15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yılı dolayısıyla Bolu Valiliği tarafından gün boyu çeşitli anma programları düzenlenecek.

Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, yayımladığı davet mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Değerli Bolulular, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 10. yıl anma etkinlikleri kapsamında düzenleyeceğimiz programlara katılımlarınızı dilerim."

15 Temmuz 2026 Çarşamba Programı

11.30 – Şehitlik Ziyareti . Yer Bolu Şehitliği (Sağlık Mahallesi) Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ,Kur'an-ı Kerim Tilaveti , Dua ,Şehit Kabirlerinin Ziyareti

12.20 – Mevlid-i Şerif ve Hatm-i Şerif Duası. Yer: Yıldırım Beyazıt Camii. Şehitlerimizin aziz ruhları için Mevlid-i Şerif okunacak, Hatm-i Şerif duası yapılacak.

21.15 – Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı Yer: Kent Meydanı: Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı, Kur'an-ı Kerim Tilaveti , 15 Temmuz Temalı Sinevizyon Gösterimi, Protokol Konuşmaları

22.45 – Kahramanlık Gecesi, Kahramanlık Türküleri, Mehteran Takımı Gösterisi

00.13 – Sela ve Dua ile Kapanış

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı sela ve dua ile sona erecek.

Bu davete bedeni ve manevi olarak icabet edeceğiz. Toplum olarak ta BU ETKİNLİKLERDE yer alacağız inşallah.

15 TEMMUZ: HEDEF SADECE DEVLET DEĞİL, MİLLETİN İSTİKBALİYDİ

Bazı geceler vardır; üzerinden yıllar geçse de unutulmaz. 15 Temmuz 2016 da işte böyle bir geceydi. O gece hedef alınan yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Devleti değildi. Milletin iradesi, bağımsızlığı, birlik ruhu ve inanç dünyası da ağır bir saldırıyla karşı karşıya kaldı.

FETÖ, yıllarca dini kavramları kullanarak kendisine meşruiyet kazandırmaya çalıştı. Ancak zaman, bu yapının İslam'ın özünü temsil etmediğini; aksine dini kendi örgütsel hedefleri doğrultusunda kullanan ve istismar eden bir yapı olduğunu bütün açıklığıyla ortaya koydu.

Ehl-i Sünnet İtikadına Yönelik Tehdit

Asırlardır Anadolu coğrafyasında hâkim olan Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat itikadı; Kur'an-ı Kerim'i, Hz. Peygamber'in (sav) sünnetini, ümmetin icmâını ve kıyası esas alan sağlam bir inanç sistemidir.

Edille-i Şer'iyye olarak bilinen bu dört temel delil, Müslümanların din anlayışının ana omurgasını oluşturur. Hiçbir insan, hiçbir grup ve hiçbir lider bu ölçülerin üzerinde değildir. Ölçü şahıslar değil; Kur'an, sünnet, icmâ ve kıyastır.

FETÖ'nün en büyük tahribatlarından biri de bu ölçüyü bozma teşebbüsüdür. Dinin yerine şahıs merkezli bir bağlılığı koymaya çalışmış, sorgulamayan, dinler birliği adı altında Siyonizm’in amaçlarına hizmet etmek ve İsrail’i ebedi yaşatmak istemiştir.

İtikad, olmazsa olmazımızdır. Varlık nedenimiz doğru iman=itikaddır.
Bu gün de, bu artık yapılar tarafından bozulmak istenende İtikad = İmanımızdır.

Gözden kaçan bir ayrıntıyı bu yazıda göz önüne getirmek istiyorum.

15 Temmuz, dini istismar eden yapıların bir millete verebileceği zararın en acı örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. O gece verilen mücadele sadece tanklara, uçaklara ve silahlara karşı değil; aynı zamanda dinin istismar edilmesine, milletin inancının yozlaştırılmasına karşı da verilmiş bir mücadeledir.

