Bazı geceler vardır, sadece eğlenmek için yapılmaz.
Bazı geceler vardır, bir ilçenin hafızasını canlandırır, insanlarını aynı masa etrafında buluşturur, eski dostları yeniden karşılaştırır ve geleceğe dair umut verir.
16 Ağustos akşamı gerçekleştirilen Sebenspor Dayanışma Gecesi de işte böyle bir geceydi.
Salona baktığınızda yalnızca bir futbol kulübünün gecesini görmüyordunuz.
Orada Seben vardı.
Eski futbolcular vardı.
Kulübe yıllarca emek vermiş yöneticiler vardı.
Aileler vardı.
Çocuklar ve genç sporcular vardı.
Siyasi parti temsilcileri, spor yöneticileri, amatör kulüp temsilcileri, basın mensupları ve Seben’e gönül vermiş insanlar vardı.
Ve bütün bu insanları aynı çatı altında buluşturan ortak payda şuydu:
Sebenspor.
KÜÇÜK İLÇE, BÜYÜK DAYANIŞMA
Batı Karadeniz’in bereketli topraklarında yer alan Seben, adeta bölgenin Çukurovası gibidir.
Toprağı bereketlidir.
Meyvesi, sebzesi boldur.
İnsanının alın teriyle ürettiği ürünler, ilçenin ekonomik ve kültürel hayatının önemli bir parçasıdır.
Ama Seben’in asıl bereketi yalnızca toprağında değildir.
İnsanındadır.
Bunu Sebenspor gecesinde bir kez daha gördük.
İmkânları büyük şehirlerle kıyaslanamayacak kadar sınırlı olan bir ilçenin, kendi takımına bu kadar güçlü şekilde sahip çıkması gerçekten takdire değer.
Çünkü amatör spor, çoğu zaman büyük bütçelerle değil, küçük küçük fedakârlıkların birleşmesiyle ayakta kalır.
Bir yöneticinin emeği… Bir antrenörün sabrı… Bir annenin-babanın çocuğunu antrenmana götürmesi… Bir esnafın yaptığı destek… Bir sponsorun forma katkısı… Bir taraftarın tribünde verdiği moral… Hepsi birleşir ve bir kulübü yaşatır. Sebenspor’un en büyük sermayesi de işte budur.
“BÜYÜK KULÜP OLMAYABİLİRİZ AMA BÜYÜK BİR AİLEYİZ”
Başkan Musa Koyuncu’nun gecede yaptığı konuşmanın temelinde de bu anlayış vardı.
Sebenspor’un hedefinin yalnızca futbolcu yetiştirmek olmadığını, çocukları ve gençleri sporla buluşturmanın çok daha büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.
Bu çok önemli.
Çünkü amatör futbolun gerçek şampiyonluğu her zaman kupa değildir. Bazen bir çocuğun kötü alışkanlıklardan uzak durmasıdır. Bazen içine kapanık bir çocuğun takım arkadaşları sayesinde özgüven kazanmasıdır. Bazen kaybetmeyi öğrenip yeniden ayağa kalkabilmesidir. Bazen de yıllar sonra dönüp:
“Ben çocukken Sebenspor forması giydim.” diyebilmesidir.
İşte sporun toplumsal gücü tam da burada başlıyor.
BELEDİYE BAŞKANI’NDAN GENÇLERE DESTEK
Seben Belediye Başkanı Uygar Oturaktaş’ın gecedeki konuşması da bu anlayışı tamamladı.
Geçmişten bugüne Sebenspor’a emek verenlere teşekkür eden Oturaktaş, amatör sporun maddi imkânlarının sınırlı olabileceğini ancak bunun çocuklara ve gençlere sahip çıkmanın önünde engel olmaması gerektiğini vurguladı.
Bu yaklaşım önemli.
Çünkü belediyelerin görevi sadece yol, kaldırım, park ve altyapı yapmak değildir.
Bir belediyenin en değerli yatırımlarından biri de çocuklarına ve gençlerine yaptığı yatırımdır.
Spor sahasında yetişen çocuk, sadece sporcu olarak yetişmez.
Disiplin öğrenir. Arkadaşlık öğrenir. Sorumluluk öğrenir. Kazanmayı da kaybetmeyi de öğrenir.
Bu nedenle Sebenspor’a ve Seben’deki amatör spor faaliyetlerine verilen her destek, aslında Seben’in geleceğine verilen destek anlamına geliyor.
SEBEN DERNEKLERİ DE BU TABLONUN İÇİNDEYDİ
Gecede Seben Dernekleri Genel Başkanı Selami Eryılmaz’ın ve Seben’i farklı platformlarda temsil eden dernek yapısının da yer alması ayrıca anlamlıydı.
