<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bolu Takip Gazetesi, Bolu haberleri, Bolu, Bolu Gündem, bolu belediyesi, tanju özcan, haber, yerel haber, bolu dağı, zam, asgari</title>
    <link>https://www.bolutakip.com</link>
    <description>Bolu Takip Gazetesi, Bolu’nun son dakika ve güncel haberlerini, tarafsız habercilik anlayışıyla kamuoyuna sunuyor. Bolu’ya dair gelişmeleri kaçırmamak için bizi takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bolutakip.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Bolu Takip Gazetesi olarak, haberlerimizin kaynak gösterilmeden yayımlanması yasaktır. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 21:49:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bırakıp kurtulmak isteyenlere devletten ücretsiz ilaç]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/birakip-kurtulmak-isteyenlere-devletten-ucretsiz-ilac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/birakip-kurtulmak-isteyenlere-devletten-ucretsiz-ilac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigarayı bırakma tedavisi alan hastalara yönelik ilaç desteğine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre sigara bırakma tedavisi gören 1 milyon kişiye sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ilaç desteği sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[

<p>Tütün bağımlılığı ile mücadele hız kesmeden devam ediyor. Sigaraya olan karşıtlığı ile bilinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan bu kapsamda yeni bir kararname geldi.</p>

<h2>SİGARAYI BIRAKMAK İSTEYEN 1 MİLYON KİŞİYE İLAÇ DESTEĞİ</h2>

<p>Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik ilaç desteğini içeren Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Karara göre, sigarayı bırakma tedavisi gören en fazla 1 milyon hasta, Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ilaçlardan faydalanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SOSYAL GÜVENCE ŞARTI ARANMIYOR</h2>

<p>Söz konusu 1 milyon kişinin sosyal güvencesi bulunup bulunmadığına bakılmayacak.</p>

<p>Hastalar, söz konusu ilaçlardan tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla faydalanacak.</p>

<p>Karar hükümlerini Sağlık Bakanı yürütecek.</p>

<h2>ÜCRETSİZ OLACAK İLAÇLAR</h2>

<p>Düzenleme ile birlikte hastalar, Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCl, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlardan, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri aracılığıyla yararlanırken 4736 sayılı Kanun'un ilgili hükmünden muaf tutulacak.</p>

<h2>YAKLAŞIK 20 MİLYON KİŞİ SİGARA KULLANIYOR</h2>

<p>Türkiye'de güncel verilere göre yaklaşık 15 ila 19 milyon kişi sigara kullanmakta.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı açıklamalarına göre ülkede her 3 kişiden biri sigara tüketiyor.</p>

<p>Ayrıca Türkiye, yıllık tütün tüketimi ve kişi başına düşen günlük sigara adedi verilerinde dünya genelinde en ön sıralarda yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/birakip-kurtulmak-isteyenlere-devletten-ucretsiz-ilac</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/07/asdas-45.jpg" type="image/jpeg" length="24854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu'da muayene ücretlerine zam]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/boluda-muayene-ucretlerine-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/boluda-muayene-ucretlerine-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), milyonlarca vatandaşı ilgilendiren Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) önemli değişikliklere gitti. Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle kamu ve özel sağlık kuruluşlarında uygulanan muayene katılım payları ciddi oranda artırıldı. Yeni ücretler Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>En dikkat çeken artış kamu hastanelerinde yaşandı. Daha önce devlet hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde 26 TL olarak uygulanan muayene katılım payı, yeni düzenlemeyle 90 TL'ye yükseltildi. Bu artış yaklaşık %246 oranında zam anlamına geliyor. Özel hastaneler ile vakıf üniversitesi hastanelerinde uygulanan muayene katılım payı ise 60 TL'den 100 TL'ye çıkarıldı. Böylece özel hastanelerde vatandaşın ödeyeceği katılım payı yaklaşık %67 oranında arttı.</p>

<p>Eski ve yeni ücretler karşılaştırması</p>

<p>Sağlık Kuruluşu                                                      Eski Ücret               Yeni Ücret</p>

<p>İkinci basamak resmi sağlık kuruluşları            26 TL                        50 TL</p>

<p>Eğitim ve Araştırma Hastaneleri                        26 TL                       90 TL</p>

<p>Üçüncü basamak devlet hastaneleri                26 TL                       90 TL</p>

<p>Devlet üniversitesi hastaneleri                         26 TL                          90 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vakıf üniversitesi hastaneleri                           60 TL                          100 TL</p>

<p>Özel hastaneler                                                     60 TL                          100 TL</p>

<p>Aile Sağlığı Merkezleri                                        Ücretsiz                        Ücretsiz</p>

<p>Aile hekimlerinde ücret alınmayacak</p>

<p>Yeni düzenlemeyle aile sağlığı merkezleri ve benzeri birinci basamak sağlık kuruluşlarında hekim ve diş hekimi muayenelerinden katılım payı alınmaması uygulaması devam edecek. Ayrıca aile hekiminin sevkiyle üst basamak sağlık kuruluşlarına başvuran vatandaşlar, belirlenen katılım payını yüzde 50 indirimli ödeyecek.</p>

<p>Tebliğde yer alan bir diğer değişiklik ise süre uygulamasında yapıldı. Daha önce 5 gün olarak uygulanan değerlendirme süresi 30 güne çıkarıldı. Ancak bu değişiklik, aynı uzmanlık dalında 10 gün içinde sevksiz olarak farklı bir sağlık kuruluşuna yapılan başvurularda uygulanan ilave katılım payı kuralını değiştirmiyor. Düzenlemenin teknik ayrıntılarının SGK tarafından açıklanması bekleniyor.</p>

