Haber: Faruk ÇİDEM
Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu'nda görülen davanın ilk duruşması öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Tanju Özcan'ın yaklaşık dört aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, Bolu'da ikamet eden, ailesi ve avukatları Bolu'da bulunan bir belediye başkanının Ankara Sincan Cezaevi'nde tutulmasını eleştirdi.
Bu durumun savunma hazırlığını zorlaştırdığını savunan Günaydın, "Tanju Özcan'ın memleketi yerine 180 kilometre ötede tutulmasını adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendiriyoruz." dedi.
"Bu kadar güvenlik önlemine ne gerek var?"
Duruşma öncesinde adliye çevresinde ve spor salonunda alınan yoğun güvenlik önlemlerine de tepki gösteren Günaydın, bölgede herhangi bir taşkınlık yaşanmadığını belirterek, "Bir bariyer, ikinci bariyer, üçüncü bariyer... Ortada bir güvenlik sorunu yokken bu kadar güvenlik önlemine neden ihtiyaç duyulduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum." ifadelerini kullandı.
Sabah saatlerinde avukatların ve vatandaşların duruşma salonuna girişinde yaşanan aksaklıklara da değinen Günaydın, vekâletnamesi bulunmayan avukatların ziyaretçi statüsünde daha sonra içeri alınmasının doğru bir uygulama olmadığını savundu. Uzun yıllar ceza hukuku alanında avukatlık yaptığını hatırlatan Günaydın, "Adil yargılanma her şeyin başıdır." dedi.
Suçlamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Açıklamasında iddianamede yer alan suçlamalara da değinen Günaydın, Tanju Özcan'ın tutuklu yargılanmasını gerektirecek somut bir neden bulunmadığını ileri sürdü.
Kurban bağışlarıyla ilgili suçlamaya ilişkin konuşan Günaydın, toplanan bağışların gerekli izin alınamadığı için kurban kesimi gerçekleştirilemeyince bağışçılara eksiksiz şekilde iade edildiğini belirterek, bu olaydan suç çıkarılamayacağını savundu.
Kadın Doğum Hastanesi inşaatına ilişkin iddialara da değinen Günaydın, belediye şirketinden beton almak isteyen firma ile fiyat konusunda anlaşmazlık yaşandığının öne sürüldüğünü hatırlattı. Günaydın, söz konusu firmanın bugün hem beton santralini kurduğunu hem de hastane inşaatını sürdürdüğünü belirterek iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
BOLSEV Vakfı üzerinden yürütülen soruşturmaya ilişkin de açıklamalarda bulunan Günaydın, zincir marketlerle yapılan reklam sözleşmeleri kapsamında elde edilen gelirlerin öğrenci bursları ile sosyal yardım faaliyetlerinde kullanıldığını ifade etti. Günaydın, vakfın yalnızca burs vermediğini, aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine destek sağladığını ve huzurevi projesi yürüttüğünü belirterek ortada zorlamaya dayalı bir suç unsurunun bulunmadığını savundu.
Ruhsat değişikliği ve Cumhuriyet Parkı yapımına ilişkin dosyadaki iddiaları da değerlendiren Günaydın, bu olaylarda Tanju Özcan ve belediye yönetiminin suçla ilişkilendirilemeyeceğini öne sürdü.
Açıklamasının sonunda iddianamede yer alan suçlamaların hukuki dayanağının bulunmadığını savunan Günaydın, "Bütün buralardan bir suç üretme çabası beyhude." ifadelerini kullandı.