Çünkü Seben sadece Seben’de yaşayanların ilçesi değil.
İstanbul’da, Ankara’da, Bolu’da ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan Sebenlilerin de ortak bir memleket bağı var. İşte dernekler bu bağı canlı tutuyor.
Bir ilçenin spor kulübüne destek olmak da bu memleket bağının en güzel göstergelerinden biri.
Sebenspor’a sahip çıkmak, aslında Seben’e sahip çıkmaktır.
Derneklerin, belediyenin, iş insanlarının, esnafın, ailelerin ve spor camiasının aynı hedefte buluşması, ilçenin geleceği açısından son derece kıymetli.
200’ÜN ÜZERİNDE HEDİYE, TEK BİR AMAÇ
Gecenin renkli bölümlerinden biri de çekilişti.
Ve burada özellikle bir rakam dikkat çekiyordu:
200’ün üzerinde hediye!
Renkli plazma televizyonlardan elektronik eşyalara kadar birbirinden farklı hediyeler, geceye ayrı bir heyecan kattı.
Her çekilişte salonda gözler numaralara çevrildi.
Talihliler açıklandıkça alkışlar yükseldi.
Gecenin en dikkat çekici hediyeleri arasında ise bir buzağı ve 12 küçükbaş hayvan vardı.
Bana sorarsanız bu tablo Seben’i anlatmak açısından da çok anlamlıydı.
Bir tarafta plazma televizyon…
Diğer tarafta buzağı ve küçükbaş hayvanlar…
Bir tarafta teknoloji…
Diğer tarafta toprağın ve üretimin bereketi…
Seben’in bütün renkleri aynı gecede buluşmuştu.
Ama asıl önemli olan hediyelerin değeri değil, insanların Sebenspor için ortaya koyduğu dayanışmaydı.
FORMA SPONSORLARI: “BİZ DE VARIZ” DEDİ
Bolu’da konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren Ahmet Bayar ile Seben’de Ada Doğalgaz alanında faaliyet gösteren İlker ve Elif Dönmez’in forma sponsorluğu da bu dayanışmanın güzel örneklerinden biriydi.
Amatör kulüpler için sponsor desteği hayati önem taşıyor.
Çünkü profesyonel kulüplerde milyonluk bütçeler konuşulurken, amatör kulüplerde çoğu zaman bir forma, bir deplasman masrafı, bir malzeme veya bir antrenman gideri bile büyük önem taşıyor.
Bu nedenle Sebenspor’a destek veren herkese ayrı bir teşekkür borçluyuz.
Çünkü onlar sadece bir kulübe değil, Seben’in çocuklarına destek oluyorlar.
AMA BİR ŞEY EKSİK KALDI…
Şimdi gelelim gecenin bende bıraktığı küçük bir düşünceye…
Bu güzel organizasyonda Sebenspor’un geçmişine daha fazla yer verilmesini isterdim.
Çünkü Sebenspor bugün bir gecede ortaya çıkmadı. Bu kulübün arkasında yılların emeği var. Ter döken futbolcular… Kulüp yönetimlerinde görev yapan insanlar… Forma yıkayan, malzeme taşıyan, deplasmana koşan yöneticiler… Kulübün yaşaması için cebinden para koyan gönüllüler… Çocuklarını, gençlerini bu kulübe emanet eden aileler…Ve daha nice isimsiz kahraman… Bugünkü Sebenspor, onların omuzlarında yükseldi.
Bu nedenle gecede, Sebenspor’un tarihî gelişimine bizzat tanıklık etmiş, kulübe yıllarını vermiş bir veya iki “canlı tarih” niteliğindeki büyüğümüze kısa da olsa söz verilmesini çok arzu ederdim.
Bir eski futbolcunun birkaç dakikalık konuşması… Bir eski yöneticinin geçmişten bir anısını anlatması…Belki kuruluş yıllarından bir hatıranın paylaşılması…Bunlar gecenin anlamını daha da büyütürdü. Çünkü gençlerin geçmişi bilmeye ihtiyacı var. Geçmişini bilmeyen, geleceğini sağlam kuramaz.
BİR DE UNUTMADIKLARIMIZ VAR…
Bir başka önemli konu daha var. Sebenspor’a hizmet ederken hayatını kaybeden sporseverler…Yöneticiler…Futbolcular…Gönüllüler…Onların isimleri ve emekleri de unutulmamalı. Mesela Eczacı Cemal. Cemal Beyi her futbolcunun bilmesi gerekli.
