Bugün Bolu’da bir vefa günü… Şehrimizin hayırsever büyüğü İzzet Baysal’ın aramızdan ayrılışının 26. yıl dönümü. Saatler ilerledikçe insanlar onun adına düzenlenen anma programlarında bir araya gelecek, dualar okunacak, hatıralar anlatılacak. Ancak Bolu’da vefa yalnızca yıldönümlerinde hatırlanan bir duygu değildir. Bu şehirde vefa, her gün yaşanan bir gerçektir.

Sabah okula giden bir öğrenciyi düşünelim. Bir hastaneye şifa bulmak için yürüyen bir hastayı, dersine hazırlanan bir öğretmeni düşünelim. Çoğu zaman farkında olmadan yürüdükleri yollar, girdikleri binalar, aldıkları hizmetler bir hayır insanının eserleridir. Çünkü Bolu’nun dört bir yanında okulların, hastanelerin, sağlık merkezlerinin kapılarında aynı isim yazılıdır: İzzet Baysal.

O eserlerin kapısından içeri giren her insan aslında büyük bir iyiliğin gölgesinde yürür. Bir öğrencinin sınıfa attığı adımda, bir doktorun hastasına uzattığı şefkatli elde, bir öğretmenin tahtaya yazdığı ilk harfte sanki sessiz bir dua yükselir. Bu eserler sadece taş ve beton değildir; memleket sevgisinin ve insanlığa hizmet etme anlayışının canlı örnekleridir.

Merhum İzzet Baysal bir sözünde şöyle demişti:
“Beni geçecek Türkiye’de bin kişi var. Benim yaptığımı yapsalar Türkiye ayağa kalkar.”

Aslında bu söz, sadece bir hayırseverin mütevazı düşüncesi değildir; aynı zamanda büyük bir çağrıdır. Bir insanın memleketine yaptığı hizmetin, başka insanlar tarafından da yapılabileceğini hatırlatan güçlü bir mesajdır. Çünkü bir şehirde iyilik çoğalırsa, o şehir büyür; bir ülkede iyilik çoğalırsa, o ülke ayağa kalkar.

Bugün yapılması gereken en önemli şey, bu ruhu genç nesillere anlatmaktır. Çocuklarımızı bu eserlerin önüne götürmeli, onların hikâyesini anlatmalıyız. “Bakın, bir insan memleketini severse neler yapabilir” diyebilmeliyiz. Çünkü gençler rol modellerle büyür. Bir toplumun geleceği, böyle örnek insanların bıraktığı izlerle şekillenir.

Her öğrenci, her öğretmen, her veli bilmelidir ki Bolu’da kullanılan her okul, girilen her hastane bir iyilik mirasıdır. Bu miras sadece bir kişinin değil, aslında bütün bir toplumun vicdanını temsil eder.

İşte vefa tam da burada anlam kazanır. Yapılan iyiliği unutmamak, onu yaşatmak ve gelecek nesillere taşımak…

Bugün Bolu’da bir anma yapılacak. Fakat gerçek vefa, o eserlerin içinde yaşayan hayattadır. Çünkü Bolu’da atılan her adım, bir hayır insanının açtığı yolda yürümektir. Ve o yol bize şunu hatırlatır:

Bir insan bir şehri değiştirebilir.
Ama aynı ruh çoğalırsa, bir ülke ayağa kalkar.

5 Şubat 2026
Şükrü Karataş