Her günü bayram olan Ramazan ayı’nı tamamladık. Ramazan-ı şerif geldi geçti, inşallah hakkını verebilmişizdir, inşallah, bizden şefaatçi olarak ayrılmıştır.

Bu tuttuğumuz oruçların karşılığını sadece “En Sevgili” verecek.

O, vadetti, vadinden asla dönmez.

Bayram, ramazan ayı bittiği için değil, bu ayda tüm kusurlardan ve günahlardan affedildiğimiz için kutluyoruz.

Bayram sabahı,

Çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar, bayram namazı için grup grup câmilere dolduruyor,

Büyük bir huşû içerisinde namazlarını eda ediyoruz.

Bayram namazından sonra bütün Müslümanlar birbirleriyle müsaffaha ederek, bayramlaşıyoruz. Hepimiz diriyiz. Ayaktayız. Aklı başımızdayız. Sağız sağ.

Çok seviniyoruz.

Daha sonra aile büyükleri, eş-dost, akraba ve komşuları ziyaret ederek, Büyüklerin ellerini öpülüp, dualarını alıyoruz.

Böylece bayramlar sevgi ve saygının artmasına vesile olduğunu 1445 yıldır görüyoruz.

 …

Bayramlarımızdaki güzel âdetlerimizden biri de,

Dul ve yetimler, öksüzler, fakirler, garipler ve çocukların sevindirilmesi,

Yardıma muhtaç kimselere hissettirilmeden yardımların ulaştırılması,

Fıtraların ve zekâtların ihtiyaç sahiplerine verilmesi,

İçtimaı yardımlaşma ve dayanışmanın tezahür etmesidir bayram.

 ..

Dini bayramlar, milletimizin birlik-beraberliğine ve dargınların-küskünlerin barışmalarına vesile olur.

Bu dini bayramlar, ölülerimizin bile sevinmelerine sebep olmaktadır.

(Ölü, kendisini ziyaret edeni tanır ve selamını alır.) [İbni Ebiddünya]

(Ölü, tanımadığı ziyaretçinin de, selamını alır.) [Beyheki]

Çünkü kabirler ziyaret edilmekte, ruhlarına Fatiha, İhlâs, diğer süre ve dualar gönderilmektedir. Manevi olarak rabıta yapılmaktadır.

Bu bayramlar özlemektir, yanmaktır.

Dünyada iken vatan, millet, bayrak, namus, can ve mâllarını müdafaa ederken şehit düşenleri unutmamaktır.

Bu bayrama yetişemeyen, eremeyen, vefat eden eş, dost, tanıdıklar, yıllar önce kaybettiğimiz canlarımız,

Kaybettiğimiz can parçası analarımız, babalarımız, dede ve ninelerimiz, kardeş ve eşlerimiz bu bayramda unutulmamakta, onlar için de Kur’an-ı Kerim okunup ruhlarına gönderilmektedir.

Yani kısacası, ölmüşlerimizi gözü yaşlı anarak, hasretlerinden kavrularak, onlardan bir hatıra, bir anı aramaktır.

Bu bayramda, en yakınlarımızla sevinç içinde kucaklaşırken, ahirete giden yakınların hasret ve özlem ateşlerini ıslak ıslak bakışlarımız ve merhamet çeşmelerinden akan gözyaşları ile söndürdüğümüz anların garipliğini tatmaktır.

Sonsuza uzattığımız kollarımızdaki muhtaç ellerimiz, hâsıl olan ihlaslı dualarımızı, en sevgiliye, gönlü en kırık olarak arz etmektir bu bayram.

Bayramlar, uyanıştır. Bayramlar küfre karşı direniş, yeniden doğmaktır.

Bu bayramlarda, çocukluk günlerinden gelen tatlı hatırların gölgesinde derin bir nefes alır insan.

Ergenlik sivilcelerinden kalan deli-dolu yıllardan süzülen bir gülümseme gelip konar yanağına.

Öfkeli yüzler birden gevşer, küskün kalpler sonsuz kere yumuşar.

Ana kucağını dünyanın en emin yeri olarak gören bir çocuk kalbinin rahatlığındadır bayramlarda insan.

Yükümüz çok ağır bu yalan dünyada.

Bu ağır yükleri nefes nefese taşıyan ve son sürat koşan yağız atlara benzeyen bizler, yol üzerinde buz gibi bir pınarın başında durup, gölgesinde dinlenilen eşsiz mola gibidir bu bayramlar.

Bayramlar, kimisi için tövbe vesilesi, kimisi için zor geçen günlerin tatlı bir tesellisi, Kimileri içinde kınası yakılmış bir düğün gecesidir.

Hakiki Ehli sünnet alimi olan büyüklerimiz bize, bu dünyada ve ahirette lazım olacak her şeyi verdiler, doğru imanı öğrettiler.

Hakiki bayram budur.

***

Gurbette her şey tuzak,

Şaşıyorum be anne...

Bu bayram senden uzak

Yaşıyorum be anne...

Bir gün tokum bir gün aç,

Duan kalbime ilaç,

Sıcaklığına muhtaç;

Üşüyorum be anne...

Özledim her hâlini,

Yavrum diyen dilini;

Uzat... uzat elini,

Düşüyorum be anne

(Şiir- S. Söztutan)

***

Allahü teâlâ, hepimizi nice bayramlara kavuştursun!

“En Sevgilinin” hepimize hediyesi olan bayramınızı tebrik ederim efendim.

***

Bayramınız mübarek olsun.