<p>SGK'nın yaptığı düzenleme, devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde muayene olan milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyecek. Özellikle kamu hastanelerindeki katılım payının 26 TL'den 90 TL'ye yükseltilmesi, yeni düzenlemenin en dikkat çeken değişikliklerinden biri olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin MUTLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/boluda-muayene-ucretlerine-zam</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/07/xzcz-7.jpg" type="image/jpeg" length="72726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz gıda takviyesine dikkat: "4 yaşındaki hastam ciddi bir yoğum bakım süreci yaşadı"]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/bilincsiz-gida-takviyesine-dikkat-4-yasindaki-hastam-ciddi-bir-yogum-bakim-sureci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/bilincsiz-gida-takviyesine-dikkat-4-yasindaki-hastam-ciddi-bir-yogum-bakim-sureci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımına yönelik konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, "Omega-3, D vitamini, Afrika sardunyası, ekinezya ya da kara mürver gibi ekstrelerin kullanımı çok yaygın. Nöbeti tetikleyebilir, bazen karaciğer, böbrek yetmezliğine, nakile kadar gidebilir. Bazı preparatlar erken ergenliği tetikliyor, birkaç kız hastamda çok küçük yaşta meme oluşumu olmuştu. 4 yaşındaki bir hastam, kara mürver ekstresini biraz da toksik dozda kullanmıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzmanlar, özellikle Covid-19 pandemisinden sonra vitamin ve gıda takviyelerine yönelik ilginin arttığını, ailelerin çocuklarda ise "Hasta olmasın, daha sağlıklı olsun" düşüncesiyle ürünleri kullanabildiğini ifade ediyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz da bağışıklığı güçlendirmek, büyümeyi desteklemek gibi amaçlarla alınan ürünlerin hekim tavsiyesi dışında kullanılmaması gerektiğini belirtti. Yönetci Pekuz, kontrolsüz kullanımlarda yaşanabilecek olumsuzlara ilişkin konuşurken bir hastasının yaşadığı zorlu süreci anlattı.<br />
<br />
<strong>"Doktor önerisi olmadan kullanmanın yarardan çok zararı var"</strong><br />
Çeşitli ürünlerin takviye olarak kullanılması hakkında konuşan Uzman Dr. Yönetci Pekuz, "Özellikle Covid-19 pandemisinden sonra sağlık kaygısının artması nedeniyle 2020-2025 yılları arasında dünyadaki verilere göre gıda takviyesi kullanımı çocuk yaş grubunda yüzde 46 artmış. Kesinlikle doktor önerisi olmadan, bilinçsiz bir şekilde gıda takviyesi kullanmanın yarardan çok zararı var. Özellikle 0-2 yaş grubunda bazı gıda takviyeleri rutin olarak profilaksi (hastalıkları önlemek amacıyla alınan tedbirlerin bütünü) de kullanılıyor. Özellikle 0-1 yaş arasında belli dozlarda D vitamini kullanıyoruz. 4'ncü aydan sonra ise profilaksi dozunda demir kullanıyoruz. Omega-3, D vitaminin bilinçsiz, farklı kullanımı, çeşitli Afrika sardunyası, ekinezya ya da farklı preparatlar içeren kara mürver ekstresi gibi ekstrelerin kullanımı çok yaygın" dedi.<br />
<br />
<strong>"Bitkisel demek asla zarar vermez demek değil"</strong><br />
‘Buradaki inanış; bitkiselse zararsızdır' diyerek sözlerine devam eden Yönetci Pekuz, "İlaçların birçoğu da bitkilerden elde edilir. Bitkisel, doğal içerik demek asla zarar vermez demek değildir. Buna mutlaka dikkat etmek gerekiyor. Bunlar bazı çocuklarda nöbeti tetikleyebilir, karaciğer enzimlerini yükseltebilir ve hatta bazen karaciğer, böbrek yetmezliğine, nakile kadar gidebilir. Mutlaka hekim önerisiyle, gerekliyse, eksiklik varsa kullanmak gerekiyor. Kreş başlama dönemlerinde de ‘Çocuğumun bağışıklığı güçlü olsun' diye takviye kullanımı çok yaygın. Bununla ilgili çok geniş bir çalışma yapılmış; herhangi bir bağışıklık güçlendirici ya da vitamin takviyesi kullanımının sık hastalanma üzerine herhangi bir etkisi yok. Eğer eksiklik varsa mutlaka yerine konmalı. Eksiklik yoksa gereksiz kullanımı hem karaciğer, böbrek hem de vücudumuzun diğer sistemleri üzerine ciddi anlamda toksik etkiler oluşturabilir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"4 yaşında bir çocuğu yoğun bakımda takip ettik"</strong><br />
Kişilerin çevresinden duyduğu kullanımları çocuklarında uygulamadan önce hekim görüşü alması gerektiğini aktaran Yönetci Pekuz, sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Arkadaşımın çocuğuna iyi gelmişti, alayım' hikayesi, eskiden beri ülkemizde çok yaygın. Hastalarımda çok karşılaşıyorum. Özellikle bazı preparatlar erken ergenliği tetikliyor. Birkaç kız hastamda çok küçük yaşta meme oluşumu olmuştu. Bir hastam da ciddi bir yoğun bakım süreci yaşamak zorunda kaldı. 4 yaşında bir çocuktu, biraz fazla dozda kullanılmıştı. Yoğun bakım süreciyle takip ettik, karaciğer enzimleri yükselmişti. Kara mürver ekstratı kullanmıştı, biraz da toksik dozda kullanmıştı. Buradaki en büyük handikaplardan biri; bu gıda takviyelerinin çoğunun toksik dozunu ya da güvenli doz aralığını bilmiyoruz. Tezgah üstü ilaçların, vitamin, mineral takviyelerini kullanırken çok dikkatli olmak gerekiyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/bilincsiz-gida-takviyesine-dikkat-4-yasindaki-hastam-ciddi-bir-yogum-bakim-sureci-yasadi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/06/bilincsiz-gida-takviyesine-dikkat-4-yasindaki-hastam-ciddi-bir-yogum-bakim-sureci-yasadi.png" type="image/jpeg" length="41381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene ve böcek ısırıklarında yapılması gerekenler]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte doğada geçirilen sürenin arttığını belirten Liv Hospital Ulus Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Gezdur, bu dönemde kene ve böcek ısırmalarının daha sık görüldüğünü ifade etti. Gezdur, çoğu zaman kızarıklık, kaşıntı ve şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durumların bazı vakalarda ciddi enfeksiyonların veya alerjik reaksiyonların habercisi olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>"Böcek ısırıklarında ilk müdahale önemli"</strong><br />
Sivrisinek, arı, karınca ve örümcek gibi canlıların ısırması veya sokması sonrasında cildin hızlı bir reaksiyon verdiğini kaydeden Gezdur, "Isırılan bölgede kızarıklık, hafif şişlik, yanma hissi ve yoğun kaşıntı görülebilir. İlk olarak bölge su ve sabunla temizlenmeli, ardından soğuk kompres uygulanmalıdır. En sık yapılan hatalardan biri ise bölgenin kaşınmasıdır. Kaşıma sonucu cilt bariyeri zarar görebilir ve enfeksiyon gelişebilir" dedi.<br />
<strong>"Kenenin üzerine kolonya ya da alkol dökmeyin"</strong><br />
Kene ısırıklarının diğer böcek ısırıklarından farklı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ömer Gezdur, kenelerin bazı virüs ve bakterileri taşıyabildiğine dikkat çekti. Gezdur, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Lyme hastalığı gibi önemli enfeksiyonların bulaşmasında keneler rol oynayabiliyor. Bu nedenle yanlış müdahalelerden kaçınılması gerekiyor. Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökmek, sigara bastırmak ya da gövdesinden sıkarak çıkarmaya çalışmak doğru değildir. Bu uygulamalar bulaş riskini artırabilir" diye konuştu.<br />
<strong>Kene nasıl çıkarılmalı?</strong><br />
Kenenin mümkünse bir sağlık kuruluşunda çıkarılması gerektiğini belirten Gezdur, sağlık merkezine ulaşmanın mümkün olmadığı durumlarda ince uçlu bir cımbız yardımıyla kenenin cilde en yakın noktadan tutulup ezmeden ve dik şekilde çekilerek çıkarılabileceğini söyledi.<br />
Kene çıkarıldıktan sonra kişinin yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemesi gerektiğini ifade eden Gezdur, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.<br />
<strong>Belirtilere dikkat</strong><br />
Uzm. Dr. Ömer Gezdur, aşağıdaki belirtilerin görülmesi halinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti:<br />
Isırık bölgesinde giderek büyüyen halka veya hedef tahtası şeklinde kızarıklık oluşması, bölgede aşırı ağrı, sıcaklık artışı veya iltihap gelişmesi, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ve eklem ağrılarının başlaması, nefes darlığı, yutma güçlüğü, dudak veya göz çevresinde şişlik gibi ciddi alerjik reaksiyon belirtilerinin görülmesi.<br />
<strong>"Basit önlemlerle korunmak mümkün"</strong><br />
Yaz aylarında alınacak basit tedbirlerin kene ve böcek temasını azaltabileceğini belirten Uzm. Dr. Gezdur, "Doğa yürüyüşlerinde açık renkli kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine alınmalı ve uygun böcek kovucu ürünler kullanılmalıdır. Açık alan aktivitelerinden sonra özellikle kulak arkası, saç dipleri, koltuk altları ve diz arkaları dikkatlice kontrol edilmelidir. Erken fark edilen kene teması, olası sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşır" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/06/kene-ve-bocek-isiriklarinda-yapilmasi-gerekenler.png" type="image/jpeg" length="99492"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BOLU’DA PEDALLAR SAĞLIK VE BAĞIMSIZLIK İÇİN DÖNECEK]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/boluda-pedallar-saglik-ve-bagimsizlik-icin-donecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/boluda-pedallar-saglik-ve-bagimsizlik-icin-donecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilay tarafından geleneksel hale getirilen ve bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek olan Yeşilay Bisiklet Turu, 14 Haziran Pazar günü Bolu’da gerçekleştirilecek. Sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve bağımlılıklara karşı farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlikte yüzlerce bisiklet tutkunu pedal çevirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenecek organizasyonun Bolu ayağı, Yeşilay Bolu Şubesi, Türkiye Bisiklet Federasyonu Bolu İl Temsilciliği ve Bolu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek.</p>

