldi. Bu buluşma sıradan bir toplantı değildi. Bu, yılların ötesinden gelen dostlukların, hatıraların ve vefanın buluşmasıydı.
Ben de Vakıflar Yurdu’nun eski öğrencilerinden biri olarak bu anlamlı organizasyona katıldım. Yıllar önce aynı yatakhanelerde kaldığımız, aynı sofralarda yemek yediğimiz, aynı hayalleri paylaştığımız arkadaşlarımızla yeniden buluşmanın heyecanını yaşadım.

Vakıflar Yurdu, sadece öğrencilerin barındığı bir bina değildi. O yurt, nice öğretmenlerin, profesörlerin, müfettişlerin, avukatların, mühendislerin, askerlerin ve devlet adamlarının yetiştiği bir eğitim yuvasıydı. Birçok öğrencinin hayatına yön veren, geleceğe hazırlanmasına katkı sağlayan önemli bir kurumdu.
O yıllarda şartlar bugünkü kadar rahat değildi. Kaloriferlerin yeterince yanmadığı günler olurdu. Soğuk gecelerde aynı koğuşlarda, aynı sıkıntıları paylaşarak büyüdük. Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki o yurt bize sadece bir yatacak yer sağlamadı; hayata hazırlanma fırsatı verdi. Birçoğumuzun eğitimini tamamlamasına, meslek sahibi olmasına ve ülkesine hizmet etmesine vesile oldu.
Aradan geçen yıllar hepimizi değiştirmiş. Saçlarımız ağarmış, yüzlerimiz çizgilerle dolmuş. Bazı arkadaşlarımızı ilk bakışta tanımakta zorlandık. Ancak sohbet başlayınca, eski günlerden bir hatıra anlatılınca yıllar bir anda ortadan kalktı. Sanki yine aynı yurt koridorlarında dolaşıyor, aynı arkadaşlıkları yaşıyorduk.
Bu güzel buluşmanın gerçekleşmesinde en büyük pay, emekli komutan Yılmaz Yurtsever’e aittir. Yıllar boyunca arkadaşlarını aramış, adresler bulmuş, telefonlar toplamış, insanları yeniden bir araya getirmek için büyük emek vermiştir. Sosyal medya üzerinden başlayan bu çalışma, zamanla yüzlerce mezuna ulaşan büyük bir dayanışma hareketine dönüşmüştür.
Komutanlık mesleğinin kendisine kazandırdığı disiplin ve organizasyon yeteneği, bu başarının en önemli sebeplerinden biridir. Yılmaz Yurtsever sadece insanları buluşturmakla kalmamış; hazırladığı kitapçıklar ve albümlerle Vakıflar Yurdu’nun tarihini kayıt altına almıştır. Böylece çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakabileceğimiz değerli bir hatıra ortaya çıkmıştır.
“Eşek ölür semeri kalır, İnsan ölür eseri kalır.”
Gerçekten de insanın geride bıraktığı en değerli miras; yaptığı hizmetler, yetiştirdiği insanlar ve bıraktığı eserlerdir. Vakıflar Yurdu mezunlarını bir araya getiren bu çalışmalar da geleceğe bırakılmış önemli bir vefa eseridir.
Bu vesileyle başta Yılmaz Yurtsever olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, aramızdan ayrılan arkadaşlarımızı rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve huzur diliyorum.
Vakıflar Yurdu’nun duvarları belki eskidi, yıllar geçti; fakat orada kurulan dostluklar ve yakılan eğitim meşalesi hâlâ sönmedi.