16 Ekim 2012 akşamı oynanması gereken Polonya-İngiltere milli maçı Varşova'daki yağmur sebebiyle bir gün sonraya ertelendi.
O ülkenin spor bakanı istifa etti. Aynı gece Türkiye Macaristan'a 3-1 yenilip Dünya Kupası ümitlerini bitirdi.  Spor bakanımız “Gelecekten umutluyuz” dedi.

***

27 Şubat 2012 tarihinde, İskoç Futbol Federasyonu Rangers kulübünü borç batağına düşüren başkanı ömür boyu futboldan men etti.
Türkiye'de, Büyük bir kulübümüzü borç batağına düşüren ve Avrupa'dan atılmasını sağlayan başkanını Futbol Federasyonu başkanı yaptı.
***
Geçen hafta, pazartesi günü deplasmanda Boluspor ’un, Altay’ı yenmesi sonrası, köşe yazımı hazırlıyordum ki, aynı saatlerde Türkiye inanılmaz bir şekilde sarsıldı.
MKE Ankaragücü kulübünün başkanı, Çaykur Rizespor A.Ş la,  1-1 biten maç sonunda, maçın orta hakemi Meler’e, saha içinde yumruk atması ve yere düşen hakemin bazı diğer kişilerce yerde tekmelenmesini naklen görünce, millet olarak şok olduk desek yeridir.
Bu kabul edilemez davranışa, devletin en tepe noktasından, en alt kesimlere kadar, herkes üzüldü. Kabul edemedi. Etmedi zaten.
Kaba kuvvet sporla iç içe olamaz!
Aynı gün çok geç kalmış olarak, saat 02.00 civarında TFF başkanı kameraların karşısına geçti ve herkesi suçlayan bir konuşma yapıp, kendilerine en ufak bir dokunuş yapmadan “ Yeteeeerrrr” narası atıp, Ligleri süresiz tatil ettiklerini açıkladılar. Sonra odalarına çıktılar.
Bunları görünce o haftaki köşe yazıma ara verdim. Olayları takip etmek daha anlamlıydı.
***
TFF, ertesi günü saat 11 civarında MKE Ankaragücü - Çaykur Rizespor A.Ş maçında Ankaragücü eski Başkanı Faruk Koca'nın yumruklu saldırısına uğrayan FIFA kokartlı hakem Halil Umut Meler'i hastahanede ziyaret etti.

17/12/2023 günü Kulüpler Birliği Vakfı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olan Ali Koç, beraberindeki kalabalık bir heyetle birlikte, Halil Umut Meler'i İzmir Selçuk'taki evinde ziyaret etti.
Her şey normale dönmeye başladı.
***
Süresiz tatil edilen maçlar, (sürelendirilerek) önümüzdeki hafta maçlar ötelenerek başlanmasına TFF tarafından açıklandı. Hakemlerde maçlara çıkacağız dediler ve bir bildiri yayınladılar.
***
Dün eski bir hakem olan ve spor yorumcusu Ahmet Çakar, Beyaz  TV ,”Beyaz Spor” programında,  elinde belgeleri göstererek TFF başkanına (17/12/2023) soru/sorular sordu:
TFF başkanının her iki telefonun da da baylock olduğu iddiasını yineleyerek,  TFF başkanına, telefonlarında neden “baylock” olduğunu kamuoyuna açıklamasını istedi.
TFF Başkanı da, başka bir TV kanalındaki  röportajındaki ifadelerini ekrana taşıyarak, ayrıca yalancılıkla itham etti.
Durumlar bu!
Abdürrahim, durum vahim!

***
Anlayacağımız o dur ki, ortalık cidden karışık.
Daha da karışacak mı, düzelecek mi zaman içinde görülecektir.
***
 
MAÇ SONU ELEŞTİRİLER OLMALI MIDIR?
Maç sonu yorumlamalar olmalı mıdır? Futbolcular eleştirilmeli ve ya beğenilmeli midir?
Peki, hakemler maç sonlarında eleştirilmeli mi?
Cevap veriyoruz!
Evet, eleştirilmelidir veya beğenilmelidir. Maç yorumlanmalıdır.

Hakem kardeşlerimizin sadece düdük, sarı ve kırmızı kart diliyle konuşan hakemlerimizin eleştirilememeleri mümkün değildir.
Gönül neler istiyor neler..
Bir hakemde
90+90 dakika maç kondisyonu olmalıdır.
Her hakemin test sonuçları kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
Hakemlerin mutlaka 2. bir yabancı dili olmalı,
Şiir, sanat, edebiyat, dünya siyaseti ve futbol tarihi bilgileriyle de donatılmalıdır.
Hayat tecrübelerinin yanı sıra, edebi ve nazik olmalıdır.
Hakem işini dört dörtlük yapmalıdır. Yapamıyorsa da, sessizce bırakmalıdır.
Ana kuzularına yer açmalıdır.

