Part1

Bodrumspor, Boluspor karşılaşmasından önce sosyal medya sayfamdan paylaşmıştım.

Yalçın Koşukavak doğru cümle kuruyor, kelime dağarcığı, taktik anlayışı, kişisel ilişkileri ve sosyolojik değerlendirmeleri dikkat çekici..

Cebinde, sepetinde bilgi, tecrübe, deneyim, akademik kariyer taşıyanlar böyle olur.

Özgüvenleri yüksek, egolu ve beden dilleri havalıdır.

Hoca; şehre, taraftara, futbolcusuna, yönetime, rakibe, meslektaşına, karşı takıma ayar niteliğinde mesajlar verdi, veriyor..

Analizleri doğru, taktikleri anlaşılır, eleştirileri muteber.

Takımı haddine, kendine uygun ve üstelik ekonomik oynattı bugüne kadar.

Asıl imtihan şimdi başlıyor.

Kendisine övgüm yüksek.

Play Off'a dair; yönetimin, futbolcunun ve kendinin de çorbada tuzu olduğuna şahitlik eder bunu aklımda tutarım.

Play Off kıymetli bi mevzu.

Ancak; Hoca..

Bolu'da “topyekün olamıyoruz” eleştirisi ile “samimi takımına sadakatle bağlı olanlara hayırlı olsun” övgüsünü ayrıştırıcı buluyorum.

Şimdi gelelim esas meselemize;

Lâfı hiç dolandırmayacağım. Sayın Yalçın Koşukavak’ın kariyerine, futbol ahengine, şapkadan tavşan çıkarma hallerine, haklı sevinçlerine şapkamı önüme koyar dinlerim, o ayrı..

Hakkınızı teslim eden yazılarım ortada..

32 yıllık özlem inşallah biter; Bugün bu özlemin ucundan tutar mıyız bilmiyorum.

Süper Lige çıkarsak, iş asıl o zaman başlayacak.

Meselenin ciddiyeti fark edilecek.

O diil de; İnşallah Bolu şehrinin tarihine "Küçük Şehrin Büyük Hikayesi"nde yer alır gururla anılırsın.

Şunu diyorum!

Play Off karşılaşmasında; Bodrumspor karşısına "Boluspor Armalı" çıkarsan mevzu tadından yenmez olacak.

Kimse bu konu üzerinde benim kadar durmadı, durmaz.

Sizler profesyonel olduğunuzdan bahisle kamuoyu bi zorlama yapamıyor, yüzünüze diyemiyor, aranızdaki duygusal  bağı aşamıyorlar

Benim sırtımda yumurta küfesi yok.

Ben yazarım; onun için YAZAR’ım.

Bolu’da 20 bin civciv telef oldu Bolu’da 20 bin civciv telef oldu

Gel!!

Bodrum karşılaşmasına kalbinin üzerinde "BOLUSPOR ARMA"sını tak öyle çık.

Bırak profesyonel bakışı duruşu..

Bence o ARMA Süper Ligden de, Play Off'tan da, senden de benden de kıymetli onu diyorum.

Gel..

Arada bir antrenmanlara Boluspor eşofmanıyla çıkmak olmuyor. !!!

Plaf Off'u hak etmişsin; o armayı da göğsüne tak mevzuyu tamamla.

Kimse bu yazımdan manalar çıkarıp, öküz altinda buzağı aramasın.

Hoca dediği gibi samimi ve takımına sadakatle bağlıysa Play Off'un ilk maçına arma ile çıkar.

Derdim kişiler değil sadece arma..

Ben Bolu şehrine ve Boluspor’a yakışanı söylüyorum.  

Kurumsal kimliğine saygımdan elimde büyüyen 1965 doğumlu Boluspor’dan bahsediyorum.

Arma konusunda tutucu olmamın kimseye zararı olmaz, bilakis şehre sosyolojik/psikolojik ve mental açıdan faydası olur.

Tarih: 16 Mayıs 2024 – Saat: 13.21

İki teknik adamın play off eleme maçı sonrası basın açıklaması videosu ve fotoğrafı çok net.

