2002 tarihinde iktidara gelen Ak Parti hükümeti Milli Eğitime bakan olarak Sayın Erkan Mumcu'yu getirdi.

‘Eğitimi sil baştan yapıyoruz dedi' ve sınav sistemi de değiştirildi.

O gitti yerine Sayın Hüseyin Çelik geldi bakan olarak.

‘Önceki sistem problemli…' dedi.

O da gitti.

Yerine Sayın Nimet Çubukçu geldi. Sonra Sayın Ömer Dinçer, sonra Sayın Nabi Avcı…

Sayın Avcı' da gitti, Sayın İsmet Yılmaz geldi.

Her gelen bir önceki bakanın yaptığını beğenmedi, değiştirdi, yanlış dedi.

Anadolu Liselerine giriş sınavı önce OKS oldu, sonra SBS, sonra TEOG…

Şimdi de TEOG değişiyor.

Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz bu değişiklik için ne diyor?

‘Yeni sistem eskisinden iyi olacak.'

Daha önceki bakanlarda aynı şeyleri söylemişti ama değişen bir şey yok.

Ha değişenler var 15 yılda 5 defa sistem 6 defa da bakan...

***

Bakanlara da bakmayanlara da hatırlatmakta fayda var.

Bir fabrikada bir üretim yapmış olsanız, ürün defolu olsa ayırır yeni yapacağınız üretimde de bunu telafi edersiniz.

İyi de bu insan…

Hani o hiç dilimizden düşürmediğimiz, yaratılmışların en şereflisi var ya; işte o!

Duyguları heyecanları olan yarınların teminatı olan gözbebeklerimiz, telafisi olmayan yaralar açılacak olan çocuklarımız.

Malın telafisi olur ama insanın telafisi olur mu?

***

Anadolu Liseleri iyi lisan bilen insan ihtiyacını, Fen Liseleri fen alanında uzman ihtiyacını ve Sosyal Bilimler Liseleri sosyal bilimler alanında uzman ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştur.

Ama ne yapılıyor?

Buralar sıradanlaştırılıyor!

Sıradanlaştırıldığı içindir ki, bu sınavların cılkı çıkıyor.

Bu kadar değişiklik sonunda da uyum sağlayacağız diyerek, yönetenlerin, yönetilenlerin öğrencilerin, velilerin canı çıkıyor.

İşin ilginci, herkesin canı çıkıyor ama…

TEOG sınavında da anlaşılmaz bir şekilde birincilerin sayısı 1000 lerden bir anda 17.000 lere yükseliyor.

Keramet nerde?

Okulu aynı okul, sınıfı aynı sınıf, öğretmeni aynı öğretmen olmasına rağmen liselerin başına sadece ‘Anadolu' koyup, 2000 e yakın okulun adının bir anda Anadolu Lisesi olmasında mı?

Sahi nerde?

***

Yazdığımız yazıdan sınav sisteminin (TEOG) bu şekilde devam etmesini istiyor ya da istemiyor anlamı çıkartmayın.

Derdimiz o değil.

Derdimiz; Milli Eğitim gibi çok önemli bir bakanlığın 50 yıllık 100 yıllık planlama yapması gerekirken, günlük politikalarla yönetilmesi,

Derdimiz; Koskoca insanlar bunu düşünemeyecek kadar saf olmadıklarına göre, ‘Dünkü 28 Şubat post modern darbesinin, bugün rövanşı mı alınmak isteniyor.' Düşüncesinin akıllara gelmesi,

Derdimiz; eğer böyle bir şey varsa, bu anlamsız müsabakanın kaybedeninin çocuklarımız ve ülkemizin olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi,

Derdimiz; bu sınavların her gelenin kafasına göre değiştirilebildiği değil, geliştirilebildiği bir hale getirilmesi.

Yani derdimiz; eşit adaletli ve bilimsel ölçütlere göre yapılan öğrenci seçme yerleştirme sisteminin kurulması ve işletilmesi…

***

‘Dünyanın en iyi eğitimini almış, motivasyonu en yüksek insanlarını işe alın ve işe yaramaz bir sistemin içine yerleştirin, göreceksiniz;

Kazanan her seferinde sistem olacaktır.'

Bu sözü kim söylemiş bilmiyorum.

Ama

‘Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabul zanneder.' Sözünü İmamı Gazali Hazretleri söylemiş.

Yani demem o ki;

Bu değişiklikleri basit değişiklikler olarak görmeyelim, özüne bakalım özüne…

20.09.2017

Muharrem Demirel