Kutsal Vatan toprağının bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden isimlerini kalbimize yazdığımız aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

   Çanakkale Savaşı, zannedildiği gibi 1915’te başlayıp 1916’da kazanılmadı. Aslında üç yıl önce 1913’te kazanıldı. Çünkü Mustafa Kemal, Trablusgarp’tan yeni dönmüştü. Askeri Ateşe olarak Sofya’ya gitmeden önce Çanakkale boğazına atandı.

   Kader adeta onu buraya getirmişti. O günlerde henüz kendisi de farkında değildi ama üç yıl sonra tarihin akışını değiştireceği Çanakkale’yi üç yıl önceden tanıma fırsatı yakalamıştı.

   Üç bin yıl önce Truva savaşlarının yaşandığı yerleri karış karış dolaştı. O günkü konumlarıyla bugünkü şartlarını harita üzerinde karşılaştırdı, krokileri çizdi.

   18 Mart 1915’te İngiltere, Fransa ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkenin bir araya gelerek oluşturdukları İtilaf Devletleri Osmanlı İmparatorluğunun baş şehri İstanbul’u almak, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir askeri ‘’İkmal Yolu’’ açmak maksadıyla hedef olarak Çanakkale boğazını seçmişlerdir.

   İtilaf devletlerinin iki muhrip, yedi mayın tarama gemisi batırıldı. 800 askerini de kaybedince donanma savaş gücünün üçte birini kaybettiler.

   Çanakkale boğazının denizden geçilemeyeceğini anlayan İtilaf Devletleri 25 Mayıs 1915 tarihinde Gelibolu yarımadasına çıkarma yaparak boğazı geçmeyi denediler ancak Çanakkale Savaşlarında bir deha olarak ön plana Yarbay Mustafa Kemal’in çok isabetli ve ileri görüşlü kararları neticesinde hedeflerine ulaşamadılar.

   ‘’Bir ordunun kudreti Zabitan ve Kumanda heyetinin kıymeti ile ölçülür.’’ Sözünün ne kadar önemli olduğu Çanakkale savaşlarında görülmüştür.

   Özellikle Askeri liselerde ve Harp okullarında yetiştirilen eğitilen Çanakkale Ruhunun verildiği subayların önemi burada da kendini göstermiştir.

   Çanakkale savaşında 20 yaşına gelmemiş eğitimli Kuleli Askeri Lisesi gençlerinin ve Anadolu’dan çeşitli okullardan gönderilen gençlerimizin geriye gelmedikleri ortadadır.

   O tarihlerde okul künye defterlerinde Çanakkale’de şehit olduklarından ‘’ Mezun verilememiştir.’’ denmesinin sebebi budur.

   Gazi Mustafa ATATÜRK ‘’ Muharebe alanlarında zaferler kazanırsanız, başarı elde edersiniz, gerinizde İrfan ordusu olmadıkça bu başarılar kalıcı değildir.’’ Diyerek Gençliğin eğitimine büyük önem verdiğini belirtmiştir.

   Çanakkale Savaşı Türkü Dünyaya tanıtan bir savaştır.

   Çanakkale öncesinde, kendisine hasta adam denilen Türk imajı Çanakkale ile değiştirilmiştir.

   Bir ülkenin halkı ve halkıyla bütünleştiği liderlerin, yöneticileri, komutanları bugünkü var oluşumuzu ortaya koymuştur.

   Çanakkale de siperlerinde şehit olan askerlerin siperleri hiç boş kalmamış, sıradakiler hemen yerini almıştır.

 Dünya harp tarihi ilk defa kendisine ölmeyi emreden komutanın emrini, gözünü kırpmadan yerine getiren Mehmetçikle tanışmıştır.

   Çanakkale de 8,5 ay gibi kısa bir zamanda 231 Bin şehit vermenin ne demek olduğu düşünülmelidir.

   İstanbul Hukuk Mektebinden savaşa katılan 900 öğrenciden 17’si geriye dönebilmiştir.

   Emin olunuz ki Çanakkale muharebelerini kazandıran Çanakkale ruhudur işte bu ruh gençlerimize kazandırılmalıdır.

   Ben Kuleli Askerî Lisesi ve Kara Harp Okulu mezunu ve Kıbrıs Barış Harekâtı Gazisi olarak Askeri liseler muhakkak açılmalı ve tüm liselerde eskiden olduğu gibi askerlik dersine muvazzaf subaylar Askeri elbise ile girip ders vermelidir.

     Mustafa Kemal Anafartalar’da 5 Tümene birde dahiyane bir sevk ve idareyle kumanda edecek ve o meşhur CONKBAYIRI Zaferini kazanacaktır.

   CONKBAYIRI’nda   savaşı idare ederken şarapnel parçası kalbinin üstünde bulunan köstekli saatine isabet ediyor. Saat parçalanıyor. Derince bir kan lekesi bırakıyor. Yaralandığını gören yanındaki Tümen Komutanı Yarbay Servet askerin moralinin bozulacağını düşünürken Mustafa Kemal parmağı ile sus işareti yapıyor ve askerin duymamasını istiyor.

   Çanakkale Zaferi, İngiltere ve Fransa’nın sömürgelerindeki saygınlıklarına bir darbe, esir milletlere bir ümit ve istiklal ışığı olmuştur.

   Harpten önce kıymeti üzerinde tereddüt edilen Türk ordusu Çanakkale ruhlu Türk komutanların komutasında iyi sevk ve idare edildiği ehliyetli ellerde bin bir yokluk ve zarurete rağmen neler yapabileceğini dünyaya göstermiş ve Balkan yenilgisinin kara lekesini temizlemiştir.

   Çanakkale; Türkün vatanseverliğinin, cesaretinin, mücadele azminin ve kahramanlığının sembolüdür.

   Harp tarihinin en yoğun ve en kapsamlı savaşlarından birisidir. Her iki taraftan toplam yarım milyon insan zayiatı vardır.

   Çanakkale destanını yazan vatan evlatlarımızın içinde 1471 Bolulu vatan evladımızda canlarını verdiler.

   Milli mücadele ve Cumhuriyet yolunda lider olan Atatürk Çanakkale’de tanınmasaydı Anadolu’da kendisine daha az destek bulunurdu.

   13 Haziran 1919 yılında Anadolu’ya geçtiğinde Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta hep kurtarıcı kahraman ve lider olarak karşılandı.

  Millî Mücadelemizin başlaması, Çanakkale Savaşının başarılı geçmesi, zaferle sonuçlanması ve milletimizin güvenmesi neticesi ile doğmuştur.

   Amasya Müftüsü Hacı Hafız Tevfik Efendi “Paşam bütün Amasya emrinizdedir, gazamız mübarek olsun Çanakkale’den sonra memleketi ikinci kez kurtarmaya geldiniz.” Demiştir.  

   Çanakkale destanını yazan başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere Top’un vincinin bozulması ile 215 kg’lık bir mermiyi omuzlayıp Top’un namlusuna yerleştiren Seyit Onbaşıyı, tüm şehit ve Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

  

Göynük'te bir çocuk elektrik akımına kapıldı Göynük'te bir çocuk elektrik akımına kapıldı

Ruhları Şad, Mekanları Cennet olsun. 16.03.2024

                                                                                                                                   Ahmet Şerafettin Yamaner

                                                                                                                                   E.P.Kd.Bnb

                                                                                                                                   TESUD Bolu Şb. Bşk.

                                                                                                                             1974 Kıbrıs Barış Harekatı Gazisi

Editör: Berfin MUTLU