Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole’da verdiği şahin mesajlar faiz artışı beklentilerini güçlendirirken, jeopolitik tansiyonun yeniden yükselmesi değerli metallerde oynaklığı artırdı. Piyasalarda gözler ABD istihdam verilerine çevrilirken, ons altında 4 bin 350 ve 4 bin 275 dolar seviyeleri kritik destek bölgeleri olarak öne çıkıyor.
Altın piyasasında ağustos ayının son günlerinde yön yeniden aşağı döndü. Ay genelinde yatırımcısına güçlü kazanç sağlayan kıymetli metaller, geçtiğimiz haftanın son bölümünde direnç seviyelerinden gelen satışlarla kazanımlarının bir kısmını geri verdi.
Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentilerde yaşanan hızlı değişim, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturan en önemli faktörlerden biri oldu.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda yaptığı açıklamalar piyasalarda şahin olarak yorumlandı. Warsh, enflasyonda anlamlı ve sürdürülebilir bir yavaşlama görülmemesi halinde politika yapıcıların atması gereken yeni adımlar bulunduğuna işaret etti.
Bu mesajların ardından yatırımcıların faiz beklentilerinde dikkat çekici bir değişim yaşandı.
FED’İN FAİZ ARTIRIM İHTİMALİ YÜKSELDİ
Piyasalarda 16 Eylül’de gerçekleştirilecek Fed toplantısında faiz artırımı yapılacağına yönelik beklentiler belirgin şekilde güçlendi.
Eylül ayında faiz artışı ihtimali yüzde 34 seviyelerinden yüzde 65’e kadar yükselirken, yılın kalan dönemine ilişkin toplam faiz artışı beklentisi de 27 baz puandan 37 baz puana çıktı.
Faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceği veya yeniden artırılabileceği yönündeki beklenti, faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz bir fiyatlama unsuru olarak öne çıkıyor.
Warsh’ın açıklamalarının ardından ABD tahvil piyasasında da hareketlilik yaşandı. Tahvil verim eğrisinin kısa vadeli bölümünde faizler yükselirken, uzun vadeli tahvil faizlerinde daha sınırlı hareket görüldü.
Piyasada Fed’in enflasyonla mücadelede daha sert bir duruş sergileyebileceği beklentisinin korunması halinde tahvil faizlerindeki hareketin kontrollü kalabileceği değerlendiriliyor.
ALTINDA FAİZ BASKISI, JEOPOLİTİK DESTEK
Altın fiyatları açısından haftanın en önemli başlıklarından biri de yeniden yükselen jeopolitik tansiyon oldu.
ABD ile İran arasında gerilimin yeniden tırmanması güvenli liman talebini destekleyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın İran'a yönelik yaptırım politikalarını tanımlarken kullandığı "ekonomik şiddet" ifadesinin ardından Washington yönetiminin Tahran üzerindeki ekonomik baskısını daha da artırdığı belirtiliyor.
Ekonomik yaptırımlara askeri gerilim de eklenmiş durumda. ABD'nin İran'da nokta saldırı düzenlemesinin ardından İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne füze saldırısı gerçekleştirmesi, piyasalarda jeopolitik risk algısının yeniden yükselmesine neden oldu.
Karşılıklı saldırıların devam etmesi halinde güvenli liman talebinin artabileceği ve bunun altın fiyatlarına destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.
PETROL 90 DOLARIN ÜZERİNDE
Ortadoğu'daki tansiyon petrol piyasasına da yansıdı.
Brent petrolün varil fiyatı 90 doların üzerinde seyrederken, enerji fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, Fed'in enflasyonla mücadele sürecini daha da zorlaştırabilecek gelişmelerden biri olarak görülüyor.
Bir tarafta jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklemesi, diğer tarafta yüksek enerji fiyatlarının Fed'in daha şahin kalmasına neden olabilecek olması altın piyasasında iki yönlü fiyatlamaya yol açıyor.
ABD İSTİHDAM VERİLERİ ALTININ YÖNÜNÜ BELİRLEYEBİLİR
Piyasalarda bu hafta ABD'den açıklanacak istihdam verileri yakından takip edilecek.
Salı günü temmuz ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı, çarşamba günü ağustos ayı ADP özel sektör istihdam verisi ve cuma günü ise piyasaların en fazla takip ettiği tarım dışı istihdam raporu açıklanacak.
ABD ekonomisinin ağustos ayında yaklaşık 55 bin kişilik tarım dışı istihdam yaratması beklenirken, işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde sabit kalacağı tahmin ediliyor.
Beklentilerin üzerinde gelecek istihdam verileri, ABD ekonomisinin güçlü kaldığı yönündeki algıyı güçlendirebilir.
Böyle bir senaryoda Fed'in faiz artırımı konusunda daha rahat hareket edebileceği beklentisi öne çıkabilir ve dolar ile tahvil faizlerinde yükseliş görülebilir.
Bu tablo ise kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskının artmasına neden olabilir.
İstihdam verilerinin beklentilerin altında kalması durumunda ise Fed'in daha şahin adımlar atacağı beklentisi zayıflayabilir ve altın yeniden destek bulabilir.
