Geleneksel Türk İslam sanatlarından ebruya olan ilgisini su ile renklerin etkileyici uyumuyla keşfeden 49 yaşındaki Hanife Cansever, 5 yıl önce emekli olmasının ardından bu sanata adım attı. Aldığı eğitimleri her geçen gün ilerleterek ebruyu tutkuyla sürdüren Cansever, son 2 yıldır KYK yurtlarında gençlerle bir araya gelerek ebru ve klasik tarzda elle defter dikimi atölyeleri düzenliyor. Pazar günleri açtığı özel mekânında da öğrencilerle buluşan Cansever; özellikle tıp, hukuk ve mühendislik eğitimi alan gençlerin yoğun ders temposu arasında dikkatlerini toplamalarına, stres atmalarına ve geleneksel sanatlarla içsel bir yolculuğa çıkmalarına katkı sağlıyor.
"Ebru sanatı beni içine aldı"
Ebru sanatını defter yapımıyla nasıl buluşturduğunu anlatan Hanife Cansever, "Özel sektörden emekliyim, 5 yıl önce emekli oldum. İktisatçıyım, özel bir şirkette mali işler müdürlüğü yaptım. Emekli olduktan sonra biraz rahatlamak adına aslında hobi amaçlı bu sanata adım attım. İlgimi çok çekmişti. Özellikle su ve renkler ile haşır neşir olmak ilgimi çekti. Ebru sanatı beni içine aldı. Daha sonra bu sanatı devam ettirdim. Bununla alakalı eğitimlerimi biraz daha ilerlettim. Sonrasında 4-5 yıldır bu sanat ile uğraşıyorum. Şu an 2 yıldır KYK yurtlarında eğitimcilik yapıyorum, Ebru ve defter dikimi atölyeleri yapıyorum. Klasik tarzda defter dikiyoruz. Ek olarak özel bir mekanım var, orada pazar günleri öğrenciler ile ebru çalışıyoruz. Aynı zamanda defter dikimlerimi yine devam ettiriyorum. Özellikle çalıştığım öğrencilerle dikkatini daha iyi toplamak amaçlı çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda faydaları oluyor" dedi.
"'Biricik' diye tabir ettiğimiz tek bir sanat"
Geleneksel defter dikiminin sabır gerektiren aşamalardan oluştuğunu belirten Cansever, "Ebru ile birlikte ebruyu daha farklı hangi alanlarla kullanabilirim diye düşünürken, ebru ile yapılmış bir defter gördüm. Bu benim çok ilgimi çekti. Özellikle yazmaya ve defterlere de alakam var, yaptığım ebruları ya da öğrencilerimin yaptığı ebruları değerlendirmek adına defter yapımına başladık. Yine hobi olarak başlamıştı. Sevdiklerime hediye etme amaçlıydı. Daha sonra bu çok ilgi gördü. Bu şekilde bu ilerledi. Sipariş almaya başladım. Özellikle doğum günleri ve anı defteri şeklinde kullanmak için siparişler gelmeye başladı. Buradaki defterler hepsi özel. Hepsi kişiye özel oluyor, ebru zaten 'Biricik' diye tabir ettiğimiz tek bir sanat. Yaptığımız bir çalışmanın aynısını yapamıyorsunuz. Genelde sipariş üzerine de oluyor. Talebe göre de yapabiliyorum yada elimde mevcut varsa onlardan da paylaşabiliyorum. Bu defterlerin baskıya girme aşamaları var. Forma dediğimiz kağıtlarını birbiriyle birleştirip defter haline getiriyoruz, daha sonra kapaklarını oluşturuyoruz. Kapakları ebru ile kapladığımızda bunların baskıda kalma süresi var. Aynı şekilde baskıdan çıkardıktan sonra iç defteri kapaklar ile buluşturuyoruz. Bunun da yine bir gece kalması gerekiyor. Dolayısı ile bir defteri yapmak 2 gün sürüyor diyebiliriz" diye konuştu.
"Geleneksel sanatların dikkat dağınıklığına olumlu etkisi var"
Sanatın terapi edici ve odaklanmayı artırıcı yönüne vurgu yapan Hanife Cansever, "Mali işler müdürüydüm, çok yoğun bir tempom vardı. Bu tempoda kendimle baş başa kalamıyordum. Emekli olduktan sonra bu işe başladığımda beni gerçekten çok dinlendirip sakinleştirdi. İnsanın içsel yolculuğa gitmesine faydası oluyor. Suyun ve renklerin bunda çok etkisi var. Sanatın iyileştirici yönünü ben üzerimde çok fazla hissettim. Özellikle ebru ve defter kaplama sanatında çok fazla talepler oluyor. Gelen öğrencilerimiz genellikle tıp, hukuk, mühendislik okuyorlar. Dinlenme aralarında ebru ile meşgul olmaları ve akabinde ebruyu yapan defteri de yapmak istiyor. Yapmış olduğu Ebru'yu defterde değerlendirmek istiyor. Bu sayede birbirine entegre bir eser ortaya çıkıyor. Onların üzerinde çok güzel bir etkisi oluyor. Geleneksek sanatların özellikle hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı giderilmesinde olumlu etkileri var. Bunları da ben gelen öğrencilerimden olumlu karşılıklarını alıyorum" şeklinde konuştu.
Genel
Asayiş
Genel
Suyun üzerindeki renkleri benzersiz defterlere dönüştürüyor
Özel sektördeki yoğun mali işler müdürlüğü mesaisinin ardından emekli olan iktisatçı Hanife Cansever, iş hayatının stresinden uzaklaşmak amacıyla başladığı ebru sanatını profesyonel bir zanaata dönüştürdü. Yaptığı ebruları defter tutkusuyla birleştirerek geleneksel yöntemlerle kişiye özel defterler diken Cansever, KYK yurtlarında ve özel atölyesinde özellikle tıp, hukuk ve mühendislik öğrencilerine olmak üzere her yaş grubundan insana ebru ve defter dikimi eğitimi veriyor.
Kaynak: İHA
Yorumlar




