BOLU’NUN ŞAHLANIŞI: İZZET BAYSAL’IN MİRASINDAN ROKETSAN’IN ÇELİK KANATLARINA (1)

Dünya,
Tarihin en sert fırtınalarından birinden geçiyor.
Güç dengelerinin her gün yeniden kurulduğu, "güçlü olanın haklı sayıldığı" ve küresel sistemin romantizmle değil, açık bir güçle işlediği bir kaos çağındayız.
Emperyalist bir devlet, başka bir devletin başkanını güçlüyüm diyerek göz göre göre kaçırıyor. Kimse de tık yok. Çünkü diğerlerinin ellerinde güçleri yok.
Bu coğrafya da ise, İran, ABD ile kapışmak üzere.
Bu devasa satranç tahtasında Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik hamleleriyle sadece bir oyuncu değil, oyun kurucu olarak yükseliyor.
Güçsüzseniz, sizin de akıbetiniz karanlık diyebiliriz.
O halde,
Akıllı hamleler gerekli.
Sinerjilerimizi planlı programlı birleştirmek gerek.

İşte o hamlelerden biri; 18 Şubat 2026 çarşamba günü, Ramazan-ı Şerif’in bereketli arifesinde Bolu’da, BAİBÜ Bordo Salon’da ete kemiğe büründü.
Bu buluşma sıradan bir protokol töreni değil; bir vefa borcu ve bir şehrin kaderinin teknolojiyle yeniden yazılış hikâyesidir.

Bir Vefa Borcu: İzzet Baysal’ın Temeli Üzerinde Yükselmek

Yazıya başlarken, Bolu’nun her taşına ruh katan, şehre 150’den fazla eser kazandıran rahmetli Mustafa İzzet Baysal’ı minnetle anmak boynumuzun borcudur.
Bugün BAİBÜ çatısı altında savunma sanayimizin devlerini ağırlayabiliyorsak, bu onun eğitim ve kalkınmayı şehrin merkezine yerleştiren vizyonu sayesindedir.

İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’ın, rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı toplantıya gönderdiği o duygu yüklü mesaj, aslında bir bayrak devrinin ilanıydı. Kıymetli Ahmet Baysal amcamızın, Rektör Prof. Dr. Faruk Yiğit’i hastanede kabul edip amcasının vasiyetlerini aktarması, bu projenin arkasındaki manevi gücün en büyük kanıtıdır.


Bolu İçin Yeni Bir Milat: Rektör Faruk Yiğit ve ROKETSAN

Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle göreve gelen Rektör Prof. Dr. Faruk Yiğit’in atanması asla bir rastlantı değildir.(13 Aralık 2025 günü bu gazetede yayınlanan makalemi okumanızı öneriyorum,) Kendisinin uluslararası birikimi ve liyakati, Bolu’yu "üniversite şehri" olmanın ötesine taşıyıp "savunma sanayi üssü" yapma vizyonunun bir parçasıdır. 18 Şubat 2026’da imzalanan protokol, Bolu’nun sosyo-ekonomik kaderini değiştirecek bir ihtilaldir.

Halid Bulut, alt yapıyı anlattı
Genel Müdür Yardımcısı Halid Bulut tarafından savunma sanayinde yerli ve milli sistemler ile stratejik envantere giren projeler,
ROKETSAN ekosistemine katkı sunmak isteyen üreticiler için tedarik ve entegrasyon süreçleri hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı.

"Parasıyla Bile Alınamayan" Güç Bolu’da

Rektör Prof. Dr. Furkan Yiğit’in vizyonu, Bolu’yu "turizm şehri" kimliğinin yanına "yüksek teknoloji üssü" kimliğini eklemektir.
Toplantıda Bolu protokolün tam kadro yer alması, (Not: Bolu Valisinin Ankara’da çalıştayda olup), yerine Vali yardımcısı, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’dan ilçe belediye başkanlarına, sanayicilerden müteşebbislere kadar— Bolu’nun bu milli davaya nasıl kenetlendiğini gösterdi.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat Ekinci’nin şu sözleri salonun duvarlarında yankılanırken hepimiz onur duyduk:

"Karaok tanksavar füzesini bugün parasıyla bile alamazsınız. Atmaca’nın kabiliyetlerini rakiplerimiz rüyasında bile göremiyor."