<p>“Sağlığın keyfini birlikte sürelim” sloganıyla düzenlenecek etkinlik için katılımcılar saat 10.00’da Anıtpark’ta bir araya gelecek. Yaklaşık 300 bisikletlinin katılması beklenen tur, şehir merkezindeki ana güzergahlardan geçerek Bolu Gençlik Merkezi’nde sona erecek.</p>

<p>Etkinlik sonunda katılımcılar için çekiliş düzenlenecek. Çekilişte bisiklet, bisiklet ekipman setleri, zeka oyunları ve çeşitli hediyeler sahiplerini bulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşilay Bolu Şube Başkanı Dr. Bayram Erden, etkinliğin gençleri sporla, doğayla ve sosyal yaşamla buluşturmayı amaçladığını belirterek tüm Boluluları aileleriyle birlikte etkinliğe davet etti.</p>

<p>📍 Toplanma Noktası: Anıtpark<br />
🕙 Saat: 10.00<br />
📅 Tarih: 14 Haziran 2026 Pazar<br />
🏁 Bitiş: Bolu Gençlik Merkezi</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nazan Gökçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/boluda-pedallar-saglik-ve-bagimsizlik-icin-donecek</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/06/boluda-pedallar-saglik-ve-bagimsizlik-icin-donecek.png" type="image/jpeg" length="73893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her 100 çocuktan 3'ü skolyoz riski taşıyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında erken tanının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünyada milyonlarca çocuğu etkileyen skolyoz, çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için geç fark ediliyor. Omurganın yana doğru eğrilmesi ve kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyoz, büyüme çağındaki çocuklarda sık görülüyor. Hastalığın erken dönemde farkedilmesi çocukların başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önünü açıyor. Omurga cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Mehmet Aydoğan, "1-30 Haziran Skolyoz Farkındalık Ayı" kapsamında ergenlik döneminde daha sık görülen skolyozun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.<br />
<strong>Skolyoz kız çocuklarını daha fazla etkiliyor</strong><br />
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Bir omzun diğerinden daha yüksek görünmesi, kürek kemiklerinden birinin belirginleşmesi, bel çukurlarında asimetri veya öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık oluşması skolyozun ilk işaretleri olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde mutlaka bir omurga uzmanına başvurulmalıdır. Toplumda sanıldığından daha sık görülen skolyoz, özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar. Skolyozun ilerleme riski kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yüksektir" dedi.<br />
<strong>Belirti vermeden ilerleyen skolyozu ayna karşısında farkedebilirsiniz</strong><br />
Skolyoz çoğu zaman sessiz ilerleyen bir omurga hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Çocuk ağrı hissetmediği için aileleri durumu fark edilmeyebilir. Aileler evde çocuklarına uygulayacağı basit ayna kontrolüyle bu rahatsızlığı erken tespit edebilir. Şöyle ki çocuk ayakta öne doğru eğildiğinde sırtın bir tarafında diğerine göre belirgin bir yükseklik veya çıkıntı görülüyorsa skolyoz açısından değerlendirme yapılması ve en kısa zamanda alanında uzman bir hekime kontrole götürülmelidir. Çünkü skolyozda erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken tanı sayesinde birçok hastada korse ve egzersiz gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" açıklaması yaptı.<br />
<strong>Skolyoz tedavisinde yeni dönem: Hem düz hem hareketli omurga</strong><br />
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "Skolyoz tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Çünkü eğriliğin derecesi, hastanın yaşı ve büyüme potansiyelinin tedavi seçiminde önemli rol oynar. Son yıllarda gelişen teknolojiler sayesinde uygun hasta grubunda hareket koruyucu cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. "İpli skolyoz ameliyatı", "füzyonsuz skolyoz cerrahisi" veya "gerdirme yöntemi" olarak da bilinen Vertebral Body Tethering (VBT) tekniğinin önemli bir seçenek haline geldi. Geleneksel skolyoz ameliyatlarında omurganın ilgili bölümü düzeltilerek sabitlenir. VBT yönteminde ise omurganın büyüme potansiyelinden yararlanılarak eğriliğin zaman içinde düzelmesi hedeflenir. Böylece uygun hastalarda hem eğrilik kontrol altına alınabilir hem de omurganın hareket kabiliyeti korunabilir" dedi.<br />
<strong>Doğru hasta seçimi tedavi başarısını artırıyor</strong><br />
Prof. Dr. Mehmet Aydoğan "VBT yöntemi özellikle büyümesi devam eden ve belirli özelliklere sahip skolyoz hastası çocuklarda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Hastanın yaşı, kemik olgunluğu, eğriliğin tipi ve derecesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir. Uygun hasta seçimi bu tedavinin başarısında en önemli faktördür. Skolyoz erken dönemde çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için gözden kaçabir. Bu nedenle özellikle 10-16 yaş arasındaki çocukların yılda en az bir kez mutlaka omurga muayenesinden geçirilmesini gerekir. Böylece erken tanı sayesinde birçok çocuk daha tedavilerle ameliyat olmadan sağlıklı bir büyüme ve geleceğe kavuşabilmektedir" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/06/her-100-cocuktan-3u-skolyoz-riski-tasiyor.png" type="image/jpeg" length="26261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK Verileri Ortaya Koydu: Bolu’da Doğurganlık Düşüyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/tuik-verileri-ortaya-koydu-boluda-dogurganlik-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/tuik-verileri-ortaya-koydu-boluda-dogurganlik-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da doğurganlık hızındaki düşüş dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı doğum istatistiklerine göre, Türkiye genelinde doğum oranları düşmeye devam ederken Bolu da en düşük oranların görüldüğü iller arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber:Faruk Çidem</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak açıklanırken, toplam doğurganlık hızı ise 1,42 çocuk seviyesine kadar geriledi. Uzmanlar, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli seviye olan 2,10’un uzun süredir aşılamadığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bolu da Listenin Alt Sıralarında</p>

<p>TÜİK verilerine göre Bolu, annelerin ikinci çocuk ile ilk çocuk arasındaki doğum süresinin en uzun olduğu iller arasında yer aldı. Kentte annelerin ikinci doğumu ile ilk doğumu arasındaki ortalama sürenin 5,1 yıl olduğu belirtildi. Bu oranla Bolu; Çanakkale, Eskişehir, Kütahya ve Denizli gibi illerle birlikte Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı.</p>

<p>Kentleşme Ve Eğitim Etkisi</p>

<p>Verilere göre özellikle yoğun kentlerde doğurganlık hızının daha düşük olduğu görülürken, eğitim seviyesinin yükselmesiyle çocuk sayısının azaldığı dikkat çekti. Yükseköğretim mezunu annelerde toplam doğurganlık hızının 1,24 çocuk olduğu açıklandı.</p>