Türkiye'nin Birliği Hedef Alındı

Bunun yanında son yıllarda Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler, bölgenin uzun süredir yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını göstermektedir. Irak'ın, Suriye'nin, Libya'nın ve Yemen'in yaşadığı acılar, devlet otoritesinin zayıflamasının nasıl büyük yıkımlara yol açtığını gözler önüne sermektedir. Uluslararası ilişkiler alanında yapılan birçok değerlendirmede, bölgenin etnik ve sapık fırkaların bozuk yolları üzerinden daha küçük siyasi yapılara ayrılmasını öngören senaryolar uzun zamandır tartışılmaktadır.

Bu çerçevede değerlendirildiğinde, 15 Temmuz darbe girişiminin başarıya ulaşması hâlinde Türkiye'nin sadece yönetim sistemi değil, devletin birlik ve bütünlüğü de çok ağır risklerle karşı karşıya kalabilirdi. Bu topraklar üzerinde farklı devletçikler kurulması işten bile değildi.

Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye'nin zayıflatılması, bölgede yeni ayrışmaların ve küçük devletçiklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilecek bir süreci tetikleyebilirdi. Bu değerlendirme, Türkiye'nin jeopolitik konumuna ilişkin yapılan analizlerde zaman zaman dile getirilen görüşlerden biridir.

Milletimizin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu direniş, sadece bir darbe girişimini önlemekle kalmamış; Türkiye'nin bağımsızlığına, milli iradesine ve devlet bütünlüğüne de sahip çıkmıştır. Bu yönüyle 15 Temmuz, yakın tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini almıştır.

Bugün Bizlere Düşen Görev

Bugün bizlere düşen görev; geçmişten ders almak, imtiyazlı gruplara veya yapının çıkar aracı hâline getirmesine izin vermemek, inancımızı sahih, hakiki ehlisünnet vel cemaat âlimlerinin yazdığı kaynaklardan öğrenmek ve birlik ruhumuzu daima canlı tutmaktır.

Ayrışmanın değil kardeşliğin, ötekileştirmenin değil kucaklaşmanın, fitnenin değil vahdetin tarafında olmak zorundayız.

Aziz milletimiz tarih boyunca nice badireleri birlik içinde aşmıştır. Bundan sonra da aynı şuurla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Çünkü güçlü Türkiye; sadece kendi vatandaşlarının huzuru için değil, bölgemizin barışı ve istikrarı için de önemli bir teminattır.

Şehitlerimizi Rahmet ve Minnetle Anıyoruz

FETÖ yapılanması ve etkileri hakkında yazılacak daha çok ifadelerimiz var. Şimdilik bu yazıda bu kadar yeterlidir.

15 Temmuz'u unutmadık, unutturmayacağız.

Aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yâd ediyoruz.

Babası Gerede Tarım Kredi Kooperatifinden emekli olan Selahattin Yalçın, Gerede'de görev yaparken, oğlu Muhammed Yalçın Gerede Esentepe İlköğretim Okulu'nda öğrencimdi.

Muhammed çok iyi bir sporcu olup mükemmel fiziğe sahipti. Ankara Gazi Üniversitesinden Beden Eğitimi Öğretmeni olarak mezun olmaya ramak kala, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısı üzerine Beştepe'ye vardığında, şarapnel parçalarıyla şehit oldu.

Vefat ettiği anda babası ile telefonda konuşurken şehit olan Muhammed Yalçın, 17 Temmuz günü Karaman'ın Kazımkarabekir ilçesinde defnedildi.

Şehidimizin ismi Karaman'da bir Anadolu İmam Hatip Lisesi'ne verildi. Ailesiyle sık sık görüşüyoruz. Yani yaralarımız daha çok taze. Acılarımız hep içimizde.

"Rabbimiz, bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Birliğimizi, dirliğimizi, devletimizi ve ezanlarımızı daim eylesin."