BOLU’DA BİR GÖNÜL İHTİLALİ: ÇÖP DİYE ATILANIN SANATA DÖNÜŞEN HİKÂYESİ
Kıymetli okurlarım,
Bolu Gündüz Bakım ve Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürü Sayın Faruk Kaçmaz beyden aldığım davet üzerine bir sergiye katıldım.
…
Bugün size sadece bir sergiden, sadece protokolün açtığı bir kurdeleden bahsetmeyeceğim.
Bugün size; sabrın, emeğin ve en önemlisi "vazgeçmemenin" resmini çizen o kocaman yürekli gençlerden ve onların elinden tutan adı pek anılmayan kahramanlardan bahsedeceğim.

30 Mart 2026... Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Bolu Gündüz Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nin “özel gençleri”, Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi’ni adeta bir sanat bahçesine çevirdi.
Hani bizim "çöp" deyip geçtiğimiz, bir kenara fırlattığımız o gazete kâğıtları, plastik şişeler, kurumuş dallar var ya... İşte o "atık" dediklerimiz, bu özel ellerde yeniden can buldu, ruh kazandı. 33 konserve kutusundan süzülen o şelalenin şırıltısında, özel bir gencimizin haftalar süren sabrını duyuyordunuz.
Bir Sergiden Fazlası: Bolu’da İsrafın Sanatla Yenilgisi
Aslında bu sergi bize çok büyük bir hakikati haykırıyor: İsrafın miktarı ne olursa olsun zararı büyüktür.
Küçük sandığımız şeyler yan yana geldiğinde devasa değerler ortaya çıkar. "Damlaya damlaya göl olur" sözü boşuna söylenmemiştir; bakın bilim ne diyor: Dakikada sadece on damla kaçıran bir musluk, ayda tam 170 litre suyu boşa akıtıyormuş.
Eğer dünyadaki herkesin boşa harcadığı zaman, enerji ve emek hesaplansa; bugün açlık ve yokluk içinde kıvranan milyonlarca insanın ihtiyacına yatacak kadar üretim yapılabilirdi.
Rabbimiz de bu tehlikeye karşı bizleri uyarıyor: "Yiyin, için, fakat israf etmeyin! Allahü teâlâ israf edenleri elbette sevmez." (Araf 31) ve yine ferman buyuruyor: "İsraf etme! İsraf edenler, şeytanların kardeşleridir." (İsra 26, 27).
İşte bizim özel gençlerimiz, atık malzemelerden sanat üreterek bu ilahi emre en güzel cevabı verdiler.

Elleri Öpülesi Sabır Elçileri: Öğretmenlerimiz ve Personelimiz
Bu muazzam tabloların arkasında bir "gönül ordusu" var. Çocukların ruhuna dokunan Halk Eğitim’in kıymetli öğretmenleri; Mesut Çiçek, Aydın Taşpınar, Yasemin Boran, Nurşen Özer, İlknur Birdal, Arzu Çatal ve Özlem Kayhan...
Sizler sadece teknik öğretmediniz; o yavrularımızın hayallerine kanat oldunuz. Bolu Gündüz Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nin cefakâr personeli; Sevil Fatma Çoğalgil, Nur Örnek, Simge Mürvet Bayrak, Selda Çayır ve Mustafa Güler... Sizler bu sergiye yüreğinizi koydunuz.
Ortaya çıkan her eser, sizin sabrınızın somut bir yansımasıdır.
Devletin Şefkatli Eli: Kimsesizlerin Kimsesi
Sergi alanında devletimizin o sıcak nefesini hissettik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, sadece görevini yapmıyor; kimsesizlerin kimsesi oluyor. Bolu’daki bu tablo; Koruyucu Aileden Engelli Evde Bakıma, Yaşlı Yaşam Evlerinden Şehit Yakınlarımıza sunulan vefaya kadar dev bir şefkat şemsiyesidir. ASDEP ekiplerimizin kapı kapı gezerek ihtiyaç sahibine ulaştığı, SED yardımlarıyla ailelerin korunduğu, ŞÖNİM ile güvenli liman olunduğu bu asil hizmetler toplumumuzun vicdanıdır.
Protokolün Samimiyeti ve Ortak Heyecan
Vali Yardımcımız Sayın Fatih Damatlar’ın her bir eseri evladı yapmışçasına incelemesi,
BAİBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kaya Yıldız’ın bir eğitimci hassasiyetiyle gençlerin ellerini sıkması takdire şayandı.
İl Müdürü Cemal Keskin’in samimiyeti, SGK İl Müdürü Mehmet Hanefi Taşdan, İzzet Baysal Huzurevi Müdürü Talat Orbay Oflaz, Sanat Merkezi Müdürü Filiz Gürbüz Çatladı, İl Müdür Yardımcısı Elif Özdal, Müftü Yardımcısı Mustafa Can, Milli Eğitim Şube Müdürü Okan Tan, Merkez Müdürü Faruk Kaçmaz, koordinatörler Nurşen Şahin Yıldırım ile Ali Turan’ın gayretleri, devlet-millet kucaklaşmasının en güzel örneğiydi.
Son Söz
Devletimizin önem verdiği "Sıfır Atık" projesi, Bolu’da en duygusal meyvesini verdi.
Gazete kâğıdından bir at, eski makarnadan bir baykuş... Bunlar sadece el sanatı değil; hayata tutunma çabasıdır.
Emeği geçen tüm yöneticilere, öğretmenlerimize ve en çok da o "atık" dediklerimizden muazzam bir dünya kuran “özel gençlerimize” teşekkürler.
Sevgi varsa engel yoktur. Emek varsa israf yoktur. Ve sanat, her zaman bir çıkış yoludur.
Emeğinize, yüreğinize sağlık.