<p>Türkiye’de doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa olurken, en düşük oran ise 1,09 çocuk ile Bartın’da görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Faruk Çidem</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/tuik-verileri-ortaya-koydu-boluda-dogurganlik-dusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/05/tuik-verileri-ortaya-koydu-boluda-dogurganlik-dusuyor-2.png" type="image/jpeg" length="93270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/hipertansiyonda-gizli-belirtiler-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/hipertansiyonda-gizli-belirtiler-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120'ye 80'in altında kabul edilir. 140/90'ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz.<br />
Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30'unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi.<br />
Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.<br />
Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120'ye 80'in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/hipertansiyonda-gizli-belirtiler-onemli</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/05/a-w706832-01.jpg" type="image/jpeg" length="21300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Bolu için kene uyarısı: Risk mayısa kadar sürüyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/uzmanlardan-bolu-icin-kene-uyarisi-risk-mayisa-kadar-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/uzmanlardan-bolu-icin-kene-uyarisi-risk-mayisa-kadar-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Bolu’nun da riskli iller arasında bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kenelerin havaların ısınmasıyla birlikte aktif hale geldiğini belirten Eroğlu, özellikle kırsal ve ormanlık alanlarda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Eroğlu, “Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor ve kasım ayına kadar etkisini sürdürüyor. Temmuz ve ağustos aylarında ise yoğunluk artıyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKKA vakalarının ilk olarak 2002 yılında Tokat’ta görüldüğünü hatırlatan Eroğlu, hastalığın yıllar içerisinde Bolu’nun da bulunduğu birçok ilde görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Uzmanlar, bağ, bahçe ve ormanlık alanlara giderken açık renkli ve uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgularken, eve dönüldüğünde mutlaka kene kontrolü yapılmasını öneriyor.</p>

<p>Eroğlu ayrıca, vücuda yapışan kenelerin gecikmeden ancak çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/uzmanlardan-bolu-icin-kene-uyarisi-risk-mayisa-kadar-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/05/uzmanlardan-bolu-icin-kene-uyarisi-risk-mayisa-kadar-suruyor-2.jpg" type="image/jpeg" length="86885"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu'da Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nde Son Durum..]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/boluda-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-hastanesinde-son-durum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/boluda-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-hastanesinde-son-durum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Bolu İl Başkanlığı tarafından yapılan paylaşımda, Karacasu’da yapımı devam eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin şehre önemli bir sağlık yatırımı kazandıracağı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Bolu İl Başkanlığı tarafından yapılan paylaşımda, hastanenin 250 yatak kapasiteli olarak planlandığı, ihtiyaç halinde ise kapasitenin 312 yatağa çıkarılabileceği ifade edildi. Yaklaşık 2 milyar TL yatırım bedeline sahip projede 184 deprem izolatörü kullanılacağı, ayrıca 31 poliklinik odası, termal havuzlar ve 500 araçlık kapalı otoparkın yer alacağı aktarıldı.</p>

<p>Modern tedavi imkanlarıyla hizmet verecek hastanenin Temmuz 2027’de tamamlanmasının hedeflendiği belirtilirken, yatırımın Bolu’ya değer katacağı ve vatandaşlara güvenli, konforlu bir tedavi süreci sunacağı vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AK Parti Bolu İl Başkanlığı paylaşımında, “Memleketimizde eser üstüne eser koymaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Elif Erdoğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/boluda-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-hastanesinde-son-durum</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/05/boluda-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-hastanesinde-son-durum.jpg" type="image/jpeg" length="79855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Alzheimer hastalarına akıllı takip: “Canlarımız Kaybolmasın” projesi umut oluyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/boluda-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-canlarimiz-kaybolmasin-projesi-umut-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/boluda-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-canlarimiz-kaybolmasin-projesi-umut-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da yürütülen "Canlarımız Kaybolmasın" projesi çerçevesinde Alzheimer hastası bir vatandaşa takılan akıllı saat, hem güvenliği hem de aileye iç huzuru sağlayacak yeni bir umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bolu</strong> Valiliği ve Yeniçağa Kaymakamlığı koordinesinde yürütülen ‘canlarımız kaybolmasın’ projesi çerçevesinde kayıp şahıs olaylarının önlenmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu minvalde Yeniçağa ilçesine bağlı Kemaller Köyü'nde yaşayan Alzheimer hastası bir vatandaşın koluna akıllı saat takıldı. Uygulama doğrultusunda, vatandaşın ikamet ettiği evin çevresinde 200 metrelik güvenli alan belirlendi. Alzheimer hastası vatandaşın bu sınırın dışına çıkması halinde, kızının cep telefonuna anlık bildirim gönderilecek. <strong>Bolu</strong> Valiliği ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Toplum destekli güvenlik hizmetleri kapsamında yürütülen bu tür uygulamalar ile özellikle risk grubunda bulunan vatandaşların korunması, kaybolma olaylarının önlenmesi ve en kısa sürede bulunmalarının sağlanması hedeflenmektedir" ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/boluda-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-canlarimiz-kaybolmasin-projesi-umut-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/04/boluda-alzheimer-hastalarina-akilli-takip-canlarimiz-kaybolmasin-projesi-umut-oluyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="88919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman doktordan 35 yaşın üzerindeki vatandaşlara uyarı: "Kalp krizleri ölüm nedeni oluyor"]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/uzman-doktordan-35-yasin-uzerindeki-vatandaslara-uyari-kalp-krizleri-olum-nedeni-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/uzman-doktordan-35-yasin-uzerindeki-vatandaslara-uyari-kalp-krizleri-olum-nedeni-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Halı saha, doğası itibarıyla riskli bir spor. Bence spor da değil; halı saha bir etkinliktir. Ben hastalarıma da mümkünse halı saha yapmamalarını öneriyorum" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 id="h1Baslik-Y1WPQ5aXUJWvU9WPI5OPEVGzA5GXYdWT"></h1>