Şimdi
Bir kulübün harcadığı paraya, zamana, fedakârlıklara, emeğine yüreğinde hissedebilecek, adil görebilecek hakemlere çok ihtiyacımız var.
Futbolculara, taraftarlara ve kulübelere sadece kartla hitap etmek yeterli değildir. Sabır gereklidir.
“Hâl” bilgilerine ihtiyaçları olduğu kesindir.
***
Şimdi,
Lig sancılı bir şekilde devam etmeye başlayacak. (Başka rüzgârlar çıkmazsa tabi ki)

Kulüplere verilen cezalarında hakkaniyetli olmadığına inanıyorum.
TFF ye sorularımız var?
Kulüp başkanı ne zaman konuşacak?
Derdini kime anlatacak?
Her konuşmada başkana, hocaya ceza verilmesi uygun mu?
 
NEDEN?
Taraftarların uygun olmayan hareketlerine verilen cezaları,  neden kulüpler öder, neden kulüp başkanları muhattap alırlar,  bunu bir türlü anlayamıyorum.
Eğer ceza verecekseniz, O beldenin Belediye başkanına, valisi veya kaymakamı ödesin desek,
Hoppalaaaa,  hoca kafayı sıyırdı dediğinizi duyacağımı biliyorum.
Ve katılıyorum. Maça giden birinin cezasını neden Vali ödesin ki?
Neden belediye başkanı veya mahalle muhtarı ödesin ki?


Sahaya gelen izleyicilerin, cezalarını Kulüp başkanının  ve o kulüp neden ödüyor o halde? Onu çözemiyorum?  Buraya kafa yoralım.

İmdi !

Savaş Başkan’ın işi gücü ceza ödemek midir? Başkan saha da oturuyor. Oynanan maçı izliyor.
Birileri tribünde bir şeyler söylüyor. Bir takımadamlar bunu rapor ediyor. Tribündeki kişilere caz kesiliyor.
Cezayı Savaş Abak ve yönetim kurulu ödüyor?
Delidumrul Hikayesinden daha berbat bir durum bu?

Yazacak çokkkk şey var da…
İleride yazalım bu konuyu,

Boluspor'da Son Anlarda Sahne Onundu Boluspor'da Son Anlarda Sahne Onundu

Enine boyuna gündemimize alalım inşallah.

Bunları yazarken bile utanıyorum.
Suçun şahsiliği ilkesine aykırı buluyorum.
Veya şunu yazalım!
Türkiye’de oynanan bütün maçların cezalarını, o ülkenin TFF ödemeli dersek,
Sorunu kökten çözmüş oluyoruz.
Siz ne dersiniz?

Şimdi,
TFF kendine ciddi çeki düzen vermelidir.
Görevlerini yapamadıklarında, istifa edebilmelidirler.

Merak ettiğimiz şu?

TFF, bu son olaylarda “Bizim kabahatimiz var mı” sorusunu kendilerine soruyorlar mı? Sordular mı?
Kamuoyuna “Bizim de şöyle hatalarımız var” dediler mi?
Bu durumdan kendilerini nasıl soyutluyorlar?
Kamuoyu TFF’ye, bu kadar tepkili iken, İstifa etseler, toplum rahatlayacak.
Etmemelerinin altındaki gerçeği, merak etmiyor değilim?

Nedir bu koltuk sevdası? Bilmediğimiz başka şeyler mi var?

Bunu/bunları TFF açıklaması lazım değil mi?
***
Yazımın başında üç farklı konuda, üç ayrıntıyı göz önüne getirdik.
Hem tebessüm etmeniz
Hem de ortak düşünmemiz adına olanları naklettim

Ülkemde,
Yeni bir milat başlar mı ?
Başlamaz mı?
Koltuk sevdaları mı?
Göreceğiz..
***
Deli sorular beynimde geziniyor.
Bir okul müdürü yumruklansa, ülkemdeki tüm okullar tatil edilir mi?
Bir gazeteci tartaklansa, gazetelerin basımı durur mu?
Bir belediye başkanı dövülse, mart yerel seçimleri süresiz ertelenir mi?

Hadi bakalım, bu sorular cevap bekliyor.
Sahi,
Siz ne dersiniz?

 

Editör: Berfin MUTLU