Saadet Partisi Bolu İl Başkanı Mustafa Uludağ, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Uludağ, hukuk devleti vurgusu yaparak sürece tepki gösterdi.
“Siyasi Partiler Davaların Tarafı Olamaz”
Uludağ açıklamasında, bir hukuk devletinde siyasi partilerin herhangi bir davanın avukatı ya da savcısı olamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir hukuk devletinde siyasi partiler herhangi bir davanın avukatı ya da savcısı olamazlar. Çünkü isnat edilen suçun niteliğine göre davalara, bağımsız mahkemeler bakar. Ve herkes iddialara karşı savunmasını da kendisi yapar.
Ancak kişilerden bağımsız olarak, ülkedeki hukuk standartlarının yükseltilmesi yönünde çaba sarfetmek de bütün siyasi partilerin ortak görevidir.
Bu siyasi sorumluluğumuzun gereği olarak..
Bir ülkede hukukun üstünlüğünden bahsedilebilmesinin en temel şartı, hukukun herkese eşit şekilde uygulanmasıdır. Bunun tersi uygulamalara Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku denir. Yine bir ülke, Hukukun üstünlüğünün fakültelerde öğretilmesiyle değil sahadaki uygulamaları kadar hukuk devleti olur.”
“Masumiyet Karinesi Esastır”
Hukukun temel ilkelerine dikkat çeken Uludağ, masumiyet karinesinin önemine vurgu yaptı:
“Hukuk ilkelerinin bir gereği de ‘Herkes suçu ispat edilene kadar masumdur.’ İlkesidir. Bu ilke gereği yargılama ve tutuklamalar bir cezalandırma aracına dönüştürülemez. Çünkü her yargılama cezalandırma ile sonuçlanmaz. İnsanların belki de ceza almayacakları ya da hapis yatmayacakları meselelerde dahi işin başında ceza verir gibi muameleye tabi tutulmaları doğru değildir.”
“Sabah 06.00’da Evinden Alınması Hukuk Standartlarına Yakışmamıştır”
Açıklamasında gözaltı sürecine de değinen Uludağ, şu değerlendirmede bulundu:
“Netice itibariyle -kamuoyuna yansıdığı kadarıyla- bazı ticari firmaların yaklaşık 1,5 yıl kadar önce yaptıkları bir şikâyet sebebiyle, kaçma şüphesi olmayan, halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanının sabah saat 06.00 sularında jandarma marifetiyle evinden aldırılması ülkemiz hukuk standartlarına asla yakışmamıştır.
Hukuk bir korku aracı olarak değil bir güven aracı olarak kullanıldığında toplumsal huzura katkı sağlar. Tersine uygulamalar sebebiyle, insanımız üzerinde oluşacak korku ve endişenin toplumsal barışa asla katkı sağlamayacağını ifade ediyor kıymetli Bolulu hemşehrilerimizi hürmetle selamlıyorum.”