<p><br />
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, son zamanlarda halı saha maçlarında artan kalp krizi vakalarına dikkat çekerek özellikle kontrolsüz ve ısınma egzersizleri yapılmadan oynanan halı saha maçının ciddi riskler barındırdığını söyledi. Dr. Esad Çekin, Günlük hayatın yoğun temposu sonrası oynanan halı saha maçlarının, özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlar için ciddi bir risk barındırdığını ifade etti.<br />
<br />
"Yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor"<br />
Yoğun egzersizlerin kalp krizlerini tetikleyebileceğini belirten <strong>Bolu</strong> İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Egzersiz paradoksu dediğimiz bir şey vardır. Normalde egzersiz, kalp sağlığı için çok faydalıdır. Bildiğimiz bütün kardiyovasküler risk faktörleri üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Ancak paradoksal bir şekilde, haddinden fazla yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor. Profesyonel sporcularda dahi spor esnasında ani ölümler görülebiliyor. Bu ölümlerin yüzde 90'ı spor aktivitesi esnasında oluyor. Bunların yüzde 85'inin nedeni ise kalp damar hastalıklarıdır. Düşünün, profesyonel sporcularda bile tablo bu iken, amatör sporcularda ve spor geçmişi olmayanlarda çok daha yüksek bir risk var. Halı saha maçı yapan kişiler bu nedenle yüksek bir riske maruz kalıyor" dedi.<br />
<br />
"35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor"<br />
Özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlarda kalp krizlerinin ölüm nedeni olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Normalde halı saha maçı yapan kitleler genel itibarıyla gündüz çalışmış, yorgun düşmüş; akşam halı saha maçı planlamış kişilerdir. Yemeğini yemiş, sahanın etrafına gelip sigarasını da içmiş, sonra adımını atıp hiçbir ısınma egzersizi de yapmadan bir saat boyunca yoğun bir efora giren kişiler oluyor. Hatta sadece fiziksel bir stres değil, emosyonel bir strese de maruz kalıyorlar. Çünkü maçın inanılmaz bir gerginliği oluyor. Adrenalin de yükseliyor. Dolayısıyla altta yatan sessiz kalp hastalıkları gün yüzüne çıkıp ölümlerle seyredebiliyor. Burada 35 yaşın altındakilerde ölüm nedeni yapısal hastalıklar ve doğuştan ritim bozuklukları olurken, 35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Kontroller ihmal edilmemelidir"<br />
Halı saha maçı yapmak isteyen vatandaşların belli kontrollerden geçmesi gerektiğini vurgulayan Esad Çekin, "Maçtan önce 15-20 dakika ısınma egzersizi yapmak, yemeği en az iki saat öncesinden yemek ve sigara içmemekle kardiyovasküler sistemi bu ağır yüke hazır hâle getirmek gerekiyor. Halı saha, doğası itibarıyla riskli bir spor. Bence spor da değil; halı saha bir etkinliktir. Ben hastalarıma da mümkünse halı saha yapmamalarını öneriyorum. Ancak insan sadece biyolojik bir varlık değil; insan biyopsikososyal bir bütündür. Biyolojik olarak önerilmese de psikolojik ve sosyal birçok etkisi de var. İnsanlar burada motive olduklarını ifade ediyor. Bu nedenle halı saha maçı yapılmak isteniyorsa, özellikle 35 yaşın üzerindeki kişilerin bir kalp kontrolünden geçmesi gerekiyor. Çünkü çok basit tetkiklerle biz bunları öngörüp önleyebiliriz. Kontroller ihmal edilmemelidir" diye konuştu.<br />
<br />
"İşletmelerde defibrilatör cihazı bulunmalı"<br />
Halı saha işletmelerinde defibrilatör cihazının bulunması gerektiğine değinen Çekin, "Bir otelde yangın tüpünün bulunması neyse, bir halı saha işletmesinde ya da yoğun kalabalığın olduğu yerlerde defibrilatör cihazlarının bulunması da aynıdır diye düşünüyorum. İşletmeciler, hem işletme olarak önlem almalı hem de vatandaşlarımız bireysel olarak kalp kontrollerini ihmal etmeyerek önlem almalıdır. Maalesef çok trajik şeyler görüyoruz. Bir saatimiz, bir ömre mâl olmasın" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/uzman-doktordan-35-yasin-uzerindeki-vatandaslara-uyari-kalp-krizleri-olum-nedeni-oluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/04/dsfsd-11.jpg" type="image/jpeg" length="55796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun karıştırmak Alzheimer'ı tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, burun karıştırmanın insan beyninde beta-amiloid üretimini başlatarak Alzheimer hastalığını tetikleyebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bilim insanları,&nbsp;Alzheimer hastalığı ile potansiyel bağlantıyı ortaya koyan yeni bir çalışma ortaya koydu.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">Biomolecules'de yayınlanan çalışmaya göre,&nbsp;</span>burun karıştırmanın Alzheimer hastalığını tetikleyebileceği öne sürürüldü.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu bulgu, Alzheimer'ın ilerlemesinde önemli bir faktör olduğu bilinen beta-amiloid adlı bir proteinin keşfinden kaynaklanıyor.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Araştırmacılar, burun karıştırma yoluyla bulaşan patojenlerin beyinde beta-amiloid üretimini tetikleyerek Alzheimer ile ilişkili nöroinflamasyona katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Rapor, patojenlerin beyne girmesi için potansiyel bir geçit olarak koku alma sisteminin rolünü vurgulamaktadır.Virüsler, mantarlar ve bakteriler de dahil olmak üzere patojenler, burun dokularında kalıcı enfeksiyonlar oluşturabilir, sonunda beyne ulaşabilir ve nörodejeneratif süreçleri tetikleyebilir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu doğrudan bağlantı, Alzheimer riskini azaltmak için burun hijyenini korumanın önemini vurgulamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">ALZHEİMER'IN ÖNLENMESİ İÇİN ÇIKARIMLAR</span></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Alzheimer'ın önlenmesi genellikle yaşam tarzı faktörlerine odaklanır ve burun karıştırmak da artık bunlar arasında sayılabilir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu alışkanlık geçici bir rahatlama sağlasa da, uygun burun hijyenine öncelik vermek çok önemlidir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Öneriler arasında, temizliği korumak ve beyne patojen girme riskini azaltmak için tuzlu su ile durulama veya sümkürme gibi nazik yöntemler yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/72q-sfal60qkd-87cdorja.jpg" type="image/jpeg" length="36632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin kanaması geçiren oyuncu Settar Tanrıöğen yoğun bakımdan çıktı]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Usta oyuncu Settar Tanrıöğen bazı şikayetlerle hastaneye kaldırılmış, beynindeki bir damarda kanama başladığı tespit edilince acil ameliyata alınmıştı. Kızılcık Şerbeti dizisinde Abdullah (Apo) karakterine hayat veren oyuncunun normal odaya alındığı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Son dönemde "Kızılcık Şerbeti" dizisinde canlandırdığı "Abdullah" karakteriyle adından söz ettiren usta oyuncu&nbsp;Settar Tanrıöğen, beyin kanaması geçirmişti. İki kez ameliyat edilen oyuncunun&nbsp;yoğun bakımdan çıktığı ve normal odaya alındığı öğrenildi. Birsen Altuntaş'ın haberine göre, 61 yaşındaki usta oyuncuyu kızı ve ablası yalnız bırakmıyor. Doktorlarının oyuncuya ziyaret yasağı koyduğu da belirtildi.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Oyuncunun sağlık durumuyla ilgili hastaneden yapılan açıklamada “Hastamız&nbsp;<span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">Settar Tanrıöğen’</span>in beyninde ortaya çıkan anevrizmanın (baloncuk) patlaması sonucunda beyin ve beyin zarları arasında oluşan (subaraknoid) kanama ile ilgili tedavi ve iyileşme süreci devam etmektedir. 26 Ocak 2024 tarihinden itibaren yoğun bakım servisimizde tedavi edilen hastamız, klinik durumunda görülen olumlu gelişmeler ve risklerinin azalması nedeniyle 6 Şubat 2024, Salı günü hasta odasına alınmıştır. Hastamızın tedavisi hasta odasında sürdürülecek ve ziyaretçi kısıtlamasına bir süre daha devam edilecektir" ifadeleri yer aldı.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="font-weight: 700;">KIZILCIK ŞERBETİ'NE NE ZAMAN DÖNECEK?</span></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Hastaneye kaldırıldığı günden itibaren hem&nbsp;Kızılcık Şerbeti&nbsp;dizisinin ekibi, hem de rol aldığı tiyatro ekiplerinin hastaneye akın edip durumu hakkında bilgi aldığı Tanrıöğen’in bir hafta daha hastanede kalacağı, dizi setine dönüş tarihiyle ilgili ise henüz net bir kararın alınmadığı açıklandı.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="font-weight: 700;">BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ</span></p>