DOLAR ENDEKSİ 100 SINIRINA YAKIN
Fed Başkanı Warsh’ın açıklamalarının ardından dolar küresel para birimleri karşısında güç kazandı.
Dolar Endeksi geçtiğimiz hafta yaklaşık 100 baz puanlık yükseliş göstererek haftayı 99,7 seviyesinde tamamladı. Yeni haftaya ise 99,6 civarında başladı.
Endeksin son bir yılda öne çıkan 96,5-100,5 bandına yeniden dönmesi dikkat çekiyor.
Dolar Endeksi'nin 100,5 seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlaması durumunda 102,5 ve ardından 104,5 seviyelerinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Doların güç kazanması, dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden olduğu için kıymetli metal üzerinde baskı yaratabiliyor.
TAHVİL PİYASASINDA HAREKETLİLİK
Küresel piyasalarda tahvil faizlerinin seyri de altın yatırımcılarının yakın takibinde bulunuyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,71 civarında seyrederken, Japonya tahvil piyasasında da faiz baskısı dikkat çekiyor.
Japonya'da cuma günü gerçekleştirilen 2 yıllık tahvil ihalesinde yatırımcı talebinin önceki ihaleye göre gerilemesi dikkat çekti.
İhalede faiz yüzde 1,483 seviyesinden yüzde 1,708'e yükselirken, talep katsayısı 3,626'dan 2,966 seviyesine düştü.
Dolar/yen paritesinin yeniden 160 seviyelerine yaklaşması da küresel tahvil ve döviz piyasalarındaki hareketliliği artırıyor.
ABD'nin toplam borcunun 40 trilyon doları aşmasıyla birlikte tahvil faizlerinin yönetilmesi Washington yönetimi açısından kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
KÜRESEL BORSALARDA RİSK İŞTAHI ZAYIF
Yeni haftanın ilk işlemlerinde küresel borsalarda risk iştahının hafif negatif olduğu görülüyor.
ABD vadeli endeksleri yüzde 0,3 ile yüzde 0,5 arasında kayıpla işlem görürken, Asya piyasalarında da satış baskısı öne çıkıyor.
Japonya borsasında kayıplar yüzde 1,2 seviyelerine ulaşırken, Çin yaklaşık yüzde 0,2, Hong Kong ise yüzde 0,6 civarında negatif seyrediyor.
Jeopolitik risklerin artması, petrol fiyatlarının yükselmesi ve Fed'in para politikasına yönelik belirsizliklerin güçlenmesi yatırımcıların riskli varlıklara karşı daha temkinli hareket etmesine neden oluyor.
ALTINDA KRİTİK SEVİYELER
Yapı Kredi Yatırım tarafından hazırlanan piyasa değerlendirmesinde, altın fiyatlarında 4 bin 350 ve 4 bin 275 dolar seviyelerinin olası teknik düzeltmeler açısından önemli bölgeler olduğu belirtildi.
Ons altında kısa vadede 4 bin 450 ve 4 bin 530 dolar seviyeleri direnç olarak izlenirken, 4 bin 370 ve 4 bin 200 dolar seviyeleri destek konumunda bulunuyor.
Altının kısa vadede sınırlı negatif bir görünüm sergileyebileceği değerlendirilirken, fiyatlamanın yönünü Fed beklentileri, ABD istihdam verileri ve Ortadoğu'daki gelişmelerin belirlemesi bekleniyor.
ALTINDA YENİ DENGE ARAYIŞI
Altın piyasasında önümüzdeki günlerde oynaklığın yüksek kalması bekleniyor.
Fed Başkanı Warsh'ın enflasyona karşı daha sert para politikası mesajları altın üzerinde baskı yaratırken, ABD-İran hattında yükselen tansiyon ve küresel risklerin artması güvenli liman talebini canlı tutuyor.
Bu nedenle altın yatırımcıları açısından yalnızca fiyat seviyeleri değil, ABD'den gelecek makroekonomik veriler ve jeopolitik haber akışı da kritik önem taşıyor.
Özellikle cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisinin ardından Fed'in 16 Eylül toplantısına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesi ve altının kısa vadeli yönünün daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.
YURT İÇİNDE GÖZLER ENFLASYONDA
Türkiye piyasalarında ise haftanın en önemli gündem maddelerinden biri ağustos ayı enflasyon verisi olacak.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz politikasına ilişkin beklentiler devam ederken, perşembe günü açıklanacak tüketici enflasyonu verisi yatırımcıların odağında bulunuyor.
Ağustos ayında tüketici fiyatlarının aylık bazda yüzde 1,94 artması, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,61 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
Piyasalar daha sonra 10 Eylül'de gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantısına odaklanacak.
Hafta içerisinde ikinci çeyrek büyüme ve işsizlik verileri de takip edilecek.
Hazine'nin eylül ayı borçlanma programının nihai halini açıklaması da tahvil piyasasının gündemindeki önemli başlıklardan biri olacak.
Temmuz sonunda yayımlanan programda 272 milyar TL'lik iç borç servisine karşılık 258 milyar TL borçlanma yapılması öngörülmüştü.




