Saadet Partisi Bolu İl Başkanı Mustafa Uludağ, 16 Şubat 2026 tarihinde yaptığı yazılı basın açıklamasında, son dönemde kamuoyunda gündeme gelen “Epstein dosyası”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uludağ, açıklamasında tarihi ve dini göndermelerle zulmün er ya da geç sona ereceğini vurguladı.
“Zulmün Karanlığı Ne Kadar Koyuysa…”
Uludağ, insanlık tarihindeki zalim yönetimlere atıfta bulunarak, firavunlar ve Mekke müşrikleri örneğini verdi. Zulmün en yoğun olduğu dönemlerin, aynı zamanda sonun başlangıcı olduğunu ifade eden Uludağ, insanlık vicdanını yaralayan olayların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirtti.
“Epstein Dosyası Çağımızdaki Zihniyeti Gösteriyor”
Açıklamasında, kamuoyunda “Epstein dosyası” olarak bilinen iddiaların, çağımızda da benzer zihniyetlerin varlığını ortaya koyduğunu savunan Uludağ, bu yapının dünya siyasetine yön veren kişilerle bağlantılı olduğuna dair iddiaların araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Uludağ, söz konusu yapının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kararlılıkla soruşturulması gerektiğini belirterek, bu iddialara karışan kim varsa ifşa edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tom Barrack Hakkında Çağrı
Uludağ, belgelerde adı geçtiğini öne sürdüğü ve halen ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapan Tom Barrack’ın, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın da ifade ettiği gibi “istenmeyen adam” ilan edilerek ülkeden gönderilmesi gerektiğini savundu.
Depremzedeler ve Kayıp Çocuklar İddiası
6 Şubat depremleri sonrasında kaybolduğu iddia edilen çocuklarla ilgili iddiaların mutlaka araştırılması gerektiğini belirten Uludağ, bu çocukların söz konusu yapıyla bağlantılı kişiler tarafından kaçırılıp kaçırılmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.
Uludağ ayrıca, uluslararası organ kaçakçısı olduğu iddia edilen Boris Wolfman’ın Türkiye’de yakalanması ve deprem döneminde sahra hastanesi kuran şirketle bağlantılarının gündeme gelmesi nedeniyle, bu faaliyetlerin yeniden mercek altına alınması gerektiğini ifade etti.
“Kamuoyu Tatmin Edici Şekilde Bilgilendirilmeli”
2016 yılından bu yana kayıp çocuklarla ilgili veri paylaşılmadığını öne süren Uludağ, devletin kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapması gerektiğini belirtti.
Açıklamasının sonunda Uludağ, hangi siyasi görüşten olursa olsun vicdan sahibi herkesin bu konuyu ana gündem maddesi haline getirmesi gerektiğini ifade ederek, iddiaların adli ve resmi makamlarca tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.