<p><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Ebru Destan, ünlü isimle ilgili açıklama yapmış ve “Settar abim dün beyin kanaması geçirdi. Ameliyatı güzel geçmiş. Bir an önce sağlığına kavuşmasını dilerim. Seni seviyoruz" demişti.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">GOLD FİLM TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMA</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Kızılcık Şerbeti'nin&nbsp;yapım şirketi olan Gold Film'den yazılı bir açıklama yapılmış ve açıklamada "Hastamız işlem sonrasında tekrar yoğun bakıma alınmıştır. Sanatçı Settar Tanrıöğen'in hastanemize gelişinde olduğu gibi bilinci açık bir halde yoğun bakım servisimizde izlenmeye devam edilmektedir" ifadelerine yer verilmişti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="font-weight: 700; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">KLİNİK DURUMU STABİL" DENMİŞTİ</span></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Beyin damarlarında oluşan anevrizma kanaması nedeniyle tedavisi devam eden sanatçı&nbsp;Settar Tanrıöğen’in sağlık durumu hakkında açıklama yapılmıştı. Yapılan açıklamada “26 Ocak 2024 (Cuma) günü, baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleri üzerine yapılan tıbbi değerlendirmesinde, hastamız Settar Tanrıöğen’de; beyin damarlarında oluşan anevrizmanın (baloncuk) patlaması sonucunda beyin ve beyin zarları arasında kanama tespit edilmiştir" ifadeleri yer aldı.<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px;" />
Yoğun bakım servisine alınan oyuncuda 29 Ocak Pazar günü beyindeki kanamaya bağlı gelişme ihtimali olan beyin omurilik sıvısında artış tespit edildi ve sıvı basıncının dengelenmesi için girişimsel işlem yapıldı. Oyuncunun tedavisine devam edildiği ve "klinik durumunun stabil" olduğu bildirilmişti.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Haber Merkezi&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Feb 2024 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/yscblpxnj0iyuq-1l08d3q.jpg" type="image/jpeg" length="75074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gerede Sağlık Müdürlüğü'nden Kanser Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerede İlçe Sağlık Müdürlüğü 4 Şubat Dünya Kanser Günü'nde farkındalık yaratmak için bir basın bildirisinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerede İlçe Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “4 Şubat Dünya Kanser Günü, gerek kanser konusunda farkındalığı ve eğitimi artırarak gerekse dünyanın her yerindeki hükümetler ile bireyleri hastalığa karşı harekete geçmeye zorlayarak her yıl milyonlarca önlenebilir ölümün önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Dünya Kanser Günü; yankı uyandırmayı, değişim aşılamayı ve farkındalık günü ile sınırlı kalmayarak daha sonraki günlerde de sürdürülecek bir eylemi harekete geçirmeyi amaçlayan bir kampanyadır.</p>

<p>Kanser başlıca; tütün kullanımı, yüksek beden kütle indeksi (fazla kilolu ya da şişman/obez olma), meyve ve sebzeden fakir beslenme, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol tüketimi gibi başlıca beş davranışsal ve beslenme ile ilgili risk faktöründen kaynaklanmaktadır. Oysa yine günümüz şartlarında kanserlerin yaklaşık üçte birinin, risk faktörlerinden kaçınma ve mevcut kanıta dayalı önleme stratejilerinin uygulanması yoluyla önlenebilir durumda olduğu bilinmektedir. Ayrıca, erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilmişse birçok kanserin iyileşme olasılığının da yüksek olduğu bilinen bir gerçektir. Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kanser alanında yoğun çalışmaları bulunan uluslararası saygın kuruluşlar,&nbsp; her bireyin, küçük ya da büyük eylemlerinin, uzun vadeli, olumlu değişimlere yol açacağını ifade ederek kanserleri önleme yolunda kişilere şu risk faktörlerinden kaçınma çağrısında bulunmaktadır:</p>

<p>Sigara ve dumansız tütün ürünlerini de içeren tütün kullanımı</p>

<p>Fazla kilolu veya obez olmak</p>

<p>Düşük meyve ve sebze alımını içeren sağlıksız beslenme</p>

<p>Fiziksel aktivite eksikliği</p>

<p>Alkol kullanımı</p>

<p>Cinsel yolla bulaşan Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu</p>

<p>Hepatit veya diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet</p>

<p>İyonlaştırıcı ve ultraviyole radyasyon maruziyeti</p>

<p>Kentsel hava kirliliği</p>

<p>Katı yakıt kullanımından kaynaklanan iç mekân dumanı</p>

<p>Ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama programında, Meme kanseri taraması; 40-69 yaş arasındaki kadınlara yılda bir kez klinik meme muayenesi yapılmakta, 2 yılda bir mamografi çekilmektedir.&nbsp; Rahim ağzı kanseri taraması; 30- 65 yaş arası&nbsp; kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA&nbsp; testi ile yapılmaktadır. Kalın bağırsak kanseri taraması; 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi (GGK) yapılmakta, 10 yıl da birde kolonoskopi önerilmektedir.</p>

<p>Tarama sonrasında pozitif ya da şüpheli bulunan kişiler ikinci, üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmekte ve ileri tetkikler yapılmaktadır. Teşhis ve tedavi hizmetleri ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde hem taramaları artırmak hem de sağlık okur yazarlığı konusunda vatandaşlarımızı bilgilendirmek üzere 81 ilde kanser farkındalık çalışmaları yapılmaktadır.</p>

<p>Bakanlık olarak benimsediğimiz “4 Şubat Dünya Kanser Günü” farkındalık mesajımız “Kanserden korunmak herkesin hakkıdır. Siz de kanserden korunmak&nbsp; ve kendinize uygun taramaları yaptırmak için; Toplum Sağlığı Merkezlerine (TSM) bağlı olarak hizmet veren&nbsp; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’ne başvurabilirsiniz”.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/asayis-52.jpg" type="image/jpeg" length="33873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Korkutan Açıklama !]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü yaptığı yeni açıklama ile korkutan bir gündem yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">Dünya&nbsp;<a class="tag-link" href="https://www.cthaber.com/haberleri/saglik" rel="nofollow" style="text-decoration-line: none; font-weight: 800; color: rgb(0, 0, 0);" target="_blank" title="Tüm Sağlık haberleri">Sağlık</a>&nbsp;Örgütü yaptığı yeni açıklama ile korkutan bir gündem yarattı.</p>

