YENİ Parti Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz, çözüm sürecine ilişkin yaptığı açıklamada sürecin toplumun farklı kesimleriyle yeterince paylaşılmadığını savundu. Karagöz, barışın yalnızca belirli siyasi aktörler arasında yürütülen görüşmelerle sağlanamayacağını belirterek, sürecin 81 ilde vatandaşların karşısına çıkılarak anlatılması çağrısında bulundu.
“Türkiye sadece Ankara ve Diyarbakır’dan mı ibaret?”
Türkiye’de hiçbir annenin evladının ardından gözyaşı dökmemesinin ve terörün sona ermesinin ortak bir istek olduğunu vurgulayan Karagöz, şunları söyledi:
“Bu ülkede artık hiçbir annenin evladının ardından gözyaşı dökmemesini, hiçbir eve şehit ateşinin düşmemesini hepimiz istiyoruz. Terörün sona ermesi, insanların huzur ve güven içerisinde yaşaması konusunda toplumumuzun çok büyük bir ortak iradesi olduğuna inanıyoruz. Ancak böylesine önemli bir mesele, yalnızca belirli siyasi aktörlerin kendi aralarında yürüttüğü görüşmelerle ele alınamaz.
Aylardır Ankara, Diyarbakır ve İmralı arasında bir süreç konuşuluyor. Toplantılar yapılıyor, heyetler gidip geliyor, açıklamalar peş peşe yapılıyor. Peki Türkiye sadece Ankara ve Diyarbakır’dan mı ibaret?”
“Bolu bu ülkenin bir parçası değil mi?”
Sürecin Bolu’da da vatandaşlara anlatılması gerektiğini ifade eden Karagöz, şehit ve gazi aileleri başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınması gerektiğini belirtti.
Karagöz, “Barışı yalnızca Ankara ile Diyarbakır arasında mı sağlayacaksınız? Bolu bu ülkenin bir parçası değil mi?” diye sorarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bolu’da yaşayan vatandaşlarımızın bu sürece ilişkin soruları yok mu? Yıllarca terörle mücadelede evlatlarını şehit veren ailelerin söyleyecek sözleri yok mu? Gazilerimizin, öğretmenlerin, işçilerin, esnafın, emeklilerin, gençlerin ne düşündüğünün hiçbir önemi yok mu?”
“Gelin Bolu’ya, vatandaşın karşısına çıkın”
Sürecin taraflarına Bolu’dan çağrıda bulunan Karagöz, görüşmelerin içeriğinin ve hedeflerinin vatandaşlara doğrudan anlatılmasını istedi.
“Süreci savunan siyasi aktörlere açık bir çağrıda bulunuyoruz: Gelin Bolu’ya. Güvenli gördüğünüz salonlarda yaptığınız açıklamaları burada da yapın. Vatandaşın karşısına çıkın. Ne görüştüğünüzü, ne hedeflediğinizi ve Türkiye'ye nasıl bir gelecek vadettiğinizi Bolululara anlatın. İnsanların sorularını doğrudan cevaplayın.
Çünkü toplumsal barışın en önemli şartlarından biri güvendir. Güven ise kapalı kapılar ardında değil, şeffaflıkla oluşturulur.”
“Eleştirenleri süreci sabote etmekle suçlayarak barış olmaz”
Sürece yönelik eleştirilerin de demokratik zeminde dinlenmesi gerektiğini savunan Karagöz, farklı görüşleri dile getirenlerin “süreci sabote etmekle” suçlanmasına karşı çıktı.
“Sürece ilişkin soru soran, eleştiri getiren veya kaygılarını dile getiren herkesi ‘barışı istememekle’ ya da ‘süreci sabote etmekle’ suçlamak da kabul edilemez. Demokrasi, yalnızca aynı fikirde olanların konuşabildiği bir düzen değildir. Barıştan söz ediyorsak önce birbirimizin sorularını dinleyebilmeliyiz.”
“Adalet olmadan kalıcı barış olmaz”
Karagöz, çözüm süreci tartışmalarının yanı sıra Türkiye’de devam eden siyasi ve hukuki tartışmalara da değindi.
“Bir başka önemli mesele ise adalettir. Türkiye'de belediye başkanlarının ve siyasetçilerin yargı süreçleri üzerinden yoğun tartışmalar yaşandığı bir dönemde, toplumsal barışı yalnızca AK Parti ile DEM Parti arasındaki görüşmelere indirgemek toplumdaki güvensizliği daha da büyütür.
Adalet olmadan kalıcı barış, demokrasi olmadan toplumsal uzlaşma olmaz.”
“Bizim itirazımız barışa değil, yönteme”
YENİ Parti’nin barışa karşı olmadığının altını çizen Karagöz, asıl itirazlarının sürecin yürütülme biçimine olduğunu belirtti.
“YENİ Parti olarak bizim itirazımız barışa değil; milletin dışlandığı, ne konuşulduğunun yeterince bilinmediği ve Türkiye’nin farklı şehirlerinin sürece dahil edilmediği bir yöntemedir.
Bolu'nun da söyleyecek sözü vardır.”
“Barış 81 ilde ve 86 milyon vatandaşla konuşulmalı”
Açıklamasının sonunda iktidara ve sürecin bütün siyasi taraflarına çağrısını yineleyen Karagöz, şunları kaydetti:
“Bolu’ya gelin.
Bu süreci Bolu’da anlatın. Şehit ve gazi ailelerinin, vatandaşlarımızın, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının karşısına çıkın. Sorularını dinleyin ve cevaplandırın.
Eğer gerçekten hedef Türkiye'nin toplumsal barışıysa, bu barış birkaç şehir ve birkaç siyasi parti arasında değil, 81 ilde ve 86 milyon vatandaşımızla birlikte konuşulmalıdır.
Çünkü Türkiye'nin barışı ancak Türkiye'nin tamamının iradesiyle mümkündür.”





