Altın fiyatlarında yaşanan sert ve durdurulamaz yükseliş, vatandaşların yatırım tercihlerini kökünden sarstı.
Son iki yıllık verilere bakıldığında sarı metalin, otomobile kıyasla inanılmaz bir getiri sağladığı net bir şekilde ortaya çıktı.
Piyasa verilerine göre gram altın 27 Ocak 2025 tarihinde yaklaşık 3 bin 150 TL seviyesinden işlem görüyordu. Aradan geçen bir yılın ardından 27 Ocak 2026 tarihinde bu rakam 7 bin 100 TL seviyesine tırmandı.
Bu tabloya göre gram altın son bir yılda yaklaşık yüzde 120 oranında değer kazanırken, iki yıllık süreçte yüzde 250 civarında bir artış kaydetti.
OTOMOBİL YATIRIM ARACI OLMA ÖZELLİĞİNİ YİTİRDİ
Aynı dönemde otomobil fiyatlarındaki artışın son derece sınırlı kalması, piyasadaki dengeleri tamamen değiştirdi.
Geçmişte güvenli bir liman ve kazançlı bir yatırım aracı olarak görülen otomobil, bu özelliğini büyük ölçüde kaybetti.
Geçmiş yıllarda otomobil almak yerine birikimini altına yönlendirenlerin bugün milyonlarca liralık farkla avantaj sağladığı hesaplandı.
PARASINI ALTINA YATIRANLAR KÂRLI ÇIKTI
Ocak 2025 tarihinde elinde 1 milyon 200 bin TL nakit bulunan bir yatırımcı için piyasada iki güçlü seçenek bulunuyordu.
Yatırımcı bu bütçe ile ya ortalama donanımlara sahip B segmenti bir otomobil satın alabilir ya da birikimini altına yönlendirebilirdi.
Aradan geçen tam 12 aylık sürecin ardından ortaya çıkan bilanço, otomobil alanların büyük bir fırsat maliyetiyle karşı karşıya kaldığını gösterdi.
Ocak 2025 döneminde 1 milyon 200 bin TL'lik bütçe ile piyasadan yaklaşık 380 gram altın satın alınabiliyordu.
Takvimler Ocak 2026 tarihini gösterdiğinde, bir yıl önce alınan 380 gram altının piyasa değeri inanılmaz bir seviyeye ulaştı. Verilere göre söz konusu altın miktarının bugünkü nakit karşılığı tam 2 milyon 698 bin TL seviyesine yükseldi.
Bu rakamlar ışığında altın yatırımcısı, portföyünde yıllık bazda yüzde 131,1 oranında devasa bir artış yakalamış oldu. Enflasyonist ortamda parasını korumakla kalmayan altın sahibi, reel anlamda da ciddi bir varlık artışı sağladı.
OTOMOBİLE YATIRIM YAPANLAR DAHA AZ KAZANDI
Diğer taraftan aynı bütçeyi bir ulaşım aracına yatırmayı tercih edenler için tablo çok daha farklı ve durağan bir seyir izledi.
Ocak 2025 döneminde ortalama 1 milyon 200 bin TL seviyesinde olan B segmenti bir otomobilin fiyatı da yerinde saymadı, ancak altının hızına yetişemedi.
Güncel piyasa koşullarında aynı aracın ortalama fiyatı, Ocak 2026 itibarıyla 1 milyon 950 bin TL bandına yerleşti.
Otomobil fiyatlarında yaşanan bu yükseliş, yıllık bazda yüzde 62,5 oranında bir artışa tekabül etti.
ÇİP KRİZİ VE TEDARİK SORUNLARI DENGELERİ BOZMUŞTU
Türkiye'de otomobil piyasası yakın geçmişte faizlerin görece düşük olması ve küresel çip krizi nedeniyle farklı bir seyir izledi.
Tedarik sorunları yüzünden sıfır araç bulmanın zorlaşması fiyatları hızla yukarı çekti ve otomobili bir yatırım aracına dönüştürdü.
Döviz kurlarındaki artışla birlikte işler o kadar garip bir hal aldı ki ikinci el araçların sıfır araçlardan daha pahalıya satıldığı dönemler yaşandı.
ARZ ARTIŞI VE YÜKSEK FAİZ RÜZGARI TERSİNE ÇEVİRDİ
Son süreçte araç arzının artması ve fabrikaların tam kapasite çalışmaya başlaması, piyasadaki araç bolluğunu artırdı.
Bununla birlikte faiz oranlarının yükselmesi ve kredi maliyetlerinin artması, ikinci el piyasasında ciddi bir durgunluğa ve gerilemeye yol açtı.
Vatandaşlar artık otomobili bir yatırım aracı değil, sadece bir ihtiyaç kalemi olarak görmeye başladı.





