Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2026 su yılına ilişkin 11 aylık yağış raporu, Türkiye genelinde dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Rapora göre yağışlar, uzun yıllar ortalamasının yüzde 29, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 77 üzerinde gerçekleşti. Türkiye genelinde 11 aylık su yılı yağışları böylece son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak yağışlardaki bu tarihi artış, Bolu’nun içme suyu geleceğine ilişkin endişeleri tamamen ortadan kaldırmadı.
Bolu’nun içme ve kullanma suyu ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan Gölköy Barajı’ndaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 56 olarak ölçüldü. Türkiye’nin son 66 yılın en yağışlı su yılını yaşamasına karşın Gölköy Barajı’nın kapasitesinin ancak yarısını aşabilmesi, Bolu’nun mevcut su kaynaklarının uzun vadede yeterli olup olmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Ortaya çıkan tablo, yağışların yüksek seyrettiği dönemlerde bile Gölköy Barajı’nın tek başına Bolu’nun gelecekteki içme suyu ihtiyacını güvence altına almakta yeterli olmayabileceğini gösteriyor.
Yağışların son 66 yılın zirvesine ulaştığı bir dönemde Gölköy Barajı’nın yüzde 56 seviyesinde kalması, kuraklık ihtimalinin yaşanacağı yıllar açısından da ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Nüfus artışı, yeni yerleşim alanları, sanayi kuruluşları ve artan günlük tüketim dikkate alındığında Bolu’nun içme suyu ihtiyacının önümüzdeki yıllarda daha da büyümesi bekleniyor. Bu nedenle barajdaki mevcut oran yalnızca bugünün su ihtiyacı üzerinden değil, Bolu’nun uzun vadeli su güvenliği açısından değerlendirilmek zorunda.
Yıllarca tamamlanması beklenen Karadere Tüneli’nin devreye alınması, Bolu’nun içme suyu kaynaklarını güçlendiren önemli bir gelişme oldu. Karadere’den sağlanan su, özellikle Gölköy Barajı üzerindeki yükün azaltılması ve kentin alternatif bir kaynağa kavuşması açısından büyük önem taşıyor. Ancak Karadere’den gelen suyun da Bolu’nun sürekli büyüyen ihtiyacını tek başına ve uzun vadeli olarak karşılayıp karşılayamayacağı tartışılıyor. Gölköy Barajı ve Karadere kaynağı, bugün için Bolu’ya önemli bir güvence sağlasa da iklim değişikliği, olası kuraklık dönemleri ve artan tüketim karşısında üçüncü büyük su kaynağının oluşturulması kaçınılmaz görünüyor.
Bu noktada yıllardır gündemde bulunan Çele Barajı’nın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Projenin hayata geçirilmesi, Bolu’nun yalnızca bugünkü ihtiyacını karşılamak için değil, önümüzdeki onlarca yılın içme suyu güvenliğini sağlamak açısından da kritik önem taşıyor. Türkiye’nin rekor düzeyde yağış aldığı bir yılda Gölköy Barajı’nın yüzde 56 seviyesinde kalması, Çele Barajı’nın ertelenebilecek bir yatırım olmadığını açıkça gösteriyor Çele Barajı’nın 2027 yılı yatırım programına alınması ve yapım sürecinin başlatılması, Bolu açısından artık yalnızca bir yatırım talebi değil, geleceğe yönelik zorunlu bir su güvenliği tedbiri olarak değerlendiriliyor. Meteoroloji verileri yağışlar açısından sevindirici bir tablo ortaya koysa da Gölköy Barajı’ndaki yüzde 56’lık doluluk oranı Bolu için dikkatle değerlendirilmesi gereken bir uyarı veriyor. Bugünkü şartlarda su sıkıntısı yaşanmaması, Bolu’nun uzun vadeli içme suyu sorununun tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor. Son 66 yılın en yağışlı döneminde bile Gölköy Barajı’nın ancak yarıyı aşması, asıl soruyu daha da önemli hâle getiriyor: Rekor yağışların yaşandığı bir yılda Gölköy yüzde 56’da kaldıysa, kurak bir yılda Bolu’yu ne bekliyor?