Böyle geceler sadece geleceğe bakmak için değil, geçmişe vefa göstermek için de önemli fırsatlardır.
Belki gecenin bir bölümünde onların isimleri tek tek okunabilir, bir dakikalık saygı duruşuyla hatıraları yaşatılabilir veya ekrana fotoğrafları yansıtılabilirdi.
Çünkü bir kulübü sadece bugün yaşayanlar kurmaz. Bir kulübün tarihinde aramızdan ayrılanların da alın teri vardır. Onları hatırlamak, geçmişe takılıp kalmak değil; vefa göstermektir.
BİR SONRAKİ GECE İÇİN KÜÇÜK BİR ÖNERİ
Bu söylediklerimi bir eleştiri olarak değil, bir öneri ve temenni olarak görmek gerekir. Çünkü Sebenspor’un dayanışma gecesi zaten çok güzel bir organizasyondu. Fakat bir sonraki organizasyonda gecenin bir bölümünün tamamen Sebenspor tarihine ayrılması, eminim ki çok daha unutulmaz olacaktır.
Eski futbolcular…Eski başkanlar…Eski yöneticiler…Kulübün kuruluşunda görev alanlar…Ve bugün aramızda olmayan Sebenspor sevdalıları…
Onların hikâyeleri anlatılmalı.
Çünkü bazen bir insanın söylediği iki cümle, yıllarca anlatılan yüzlerce haberden daha değerlidir.
SEBENSPOR’UN ASIL KUPASI
Gecenin sonunda salona bir kez daha baktığımda şunu düşündüm: Sebenspor’un belki vitrininde yüzlerce kupa olmayabilir. Ama o gece salonda çok daha değerli bir kupa vardı.
İnsanların gönlündeki Sebenspor sevgisi…
Eski futbolcu ile genç sporcuyu…Belediye başkanı ile taraftarı…Esnaf ile yöneticiyi…Anne-baba ile çocuğu…Seben’de yaşayanla gurbette yaşayan Sebenliyi…aynı duyguda buluşturabiliyorsa, bundan daha büyük bir başarı var mıdır?
Bence yok. Çünkü amatör sporun gerçek anlamı budur.
SEBEN KÜÇÜK, HAYALİ BÜYÜK
Seben küçük bir ilçe olabilir. Ama büyük hayalleri var. Toprağı bereketli. İnsanı çalışkan. Gençleri umut. Sebenspor ise bütün bunların sahadaki temsilcilerinden biri. Bu nedenle Sebenspor’a verilecek destek, hiçbir zaman yalnızca bir futbol kulübüne verilen destek olarak görülmemeli.
Bu destek Seben’in çocuklarına verilen destektir.
Bugün formayı giyen çocuğa… Yarın o formayı giyecek gençlere… Ve belki yıllar sonra Sebenspor’un tarihini anlatacak yeni nesillere…
Bu yüzden Seben’in bütün kurumlarının, derneklerinin, iş insanlarının, esnafının, ailelerinin ve sporseverlerinin bu güzel birlikteliği sürdürmesi gerekiyor.
Çünkü bir kulübü yaşatmak kolay değildir. Ama bir ilçenin birlikte hareket etmesi, imkânsızlıkları imkâna çevirebilir.
SON SÖZ
Sebenspor’un dayanışma gecesi bana bir kez daha şunu gösterdi:
Büyük olmak için büyük şehirde olmak gerekmiyor.
Bazen küçük bir ilçenin büyük yüreği, kocaman bir stadyuma bedel oluyor.
Ve o gece Seben, sadece Sebenspor’a sahip çıkmadı.
Kendi çocuklarına, kendi gençlerine, kendi geçmişine ve kendi geleceğine sahip çıktı.
Şimdi yapılması gereken bu güzel birlikteliği sezon boyunca yaşatmak.
Çocukların sahaya çıktığında tribünleri doldurmak… Gençlerin emeğini alkışlamak… Amatör takımlara destek olmak… Eski futbolcuları unutmamak… Kulübe hizmet etmiş büyükleri yaşarken hatırlamak… Ve aramızdan ayrılan Seben spor sevdalılarının isimlerini gelecek nesillere taşımak…
Çünkü futbol sadece 90 dakika değildir.
Futbol bazen bir ilçenin hafızasıdır.
Bazen bir çocuğun hayalidir. Bazen bir babanın oğluna bıraktığı mirastır.Bazen yıllar sonra eski bir formaya bakıp duyulan özlemdir. Ve bazen de koskoca bir ilçenin tek yürek olmasıdır.
Seben’de o gece bunu gördük.
Ne Sen, Ne Ben…
ÖNCE SEBEN!