<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">DSÖ kanser hastalığı ile ilgili yeni bir açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">Yapılan açıklamada:"2050'ye kadar 35 milyon kişi daha kanser olacak." İfadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Feb 2024 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/20240203-221741.jpg" type="image/jpeg" length="13602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gece uykusunun enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde büyük önem taşıdığını belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Vural Fidan, “7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;">İnfluenza, koronavirüs, grip, soğuk algınlığı, nezle gibi enfeksiyon hastalıklarının yaygın olduğu şu günlerde, kaliteli&nbsp;</span><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/uyku" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;" target="_blank" title="uyku ile ilgili haberler">uyku</a><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;">&nbsp;büyük önem taşıyor. Özellikle gece uykusunun, hastalık öncesi ve tedavi süreçlerinde bireylerin bağışıklık sistemine doğrudan etkisinin bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, uyku süresinin günde 7 saatin altında düşmemesi konusunda uyarıda bulunuyor.</span><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin, 3 kata kadar daha fazla hasta olma ihtimali bulunduğunu belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr.</span><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">&nbsp;</span><strong style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem; box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Vural Fidan</strong><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">, “</span><em style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem; box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Yurtdışında da yapılan çatışmalarda, 7 saatin altında uyuyan kişilerin, hastalığa yakalanma ihtimali 3 kat daha fazladır</em><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">” dedi.&nbsp;</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; color: rgb(34, 34, 34);">“7 SAATTEN AZ 7 SAATTEN AZ UYUYAN KİŞİLERİN VÜCUT DİRENÇLERİ DÜŞÜYOR”</h3>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 1.2rem; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; margin: 0px 0px 1.5rem; line-height: 1.6; text-rendering: optimizelegibility; color: rgb(34, 34, 34);"><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/saglik" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; background-color: transparent; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;" target="_blank" title="Sağlık ile ilgili haberler">Sağlık</a>lı uyku ile bireylerin hastalıklardan korunabileceğini ve tedavi sürecini hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Vural Fidan, “<em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Pandemi döneminde çok büyük bir tecrübe kazandık. Tedavisi konusunda zorlandığımız bazı hastalıklar, özellikle viral hastalıklar konusunda bizim yapmamız gereken vücut sağlığımızı yani immün sistemimizi korumak. Bu immün sistemi korumak için beslenmenin yanı sıra&nbsp;<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/uyku-duzeni" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; background-color: transparent; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;" target="_blank" title="uyku düzeni ile ilgili haberler">uyku düzeni</a>&nbsp;de çok önemlidir. Yurt dışında da yapılan çatışmalarda da belirtilmiştir,</em><em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">7 saatin altında uyuyan kişilerin immün sistemleri yani vücut dirençleriyle ilgili çok ciddi bir azalma oluyor. Aynı mikroplara maruz kalsalar bile uyku süresi ne kadar kısalırsa 3 kat daha fazla hasta olmaları mümkün. Tabii bu bir kısır döngü. Solunum yolu enfeksiyonları, hava yolu tıkanmasıyla beraber hastanın gece boyunca uykusunun bölünmesine ve uykuyu devam ettirmede zorluklara yol açıyor. Bu da hastaların derin uykuya geçememelerine yol açıyor. Ne yazık ki immün sistemin regülasyonu yani vücut direncinin organizasyonu aşamalarını kişi göremiyor.</em><em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Burun tıkanıklığı veya hava yol tıkanıklığı arttıkça uykusu bozuluyor. Uykusu bozuldukça vücut direnci düşüyor. Tabii bunu kırabilmek için veya bir düzene sokabilmek için mutlaka kişilerin üst hava yollarını açık tutmalarını tavsiye ediyoruz. Yatmadan önce burun temizliği çok önemli bir aşaması. Çünkü hava yolumuzu burnumuzdan almış olduğumuz nefesi ağzımızdan vererek kullanmamız gerekiyor normalde. Bunu da sağlayabilmeleri için mutlaka burun açılması ve açık tutulması gerekiyor</em>” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/kapak-120816.jpg" type="image/jpeg" length="89003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigara kullananlar dikkat! Bir daha hiç...]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kokusu ve tadı nedeniyle son dönemlerde özellikle gençler arasında popüler hale gelen elektronik sigaranın bir kötü özelliği daha ortaya çıktı. Elektronik sigara kullananların ‘tiryaki dilli’ hastalığına yakalanıp tat alma duyusunu tamamen ya da kısmi olarak kaybetme riski olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Sigarayı bırakmak için ya da kokusu ve tadı nedeniyle&nbsp; elektronik sigaralara kullananlar için uzmanlar uyarılarda bulundu. </span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">‘Tiryaki dili’ sendromuna yakalanılabileceğine dikkat çeken uzmanlar, kalıcı veya ciddi tat sorunlarının yaşanılmaması için öneriler verdi.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Elektronik sigaraların yasaklanmasına ilişkin haberlerin geçen yılın sonlarına doğru gündeme gelmesiyle birlikte, elektronik sigara kullanıcıları için dalga dalga kötü haberler gelmeye başladı.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Bu renkli meyve aromalı elektronik sigaralar, başlangıçta sigara içenler için bu kötü alışkanlığı bırakmanın bir yolu olarak üretilmişti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Ancak araştırmalar, bu tür cihazların sigarayı bırakmayı daha zor hale getirdiğini ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Son olarak İngiltere, elektronik sigaraların genç nesiller arasında son derece popüler hale gelmesiyle birlikte bu tütün içeriğini yasaklayacağını duyurdu.</span></p>

<h4 segoe="" style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 25px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">TİRYAKİ DİLLİ&nbsp; HASTALIĞI NEDİR?</h4>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Dr. Rhona Eskander’e göre, elektronik sigara içmek ‘tiryaki diline’ sahip olmanıza neden olabilir. Tiryaki dilli olmanın ne demek olduğunu da anlatan uzman, “Bu, bir kişinin elektronik sigara içerken tat alma yeteneğinde bir kayıp veya azalma anlamına gelir. Elektronik sigara içerken tat alma yeteneğinin geçici olarak kaybolması ya da azalması, elektronik sigara cihazları kullanılırken çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.Bu nedenlerden biri, burnunuz nedeniyle ‘tada karşı duyarsızlaşmanız’ anlamına gelen ‘koku yorgunluğu’dur. Diğer nedenler ise ‘belirli aromalara aşırı maruz kalma’, dehidrasyon, sigara içme geçmişi ve bireysel değişkenlik’ olarak sıralanıyor.</p>

<h4 segoe="" style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 25px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">NE YAPILMALI?</h4>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Fakat uzmana göre, tiryaki dili kulağa ciddi gelse de, ‘doğası gereği tehlikeli’ değil. Fakat sigara kullananlar için oldukça can sıkıcı ve sinir bozucu olabiliyor.Dr. Rhona Eskander bu sendrom ile birlikte nelerin değiştiğini şu şekilde açıkladı:</p>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">“Tiryaki diliyle ilgili endişe, bunun diğer sağlık sorunlarını maskeleme potansiyelinde yatmaktadır. Bazı durumlarda, kalıcı veya ciddi tat sorunları altta yatan ağız sağlığı sorunlarının ve hatta sistemik sağlık sorunlarının göstergesi olabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/yasli-kadin-kargo-dagitim-aracinin-altinda-can-verdi-8.jpg" type="image/jpeg" length="65834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarına göre çay içmek yaşlanmayı yavaşlatıyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme şekli yaşlanmayı etkileyen faktörlerden biri olarak görülüyor. Yediğimiz yiyecekler vücudumuza daha uzun ve daha sağlıklı yaşamamıza yardımcı olabilecek bir dizi temel besin maddesi sağlıyor. Bilim insanlarına göre çay da yaşlanmayı yavaşlatan besinlerden biri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bilim insanlarına göre çay yaşlanma hızını ciddi oranda düşürüyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Hayvan deneyleri, çaydaki polifenol adı verilen bitki bazlı bileşiklerin solucanların, sineklerin ve farelerin ömrünü uzattığını öne sürdü.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">İnsanlarda yapılan çalışmalar çay tüketiminin yaşa bağlı çeşitli hastalıkların riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu buldu. Kalp hastalığı, diyabet, demans ve kanser gibi hastalıklar bunlardan bazıları.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Ancak çay tüketimi ile biyolojik yaşlanma arasındaki ilişkiyi inceleyen çok az çalışma bulunuyor.</span><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çin'in Sichuan Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşları 30 ile 79 arasında değişen yaklaşık 14 bin katılımcının verilerini kullanarak çay tüketiminin uzun ömürle ilişkisini araştırdı.</span></p>

