CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İmralı heyetine katılmama kararının perde arkasını, bu karara gelen eleştirileri ve Kürt seçmenle ilişkilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Özel, kararı popülist saiklerle almadıklarını vurguladı ve kararın kolektif bir sürecin ürünü olduğunu belirtti.
Birgün'den Mustafa Bildircin'e konuşan Özel, İmralı ziyaretinin çok önceden planlandığını ve CHP’ye davetin komisyon gündemine alınmadan geldiğini aktardı. Bir AK Parti’li yetkilinin "ziyareti gizleyebiliriz" dediği iddiasını hatırlatarak, siyasi iktidarın sürece yaklaşımını eleştirdi:
"Ziyaretin kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığını ifade ediyorlar. Ayıplı bir şey yapıyor gibi davranıyorlar."
Özel, CHP’nin heyete katılmama kararının sadece parti içi değil, aynı zamanda kapsamlı bir analiz sonucu alındığını açıkladı:
"Bütün verileri birleştirdik, kararı birlikte verdik. Herkesin fikrini aldık. Toplumun bütün kesimlerinin, İmralı ziyaretiyle ilgili ne düşündüğüne yönelik çok ayrıntılı anketler yaptırdık. Hatta MHP’nin seçmeninin tutumunun ne olduğunu bilen tek partiyiz."
Özel, İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanması gibi sürecin zorlaştığı bir dönemde "hâlâ masada oturacak mısın?" sorusuna cevap vermenin kolay olmadığını belirtti.
İmralı eleştirileri
İmralı ziyaretini bir "tümsek" olarak nitelendiren Özel, diğer partilerin bu sürece yaklaşımını bir benzetmeyle açıkladı:
"MHP bu tümseği geçti. İp atınca da ayakta alkışlıyorlar, ‘Adaya ben giderim’ deyince de… MHP, İmralı tümseğinin üzerinden tekerleri yerden keserek zıpladı geçti. AKP, son ana kadar fren yapa yapa o tümseğin üstünden geçti.
Biz, bu tümseğin üzerinden geçmeye çalışıp bir yerde arabayı devirmek yerine tümseğin yanından geçtik. Ama çözüm için yolda yürümeye devam ediyoruz."
Özel, bu kararın çözüm sürecine zarar vermediğini, zaten MİT'in uzun süredir İmralı ile görüştüğünü hatırlatarak, CHP’nin kararının yıkıcı değil, yapıcı bir karar olduğunu savundu.
Karara gelen "devlet aklına aykırı hareket ettikleri" yönündeki eleştirilere de yanıt veren Özel, siyasetin önceliğini vurguladı:
"Ben devletin siyaseti değil, siyasetin devleti yönettiği bir fikrin sahibiyim. Yani her devlet aklı diye önüne konan şeyi yapmak zorundaysan o zaman siyaset grubuna ne ihtiyaç var?"
Özel, İmralı ziyaretinin tek başına çözüm getirmeyeceğini, kalıcı çözüm için kapsayıcı bir demokratikleşme adımının hayati olduğunu belirtti.
"Onarmak için vakit var"
Kürt seçmenin CHP'den duygusal olarak koptuğu iddialarına da değinen Özel, bu kopuşu hak ettiklerini düşünmediğini ve onarmak için vakitlerinin de olduğunu aktardı.
Özel şu ifadeleri kullandı:
"Orada, İmralı’ya gitmemek ile ilgili konforlu bir alanda popülizm yapılabilir. Biz bunu tercih etmedik. Dediğim gibi bu tümseğe, bu kasise bir kavşak muamelesi yapanlar, ‘Siz buradan sonra ayrıldınız’ diyenleri anlamıyorum.
Kürt seçmenin CHP’den duygusal kopuşunu hak ettiğimizi düşünmüyorum. Eğer böyle bir kopuş varsa da onarmak için vaktimiz de var.
Ben, bu karar açıklanmadan iki hafta önceki grup toplantısında, benim tutumum öyle olmamasına rağmen partimin geçmişte dokunulmazlıklar konusunda aldığı kararla ilgili kürsüden özür diledim.
Adaya gitmek cesaret değil. Adaya gitmemek korkaklık değil. Adaya giden, birinden korktuğu için gitmiş değil. Adaya gitmeyen de birinden korktuğu için gitmemiş değil. Herkes kendi siyasi çizgisine göre ve bundan sonra sürece yapacağı katkıyı kendi değerlendirerek bir karar verdi."
"Bazen de kirpiyi kucaklayamıyorsun
CHP Genel Başkanı, “Parti içi muhalefet” olarak nitelendirilen isimlerin tepkilerini de değerlendirdi.
CHP’de dokuz yıl Grup Başkanvekilliği görevi yaptığı ve bu anlamıyla partide en uzun grup başkanvekilliği yapan isimlerden biri olduğunu kaydeden Özel, “Bana muhalif olan arkadaşlar, yeni grup başkanvekilimiz seçilirken beklentilerini, ‘Özgür Özel adaletinde, kapsayıcılığında biri olsun’ diye açıkladı” sözleriyle “Kapsayıcı tutumunu” özetledi.
CHP Grup Başkanvekilliği dönemindeki kapsayıcı tutumunu Genel Başkanlık döneminde de sürdürdüğünü dile getiren Özel, şunları kaydetti:
“Elbette yeni dönemde de kucaklayıcı olacağız. Ama bazen de kirpiyi kucaklayamıyorsun. Adam kucaklatmıyor kendini. Şu anda benim kucaklayamadığım veya kucaklaşmadığımız insanlar, bizden kaynaklı kucaklaşamadıklarımız değil. Adım atıyoruz ama kendi ajandası gereği benimle kucaklaşmak istemeyenler var yani."




