SAYILARLA KONUŞALIM !

BİZ KADINLARIMIZI NEDEN KORUYAMIYORUZ?

Türkiye'de kadın cinayetleri, 2000'li yıllardan bu yana ciddi bir artış eğilimi göstermiş olup, 2019 yılı 474 vakayla son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Namus, ayrılık veya boşanma talebi ve kıskançlık gibi gerekçelerle işlenen bu cinayetlerde, 2011 yılı haricinde genel bir yükseliş trendi görülmektedir.

· Yıllara Göre Artış: 2000'li yıllardan itibaren kadın cinayeti sayılarında geçmiş yıllara kıyasla büyük bir artış gözlemlenmiştir.

· 2019 Yılı Rekoru: 2019 yılında 474 kadın öldürülerek son 10 yılın en yüksek sayısına ulaşılmıştır.

· 2020 Verileri: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2020 yılında 300 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 171 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur.

· İstisna Yıl: 2010-2019 yılları arasında kadın cinayetlerinin sayısında sadece 2011 yılında, İstanbul Sözleşmesi'nin imzalandığı dönemde bir düşüş yaşanmıştır.

· Yaygın Gerekçeler: Cinayetlerin temel sebepleri arasında kadının ayrılık talebi, namus, kıskançlık ve aldatma-aldatılma gibi iddialar yer almaktadır.

· En Fazla Cinayet İşlenen İller: En fazla cinayetin işlendiği iller arasında İstanbul, Adana, İzmir, Samsun ve Bursa öne çıkmaktadır.

PEKİ BİZ KADINLARIMIZI NEDEN KORUYAMIYORUZ?

Toplumsal yapımıza işlemiş olan ataerkillik unsurlarının kadını suçlayan, ikinci plana atan, ötekileştiren yönünün erkek egemen kültürü beslemesinin bir sonucu olarak hemen her gün kadına yönelik şiddet haberlerine rastlıyoruz ne yazık ki..

Biraz daha sayılardan konuşalım..

2009 yılında dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in TBMM'de sunulan bir soru önergesine verdiği yanıt, Türkiye'de kadın cinayetleri konusunda resmî sayılabilecek önemli bir veri kabul edilir. Bakan verdiği yanıtta ülkede 2002- 2008 yılları arasında işlenen kadın cinayeti sayısını 2002'de 66, 2003'te 83, 2004'te 128, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007'de 1011, 2008'de ise 806 olarak açıklanmış ve 2002'den bu yana kadın cinayetlerinde 14 misli artış olduğunu belirtmiştir. 2013 yılında verilen bir başka soru önergesine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın verdiği cevapta ise 2009'da 171, 2010'da 177, 2011'de 163, 2012'nin ilk 9 ayında ise 128 kadın cinayeti işlendiği bildirilmiştir.

Yine 2021 yılı Ocak Ayında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 6284 Sayılı kanun kapsamındaki kadın cinayetlerinde hayatını kaybeden kadın sayısını 2017'de 353, 2018'de 279, 2019'da 336 ve 2020'de ise 266 olarak duyurmuştur.

Ya! Vah vah di mi..

Bunlar sadece bir sayı ya da veri değil. Bu istatistikler aynı zamanda annesiz kalan çocuklar, dağılan aileler, kaybolan hayatlar, yıkılan hayaller demek.

Günün sonunda herkesin her yere yetişmeye çalıştığı, kapitalist döngüyü besleyen, duyarsılaşan ve tüm bu anormallikleri kanıksayan bireylerden oluşan bu toplum yapısı içerisinde -ki günden güne kötüye gidiyor- neyi ne kadar düzeltebiliriz bilmiyorum..

Bir ara bi reklam/kamu spotu vardı;

Adam karısına (!) şiddet uyguladığı esnada olayı duyan komşulardan biri apartmanın elektriğini kesiyordu, hatırlarsınız!

Yani ne bileyim, kadına şiddet veya kadına mobbing veya kadına haksızlık-bu liste uzar gider- mevzularında elektriği mi kesersiniz, kapıyı mı çalarsınız, zile mi basarsınız, polisi mi ararsınız her ne ise;

nolur duyarsız kalmayın. Ne olur?

Kalın sağlıcakla..