<p><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Katılımcılara bir günde kaç fincan çay içtikleri soruldu içtikleri çay fincanlarının sayısı soruldu ve toplanan sayı yaşlanmanın biyolojik göstergeleri açısından ele alındı.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Katılımcılar iki ila dört yıl sonra bir takip çalışmasında tekrar değerlendirildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">GÜNDE ÜÇ FİNCAN ÇAY İÇMEK GEREKLİ</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bu verilerden bariz bir sonuç ortaya çıktı: Çay tüketimi, özellikle makul miktarda çay içen kişiler için, daha yavaş biyolojik yaşlanmayla ilişkilendirildi.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Araştırmalar günde yaklaşık üç fincan çay tüketmenin belirgin yaşlanma karşıtı faydalar sağlayabileceğini öne sürüyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çayın içinde bu potansiyel yaşlanma karşıtı özellikleri destekleyebilecek bir takım moleküller var.</span><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çay bitkisi iltihabı azaltmada, hücresel reaksiyonların toksik yan ürünlerini temizlemede ve hücre dönüşümünü artırmada rol oynadığı düşünülen polifenoller ve antioksidanlar açısından çok zengin.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çalışma, çayın yaşlanma sürecini yavaşlatmaya ve yaşla ilişkili hastalık riskini azaltmaya yönelik etkilerine dair heyecan verici kanıtlar sunuyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bulgular, beslenme odaklı yaşlanma karşıtı müdahalelerin geliştirilmesinde ve sağlıklı yaşlanma politikalarına rehberlik etmede çayın rolünü vurguluyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/pv0crikum0ybiilpeqr2hq.jpg" type="image/jpeg" length="77404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ilaçları balımızı da zehirliyor! Güvenli bala nasıl ulaşacağız?]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilinçsiz bir şekilde kullanılan tarım ilaçları maalesef ki sağlığımıza olan faydaları saymakla bitmeyen balımızı da zehirli hale getiriyor. Yapılan birçok araştırma ve analiz, bal dahil olmak üzere arı ürünlerinde birçok pestisit (zehir) kalıntısı olduğunu doğruluyor. Buğra Adil Buyrukçu yazdı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahte bal tehlikesinin yanı sıra bir de zehir kalıntısı sorunu nedeniyle artık sağlıklı bal bulmak pek de kolay değil. Hastalıklar mücadelemizde daha hızlı iyileşmek ve bağışıklığımızı güçlendirmek için şifa kaynağı baldan oldukça fazla yararlanıyoruz. Ancak tarım ilaçları ve arı sağlığını korumak için kullanılan ilaçlar, balımızı da zehirli hale getiriyor. Ülkemizin yoğun arıcılık yapılan bölgelerinde gerçekleştirilen analizler ise bu durumu doğruluyor. Özellikle yoğun tarım alanlarına yakın bölgelerde toplanan bal ve ölü arı örneklerinin analizlerinde maalesef ki, çok sayıda pestisit (zehir) kalıntısına rastlanıyor.</p>

<p><b>ANALİZLER TEHLİKEYİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR</b></p>

<p>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de pestisit kullanımı her geçen gün artış gösteriyor. Özellikle çeşitli tarım ürününün yetiştirildiği bölgelerde kullanılan farklı tür pestisitler, arılar için ölümcül bir tehlike oluşturuyor. Araştırmacıların yoğun tarım yapılan Ege ve Akdeniz bölgelerinde topladıkları bal ve ölü arı örneklerinin sonuçları ise hiç de iç açıcı değil. Çünkü analiz edilen bal örneklerinin çoğunda çok sayıda zehir kalıntısı olduğu gözlenmiş. Bu durum bir tek ülkemiz için geçerli bir tehdit değil. Mesela Kuzey Amerika’da araştırmacılar, polen ve balmumundan oluşan toplam 749 örnek üzerinde yaptıkları incelemede; 118 farklı pestisit ve metabolit tespit etmişler. Dünya genelinde toplanan bal örneklerinin dörtte üçünün pestisit içerdiği de yine araştırmalarla gösterildi.BALLARDA KALINTI İKİ YOLLA OLUŞUYORTarım ilaçları her ne kadar devlet tarafından izin verilen oranda kullanılıyor olsa da ballarda kalıntı oluşturabiliyor. Ayrıca arı sağlığı için kullanılan veteriner ilaçları da ballarda kalıntı sorunu yaratabiliyor. Özellikle yasal olmamasına rağmen arı hastalıklarıyla mücadelede bilinçsizce kullanılan antibiyotik türevleri, kalıntı sorununun ana nedenlerinden birini oluşturuyor.</p>

<p><b>BALIN FAYDA SAĞLAYABİLMESİ İÇİN KALINTI İÇERMEMESİ ŞART</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bal, arı sütü, polen ve propolis gibi ürünler, insanlar tarafından en fazla tüketilen arı ürünleridir. Bu ürünler, birçok hastalığın iyileştirilmesi için yüzyıllardır yaygın bir şekilde kullanılıyor. Mesela Oxford Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir araştırma da balın üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki ilk basamak tedavide kullanılan antibiyotiklerden daha etkili olduğu tespit edildi. Ancak bilmemiz gereken önemli bir detay var. Bal ve arı ürünlerinin insan sağlığına fayda sağlayabilmesi için hiçbir kalıntı ve yabancı madde içermemesi gerekiyor. Çünkü pestisitler, kimyasal yapıları nedeniyle tüm canlılar için toksik etki yaratıyor.GÜVENLİ BALA NASIL ULAŞACAĞIZ?Ülkemizde yapılan birçok analiz sonucunda kalıntı olmayan balların da olduğunu biliyoruz. Ancak bu ballara ulaşmak için güvendiğiniz ve laboratuvar analizleri yapılmış ürünleri tercih etmeniz oldukça önemli. Kalıntı sorununun yanı sıra baldaki diğer önemli tehlike olan sahte bala da çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü aldığınız balın sahte olduğunu renginden, kokusundan ya da kıvamından anlayamazsınız. Bunu anlamanın tek yolu, gıda kontrol laboratuvarlarında gelişmiş analizler yaptırmaktır. Yapılan analiz raporunda ise balın prolin değeri, HMF değeri, diastaz sayısı, nem oranı, asitlik derecesi, balın su içeriği, iletkenliği, renk değeri ve şeker oranları incelenir. Bunlar arasında ise prolin ve HMF (Hidroksimetil Furfural) değerlerinin kaç olduğu çok önemlidir.</p>

<p><b>İYİ BİR BALDA PROLİN DEĞERİ KAÇ OLMALIDIR?</b></p>

<p>Prolin değeri, balın gerçekliğinin, kalitesinin ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesinde kullanılan en önemli parametredir. Sadece balda bulunur ve bunu yapay yollarla dışardan sağlamak mümkün değildir. Bu değerin yüksekliğini iklim, deniz seviyesinden yükseklik ve en önemlisi bitki çeşitliliği belirler. Arı, ne kadar çevre değiştirirse, prolin değeri o kadar artar. Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine göre baldaki prolin miktarı en az 300 mg/kg olmalıdır. Tedavi amaçlı kullanılan balın prolin değerinin ise 950 mg/kg üzeri olması önerilir.HMF DEĞERİ NEDEN ÖNEMLİDİR?Hidroksimetil Furfural (HMF), şekerli gıdaların uygun olmayan sıcaklıklarda saklanması ve üretimleri sırasında uygulanan ısıl işlemden dolayı meydana gelmektedir. Uygun olmayan şartlarda depolanan ballarda HMF miktarı ciddi oranda artmaktadır. Işık, depo sıcaklığı ve nem, baldaki HMF miktarını etkileyen faktörler arasındadır. Örneğin; bal, cam kavanoz gibi şeffaf bir ambalajdaysa, karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Balda HMF değerine, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde 40 mg/kg’a kadar izin verilmektedir. Yapılan araştırmalar, HMF’nin yüksek dozda alınması durumunun üst solunum, göz, deri ve mukoza tabakasını tahriş edebileceğini göstermektedir. Başka bir çalışmada ise fazla miktarda tüketimle beraber tümör oluşum riskini arttırdığı gözlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sude KAHRAMAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jan 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/bal.webp" type="image/jpeg" length="77781"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
