Eksik prim günleri nedeniyle EYT kapsamına giremeyen ve geçmişte sigortasız çalıştırıldığını ileri süren çalışanlar açısından dikkat çeken bir Yargıtay kararı gündeme geldi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir dosyada çalışanın hizmet süresinin tespitinde yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarının yeterli olmayabileceğini ortaya koydu. Yüksek Mahkeme ayrıca, tanığın davacıyla akraba olmasının tek başına tanık anlatımının dikkate alınmaması için yeterli gerekçe olmadığına karar verdi.
Sigortasının yatırılmadığını yıllar sonra öğrendi
Karara konu olayda M.D. isimli çalışan, bir üretim tesisinde 1994 yılında çalışmaya başladı. M.D., 2017 yılının Temmuz ayında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrenmesinin ardından iş sözleşmesini feshederek İş Mahkemesi'ne başvurdu.
Davacı, uzun yıllar kesintisiz çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı başta olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarını talep etti. İlk derece mahkemesi tanık anlatımlarını dikkate alarak çalışmanın kesintisiz sürdüğünü kabul etti. Dosyanın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi ise SGK kayıtlarını esas alarak çalışma süresini daha kısa kabul etti.
Yargıtay kararı bozdu
Dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşınmasının ardından dikkat çeken bir karar çıktı.
Yargıtay, davacının kardeşi olan tanığın aynı işyerinde uzun yıllar çalışmış olmasını ve davacının işe başlangıcı ile kesintisiz çalışmasına ilişkin ayrıntılı bilgi vermesini dikkate aldı.
Yüksek Mahkeme, akrabalık ilişkisinin tek başına tanığın anlatımına itibar edilmemesini gerektirmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını oy birliğiyle bozdu. Davacının 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmedildi.
SGK kaydı dışında başka deliller de dikkate alınabilecek
Kararın en dikkat çekici noktalarından biri de çalışma sürelerinin nasıl ispatlanabileceğine ilişkin değerlendirme oldu.
Yargıtay kararına göre hizmet süresinin belirlenmesinde SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri kayıtları, işe giriş-çıkış belgeleri, işyeri iç yazışmaları, aynı işyerinde çalışan kişilerin anlatımları, komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları ve dosyadaki diğer deliller de değerlendirilebilecek.
EYT’yi kaçıranlar açısından neden önemli?
Karar, özellikle geçmiş yıllarda çalışmasına rağmen sigorta bildirimi yapılmayan veya çalışma günleri eksik bildirilen kişiler açısından önem taşıyor.
Ancak karar, EYT'yi kaçıran herkesin otomatik olarak emekli olabileceği anlamına gelmiyor. Kişinin geçmişteki fiili çalışmasını somut delillerle ortaya koyması ve durumunun EYT şartlarını etkilemesi gerekiyor. Nitekim Yargıtay'ın hizmet tespiti konusundaki diğer kararlarında da fiili çalışmanın kapsamlı biçimde araştırılması gerektiği vurgulanıyor.
Bu nedenle söz konusu karar, SGK kayıtlarında görünmeyen çalışma sürelerini ispatlayabilen ve bu sürelerin kabul edilmesi halinde EYT şartlarını sağlayabilecek kişiler açısından emeklilik yolunu açabilecek önemli bir yargı kararı olarak değerlendiriliyor.





