Her yıl haziran ayının 2. Pazar günü Babalar günü olarak kutlanır.
21 Haziran 2026 günü, yine “Babalar Günü...” O gün,
Kimi evlerde kahvaltı sofraları hazırlanacak, kimi çocuklar babalarının boynuna sarılacak, kimi telefonlar sevgi dolu mesajlarla çalacak.
Ama bazı evlatlar için bugün biraz daha farklıdır.
Çünkü onların arayacakları bir telefon numarası, öpecekleri bir el, sarılacakları bir baba artık yoktur.
Onlar için Babalar Günü, özlemin yeniden büyüdüğü gündür.
Ben de o evlatlardan biriyim.
Babamı kaybedeli tam kırk dört yıl oldu.
Dile kolay... Neredeyse yarım asır.
Ama insan, babasına duyduğu özlemi yıllarla ölçemiyor.
Aradan geçen zaman acıyı azaltmıyor; sadece insanı onunla yaşamaya alıştırıyor.
Baba...
Hayatın en güçlü ama en az konuşulan kahramanıdır.
Çoğu zaman sevgisini sözlerle değil, emeğiyle gösterir.
Bir ömür boyunca ailesinin yükünü omuzlarında taşır da bundan hiç söz etmez.
Çocukken onun hiç yorulmadığını sanırız.
Hiç üzülmediğini... Hiç korkmadığını...
Sanki hep güçlü kalacakmış gibi düşünürüz.
Oysa yıllar geçtikçe anlarız ki baba da insanmış.
Yorulurmuş...Kırılırmış...Dertlenirmiş...
Ama bunları evladına hissettirmemek için, içine gömermiş.
Kendi sıkıntısını sessizce yaşarken, evladının küçücük bir derdini gece boyunca düşünürmüş.
Ve insan, babasını kaybettikten sonra kaç yaşına gelirse gelsin içinde hep yetim kalır.
Bu yüzden bugün sadece Babalar Günü'nü kutlamak değil, babalarımızın kıymetini yeniden hatırlamak günüdür.
Belki "Seni seviyorum" diyemezmiş ama montumuzun cebine koyduğu harçlıkta, okul dönüşü yolumuzu gözleyişinde, hasta olduğumuzda sabaha kadar uyumayışında sevgisini anlatırmış.
Bir ayakkabıyı kendine almaktan vazgeçip çocuğuna alan...
Yorgun olduğu hâlde "Hadi biraz yürüyelim" diyen...
Kendi hayallerini erteleyip evladının geleceğine yol açan insandır baba.
Baba olmak sadece bir aileyi geçindirmek değildir.
Bir karakter inşa etmektir. Bir yüreği büyütmektir.
Bir insanın hayatına yön vermektir.
Ne var ki çoğu zaman fark edilmeyen de yine odur.
Anne sevgisi daha görünürdür; baba sevgisi ise çoğu zaman sessizdir.
Ama o sessizliğin içinde koca bir ömürlük fedakârlık saklıdır.
Belki de en çok babalara geç kalıyoruz.
Onlar yanımızdayken kıymetlerini tam anlayamıyoruz.
Bir gün sofradaki yeri boş kaldığında...
Kapıdan içeri girmeyen bir adımı beklediğimizde...
Bir bayram sabahı elimizi öpecek kimsenin kalmadığını fark ettiğimizde...
İşte o zaman içimize ağır bir gerçek çöküyor.
Bir evde babanın varlığı meğer görünmeyen bir huzurmuş.
Bir güven duygusuymuş.
Bir gölgeymiş.
Bir dayanakmış.
Benim babam Ormancı Hasan'dı.
Alın teriyle yaşayan, emeğiyle ailesine kol kanat geren, dağları ve ormanları mesken edinmiş güzel, çilekeş bir insandı.
Babamı kaybettiğimde 24 yaşındaydım..
Ama aradan geçen kırk dört yıl boyunca onu hiç kaybetmedim.
Çünkü bazı insanlar toprağa verilse de kalpten çıkmıyor.
Bazen bir çam ağacının kokusunda onu buluyorum.
Bazen rüzgârın uğultusunda sesini duyar gibi oluyorum.
Bazen de hiç beklemediğim bir anda çocukluğumun bir köşesinden çıkıp karşıma geliveriyor.
Ve fark ediyorum ki insan babasını hiçbir zaman unutamıyor.
Saçlarına ak düşse de unutamıyor. Yaşı ilerlese de unutamıyor.
Torun sahibi olsa da unutamıyor.
Çünkü baba, evladın kalbinde ömür boyu yaşayan bir sevgidir.
Bugün hâlâ ona dualar gönderiyorum. Kabrine gidip Onunla konuşuyorum.
Her Fatiha'da onun adını anıyorum.
Onun adına hayırlar yapmaya çalışıyorum.
Bir ihtiyaç sahibine uzanan elde...
Bir yetimin yüzündeki tebessümde...
Bir çeşmeden akan suda...
Belki ona ulaşan bir sevap olur diye, düşünüyorum.
Çünkü ölüm sevgiyi bitirmiyor.
Sadece şeklini değiştiriyor.
Eskiden elini öpüyorduk, şimdi ruhuna dua gönderiyoruz.
Eskiden sesini duyuyorduk, şimdi hatıralarını dinliyoruz.
Eskiden yanımızdaydı, şimdi kalbimizde yaşıyor.
Bu Babalar Günü'nde babası hayatta olanlara bir çağrım var:
Onları arayın. Seslerini dinleyin. Ellerini öpün. Sıkı sıkı sarılın.
Çünkü bir gün en çok özleyeceğiniz şey, bugün sıradan sandığınız o anlar olacak.
Ve babaları ahirete göçmüş olanlar...
Onlar için bir dua edin. Bir hayır yapın. Bir Fatiha gönderin.
Çünkü bazı sevgiler ölümle bitmez. Bazı hasretler yıllarla dinmez.
Bazı babalar ise evlatlarının yüreğinde yaşamaya devam eder.
Bu Babalar Günü'nde başta canım babam Ormancı Hasan olmak üzere, ebediyete uğurladığımız bütün babaları rahmetle, minnetle ve özlemle anıyorum.
Mekânları cennet, makamları âli olsun.
Yazımızı en sevgilinin ifadesi ile tamamlayalım:
Peygamber efendimiz “aleyhisselâm” buyurdu ki: (Ana-babaya iyilik etmek, nâfile namâz, oruç ve hac [ve ömreye gitmek] fazîletlerinden dahâ fazîletlidir. Ana-babasına hizmet edenlerin ömrü bereketli ve uzun olur. Ana-babasına karşı gelip, onlara âsî olanların ömürleri bereketsiz ve kısa olur. Anasına-babasına âsî olan melûndur.)
Fuat Bayramoğlu
Haziran 2026