Bu teknoloji ekosistemi artık Bolu’nun küçük atölyeleri ve orta ölçekli işletmeleriyle buluşuyor. Rektör Yiğit’in de altını çizdiği gibi; küresel rekabet çağında düşük katma değerli üretimle yol almak mümkün değil. Bolu’nun evlatları artık gurbete gitmeyecek; kendi şehirlerinde, dünyanın bir numaralı füzelerine parça üreten o dev zincirin halkası olacaklar.

Bir "Öğrenci" Olarak Murat İkinci

Törenin en duygusal anı, Rektör Yiğit’in Murat İkinci ’ye takdim ettiği "Üniversite Kimlik Kartı" oldu. "Siz artık bu ailenin bir parçasısınız, kütüphanemize, yemekhanemize istediğiniz zaman girebilirsiniz" sözü, sanayi ile akademinin nasıl etle tırnak olduğunun simgesiydi. ROKETSAN Genel Müdürü’nün artık bir "BAİBÜ’lü" olması, Bolu’nun geleceğine atılmış en güçlü imzadır.

Şimdi Mesele Şu: Bolu Gerçekten Dönüşmeye Hazır mı?

Bir roket maketi hediye edildi diye şehir bir günde uçmaz.
Ama sağlam bir temel, vizyon ve kararlılık varsa şehirler şahlanır. Turizm şehrin yüzüdür; ama teknoloji şehrin kas gücüdür.

Mustafa İzzet Baysal’ın attığı eğitim temeli, Ahmet Baysal’ın vefa çağrısı, Prof. Dr. Furkan Yiğit’in vizyonu, Murat İkinci’nin stratejik perspektifi, Cumhurbaşkanımızın desteği, sanayicilerimizin ve halkın sahiplenmesi, basının objektif emekleri aynı eksende buluşursa; Bolu yalnızca doğal güzellikleriyle değil, yüksek teknoloji üretimiyle de dünyada anılır.

Bolu’nun Şahlanışı: İzzet Baysal’ın Mirasından ROKETSAN’ın Çelik Kanatlarına derken, bu Allahuteala’nın Bolu’ya bir ikramıdır.
Bolu bir karar aşamasında: Ya sadece göllerinde, yaylalarında fotoğraf veren bir yer olarak kalacak ya da gökyüzüne teknoloji gönderen bir merkez olacak.

Roketler sadece göğe yükselmez; bazen bir neslin, bir şehrin ve bir ülkenin kaderini de yukarı taşır.

Bu konuda bu yazımıza (1) diye not düştük.
Bu konuda diğer yazılarımız inşallah devam edecek. Çünkü
bu hamleler, yalnızca bir sanayi politikası değil, aynı zamanda şehrin sosyoekonomik dönüşümü açısından da önemli bir adımıdır.
Devam edersek, bu günümüzü, geleceğimizi, Şanlı atalarımız Osmanlı Devletini devamı olan Yeni Türkiye Cumhuriyeti Tarihini, gelecekteki bağımsız Türkiye’mizin güçlü yarınlarının, İstiklal mücadelesinin önemli kilometre taşlarıdır.

“Yufka yüreklilerle, çetin yollar aşılmaz”

Vatansız vatandaş olmaz. Vatandaşları iyi ise, o vatan kıymetlidir. Vatanın kıymeti vatandaşından ileri gelir. Bunun için (Şeref-ül mekân bil mekîn) denmiştir.
Bir yerin kıymeti, o yerin sakinlerinin kıymetine göre değerlendirilir. (Vatan sevgisi imandandır) hadis-i şerifi de, halkı Müslüman olan ve İslamiyet'e uygun yaşanan vatanın kıymetini bildirmektedir.
***
Bolu hazır, Bolu’nun sanayicisi hazır, üniversitesi hazır, gençliği hazır.
Dileğimiz;
Yolumuz açık, geleceğimiz yerli ve milli olsun!