Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve çoğu çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, Bolu’daki meslek örgütleri tarafından ortak bir basın açıklaması yapıldı. Açıklama, Bolu Adliyesi binasında Bolu Barosu ev sahipliğinde gerçekleştirildi ve metni Baro Başkanı Sinan Barut okudu.

“BU FELAKET GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”

Açıklamada, Kartalkaya’da yaşanan facianın sıradan bir kaza olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, “Kartalkaya’da yaşanan ve 78 yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan bu büyük felaketin birinci yılında, yalnızca kaybettiklerimizi anmak için değil, kamuoyunun vicdanını diri tutmak, sorumluların hesap vermesini sağlamak ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için bir aradayız. Aradan geçen bir yıla rağmen acımız dinmemiş, öfkemiz azalmamıştır. Bu olay basit bir kaza, talihsiz bir tesadüf ya da kader olarak nitelendirilemez; bu felaket, ihmallerin, eksikliklerin, denetimsizliğin ve sorumluluktan kaçmanın bir araya gelmesiyle göz göre göre gelmiştir” ifadelerine yer verildi.

Yaşam hakkına da geniş yer ayrılarak, “Yaşam hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır ve devletin, kamu gücü kullanan tüm idari yapıların birinci ve vazgeçilmez görevi bu hakkı korumak, ihlal edilmesini önlemektir. Bu sorumluluk yalnızca olaydan sonra yürütülen soruşturma ve yargılamalarla sınırlı değildir; asıl sorumluluk, felaket yaşanmadan önce alınması gereken önleyici tedbirlerle anlam kazanır. Olaydan sonra yapılan her işlem, kaybedilen canları geri getirmemektedir” denildi.

“DENETİMSİZLİĞİN BEDELİ İNSAN HAYATIDIR”

Açıklamada, Grand Kartal Otel yangınının önlenebilir bir olay olduğuna dikkat çekilerek, “Bu yangın, gerekli ve yeterli önlemler alınmış olsaydı felakete dönüşmeden önlenebilirdi. Hukuki sorumluluk yalnızca yangının çıktığı anla sınırlı değildir; yapı ruhsatından kullanım iznine, periyodik denetimlerden yangın güvenliği raporlarına, acil durum planlarının hazırlanmasından bu planların fiilen uygulanıp uygulanmadığına kadar uzanan geniş bir süreci kapsamaktadır. İşletme sahiplerinin ya da sorumluların denetim yapılmadığı yönündeki savunmaları, idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kurumların sorumluluğunu daha da ağırlaştırır” ifadeleri kullanıldı.

Bolu'da gerçeği aratmayan yangın tatbikatı
Bolu'da gerçeği aratmayan yangın tatbikatı
İçeriği Görüntüle

Yargı sürecine ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, “Bilirkişi raporlarında kusurlu olduğu belirtilen bazı kamu görevlileri hakkında kovuşturma izni verilmemiş olması, adalet duygusunu ve kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi gereği, makamı ve görevi ne olursa olsun, sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılması gerekir. Hak edenin hak ettiği cezayı alması, hukuka ve adalete olan güvenin temel şartıdır” denildi.

Yangın güvenliğinin yalnızca olay anındaki müdahaleyle sınırlı olmadığı vurgulanan açıklamada, “Yangın güvenliği, yalnızca itfaiyenin müdahalesinden ibaret değildir; yapı tasarımından işletme sürecine kadar bütüncül bir mühendislik ve mimarlık yaklaşımı gerektirir. Erken algılama ve alarm sistemleri, acil yönlendirme ve aydınlatma, duman tahliye sistemleri, basınçlandırma sistemleri ve yanmayı geciktirici malzemeler hayati öneme sahiptir. Bilimin, mühendisliğin ve teknik standartların yok sayılmasının bedeli insan hayatıdır ve denetimsizliğin nelere mal olduğu Kartalkaya’da acı bir şekilde görülmüştür” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Bu yangını unutmadık, unutturmayacağız. Kartalkaya’da kaybettiğimiz 78 canın sorumluları ortaya çıkarılana, adalet eksiksiz biçimde sağlanana kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Önlenebilir ölümler hiçbir gerekçeyle kabul edilemez” denilerek kamuoyuna çağrı yapıldı.

Ortak basın açıklaması; Bolu Barosu, Bolu-Düzce Tabip Odası, Bolu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Bolu İl Koordinasyon Kurulu tarafından imzalandı.

Kaynak: Bolu Nabız Gazetesi