Gönül Sahnesinden Geleceğe: "Barış Ormanı"nda Büyüyen İyilik
Merhaba kıymetli dostlar, gönlü güzel anne ve babalar, yarınımızın teminatı sevgili yavrularımız...
Geçtiğimiz günlerde Bolu Bilim ve Sanat Merkezi’nde öyle bir heyecana, öyle bir gönül birliğine şahitlik ettik ki; salonu dolduran o pırıl pırıl gözlerdeki ışıltı, biz büyüklere unuttuğumuz pek çok şeyi yeniden hatırlattı. Türkiye Yüzyılı amaçlarına doğru, Bolu Milli Eğitim Müdürlüğü Tiyatro Grubu tarafından hazırlanan “Barış Ormanında Yarış” adlı oyun, sadece bir tiyatro gösterisi değil; evlatlarımızın ruhuna atılan tertemiz bir tohum, geleceğe uzanan bir sevgi köprüsüydü.
Çocuk Kalbiyle Dünyaya Bakmak
Bilirsiniz; çocuk kalbi kıymetli bir cevherdir, mumu andırır; ona hangi şekli verirseniz öyle donar kalır. Bu oyunda yavrularımız; dürüstlüğün kurnazlıktan, sabrın acelecilikten, dostluğun ise bencillikten her zaman daha üstün olduğunu yaşayarak öğrendiler.
Kurnaz Tilki’nin hilelerine karşı, ağır adımlarla ama kararlılıkla ilerleyen Kaplumbağa’yı neden bu kadar çok sevdiler dersiniz? Çünkü o minik yürekler, Kaplumbağa’da kendi küçük mücadelelerini gördüler. Güçlü olmasak da, hızlı olmasak da vazgeçmediğimizde başarabileceğimizi hissettiler. Trafik ışıklarının birer masal kahramanı olduğu o sahnelerde, kuralları korkuyla değil, sevgiyle benimsediler.
Yeni Nesil: İlimle, İhlasla ve Allah Bilinciyle
Bizim en büyük gayemiz; çocukları sadece bilgiyle donatmak değil, onları Allah bilinciyle, büyüklerine saygıyla, doğaya ve canlıya sevgiyle harmanlanmış bir ihlas ile yetiştirmektir. "Ağaç yaşken eğilir" sözünü kendimize düstur edinerek; yavrularımızı kötü arkadaşın ve zararlı alışkanlıkların ateşinden korumalıyız. Bu oyun, onlara "En yüce değer iyiliktir" diyerek, adeta bir Emr-i bi'l-maruf (iyiliği tavsiye) vazifesi üstlendi.
Sahnenin Arkasındaki Kahramanlar: Gönüllü Öğretmenlerimiz
Bu muazzam başarının ardında, hiçbir maddi karşılık beklemeden, mesai kavramını bir kenara bırakıp sadece "bir çocuğun yüzündeki tebessüm" için çalışan fedakâr öğretmenlerimiz var. Sınıf öğretmeninden görsel sanatlara, rehberlikten beden eğitimine kadar farklı branşlardan öğretmenlerimiz; dekoru kendi elleriyle hazırladılar, kostümleri sevgiyle diktiler.
Bu kutsal görevde ter döken, gönlünü ortaya koyan o kıymetli isimleri buraya onurla not düşmek istiyorum:
Bu projenin başında İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan var. Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fatih Fedaker bu toplulukla ciddi anlamda ilgileniyor.
10 Mayıs 2026 Günü İzzet Baysalımızın Anıt mezarı başında programın başlamasını beklerken İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan ile karşılaştık. Sohbetimiz eğitimöğretim konuları idi. Söz döndü dolaştı tiyatro üzerine geldi.
O’da Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu tiyatro grubunu çok önemsiyor, beklentileri çok yüksek.
Söylediği, “Çocuklarımız her şeyin en iyisine layık ve bizler boş işlerle değil, bizleri Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaştıracak ilim-bilim koşusudur. Her alanda ciddi çok çalışıyoruz. Tiyatro grubunuzda bu yönde fedakarca özverili ve iyi çalışıyorlar. Onlara tam destek veriyoruz. Onlardan memnunuz.
Okullarımızda yapılan etkinliklere, hedeflere iştirak etmek için tüm gücümüzle de her alanda sahadayız.” Dedi.
Yazımıza konu Barış Ormanında Yarış oyununun Yönetmen: Sezgin Koçyiğit | Yardımcı Yönetmen: Yadigar Koçyiğit
Emek Veren Öğretmenlerimiz: Aslı Alkan Çağlayan, Mehmet Salih Köşgeroğlu, Elif Yalçın Suna, Asiye Şaşmaz, Gülen İşbilen Uzun, Bahadır Yılmaz, Ebru Fidi, Esra Özgür Mary, Necla Temel, Gülcan Zencir, Yasemin Çavuşoğlu, Sevgi Kandemir, Hatice Vural, Mevlüde Erbayoğlu, Saadet Öztürk, Gizem Düzgün, Mükerrem Acar, Elvan Esen Akkaya, Ayla Ergin, Esin Aksoy, Yasemin Yazan, Mesut Çiçek, Leyla Öztürk, Erkut Kurubal, Berra Karaca, Gülcan Bakırcık.
Son Söz: İyilik Kazanır!
Yaklaşık 2400 izleyiciye ulaşarak rekor kıran bu oyun, Haziran ayında (16-17 Haziran) yeniden perde açacak. Altı kere daha sahne alacaklar.
Eğer çocuğunuzun elinden tutup bu masal dünyasına girmediyseniz, bu fırsatı kaçırmayın. Unutmayın ki evlatlarımız bize emanettir. Onlara yapılabilecek en değerli yatırım; borsa veya arsa değil, güzel ahlaktır.
Oyunun sonunda çocukların hep bir ağızdan haykırdığı o cümle kulaklarımızdan silinmesin: "Yalan kısa sürer, iyilik yapan kazanır... Ve bazen en yavaş olan bile birinci olabilir!"
Bolu’nun babası Rahmetli Mustafa İzzet Baysal için düzenlenen Şükran Günlerinde ki etkinliklere gücümüz yettiğince katılıyoruz.
Katılıları görüyoruz. Ahmet Baysal amcamızın bu gün Şükran Günleri’ne katılımından dolayı da çok sevindiğimizi ifade edelim.
Bu konunun değerlendirmesini şükran günlerinin sonunda yapabilmeyi düşünüyoruz.
Çocuklarımızı nasıl örnek olmalı.
Çocuklarımızı nasıl terbiye etmeli, terbiyede esas olanlar nedir? Diye sorular alırız.
….
Terbiyede, bunu yap, şunu yapma demek yerine, örnek olmak gerekir. Bunun için, Lisan-ı hâl, lisan-ı kalden entaktır denmiştir.
Yani insanın hâl ve hareketi, sözünden daha etkilidir.
Unutmayalım ki ölüm gerçeği ile at başı koşuyoruz. Sonrasında yapılanlar hep karşımıza çıkacağını unutmadan,
Efendim;
Sevgiyle, edeple, çocukça ve hep iyilikle kalın...