Şehriyle bütünleşemeyen, birleşemeyen, şehrin kültürüne yabancı, kendini o şehre ait hissetmeyen, aidiyet duygusu olmayan hiçbir teknik adam o şehirde başarılı olamaz, şehri arzu ettiği başarıya kavuşturamaz.

İsmet Taşdemir takımını ve şehrini BODRUMSPOR arma'lı formasıyla, Yalçın Koşukavak takımını ve şehrini nike’lı tşört'yle temsil etti.

Yalçın Hoca bu şehri hiç önemsemedi. Futbolcuyu, yönetimi, taraftarı açık, kapalı, imalı eleştirdi, kendi piarına su taşıdı.

Yeri geldi menajer gibi, yeri geldi başkan gibi, bazen de TD gibi futbolu konuştu.

Son olarak “Ben bu şehrin evladı değilim, profesyonelim” diyerek asıl maksadını ve düşüncesini söyledi, veda mesajını verdi ve gitti.

Futbol tamam; yaptığı transferleri kimse yüzüne vurmadı, play off’u bile puan maçı gibi oynattı taktiğine kimse laf etmedi.

O hayalimizde sabun gibi elimizden kaydı gitti.

Şehrin sosyolojisini, tarihini yok sayarsanız olmaz. Bir şeyler hep eksik kalır.

O büyük ARMA oraya iliştirilmedikçe her şey suni ve yapay kalır.

Bu görüşüm sadece Yalçın Hoca için değil; tüm TD’ler için aynı fikri taşıyorum.

Hoca play off arefesinde "topyekün" diye bi cümle kurmuş, “tek taraflı motivasyon” diyerek  kendini sorumluluktan vareste tutmuştu.

“Şehrin evlâdı değilim, profesyonelimdiyerek asıl meseleden sıyrılmasına hemen ardından şehre ve birilerine ayar vermesine hiç kimse dikkat etmedi.

İsmet Hoca gocunmadan üzerindeki fanilayı çıkarıp basın toplantısına Bodrumspor armalı forma ile çıkıyor ve kalitesinden hiçbir şey kaybetmiyor..Profesyonelliği elinden gitmiyor.

Play Off’un teknik taktik tarafına girmeyeceğim. Mevzum oyun değil nitekim.   

Ben Bolu Şehrinin ve Boluspor’un hocasının aidiyet duygularının yüksek olmasını istiyorum.

Bolu şehrine katma değer katmasını umuyorum.

Yine de;

Boluspor Yönetimin, inatçı tavrınızdan, armasız halinizden, kurumsal kimliğe mesafenizden dolayı dikkatinizi çekmesini beklerdim.   

Play Off hayal olmuş; hocaya methiyeler geliyor.

Soru şu!!! Bu illüzyonu kim yarattı.

Kimse yönetimi, Sayın Abak’ı, yöneticileri, elini taşın altına koyanları konuşmuyor.

Play off oynamak daha ilk maçta elenmek başarı mı?

Benim de bu memleketin bu şehrin evladı olarak yazmak görevim.

Kimse kusura bakmasın!

İzzet Baysal’dan sonra kültürümüzün baş tacı Boluspor’un kurumsal kimliği ve armasını görmemezlikten gelinmemeli..

Benin takıntım şimdilik ARMA..

Bu mevzuda kimse tevazu göstermemi beklemesin.

Yönetimi ve Sayın Başkanı, kurumsal manada hocalarını uyarmalarını bekliyorum.  

Mutfağı, transferleri, devre arasını, hocanın aldıklarını, verdiklerini, kulübün borcunu, teknik heyetin ve futbolcunun kulübe yükü nedir ne değildir benim işim değil.

O meseleler kongre vakti konuşulacak mevzular benim açımdan.

Arma diyorum!

Bir de şunu diyorum.

Arma’yı takmayana, ağzını tutmayana, ağzıyla kuş tutsa dahi mesafeli durun

Tarih:17 Mayıs 2024 – Saat:10.19

Editör: Faruk ÇİDEM