<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bolu Takip Gazetesi, Bolu haberleri, Bolu, Bolu Gündem, bolu belediyesi, tanju özcan, haber, yerel haber, bolu dağı, zam, asgari</title>
    <link>https://www.bolutakip.com</link>
    <description>Bolu Takip Gazetesi, Bolu’nun son dakika ve güncel haberlerini, tarafsız habercilik anlayışıyla kamuoyuna sunuyor. Bolu’ya dair gelişmeleri kaçırmamak için bizi takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bolutakip.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Bolu Takip Gazetesi olarak, haberlerimizin kaynak gösterilmeden yayımlanması yasaktır. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 10:43:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Rüzgar Bebek Dubai’ye Uçtu]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebek-dubaiye-uctu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebek-dubaiye-uctu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da SMA hastası Rüzgar bebek için başlatılan yardım kampanyasının ardından kritik bir aşamaya gelindi. Sağlık Bakanlığı onayıyla Dubai’deki tedavi merkezine kabul edilen Rüzgar bebek, ilacına kavuşmak üzere yola çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber:Berfin MUTLU</strong></p>

<p>Ümit ve Ebru Göktaş çiftinin çocuğu olan SMA hastası Rüzgar bebek, aileisyle birlikte yaklaşık 5 saat sürecek yolculuk için yola çıktı. Sağlık Bakanlığı onayıyla kabul edilen tedavi merkezine gidecek olan aile, umut dolu sürecin ilk adımını attı.</p>

<p>Kampanyanın olumlu sonuçlanmasının ardından Bolu Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte yüzlerce kişi, Rüzgar bebek için balonlar gökyüzüne bırakmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aylar süren sabır, mücadele ve duaların ardından gelen bu gelişme, sadece aile için değil, tüm Bolu için büyük bir sevinç ve umut kaynağı oldu. Rüzgar bebek şimdi, hayata daha sıkı tutunacağı tedavi yolculuğu için Dubai’ye doğru yola çıkmış durumda.</p>

<p><img height="557" src="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-31-115510.png" width="468" /><img height="819" src="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-31-115336.png" width="573" /><img height="865" src="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-31-115342.png" width="557" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin MUTLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebek-dubaiye-uctu</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/03/ruzgar-bebek-dubaiye-uctu.jpg" type="image/jpeg" length="39728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolulu Demirkol'a önemli görev]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/bolulu-demirkol-kamu-hastaneleri-genel-muduru-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/bolulu-demirkol-kamu-hastaneleri-genel-muduru-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolulu Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu tarafından Kamu Hastaneleri Genel Müdürü olarak görevlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Elif ERDOĞAN</strong></p>

<p>2024 yılında Halk Sağlığı Genel Müdürü olarak görev yapan Demirkol, Sağlık Bakanlığı bünyesinde yeni bir göreve getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü; Türkiye genelindeki devlet hastaneleri ile ağız ve diş sağlığı merkezlerinin yönetiminden sorumlu birimler arasında yer alıyor. Genel müdürlük, sağlık tesislerinin planlanması, hizmet kalitesinin artırılması, tıbbi altyapının geliştirilmesi ve hasta güvenliği gibi alanlarda çalışmalar yürütüyor.</p>

<p>Atama, Demirkol’un memleketi Bolu’da da karşılık buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Elif Erdoğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/bolulu-demirkol-kamu-hastaneleri-genel-muduru-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/bolutakip-com/uploads/2026/03/bolulu-demirkola-onemli-gorev.jpg" type="image/jpeg" length="26157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[RÜZGAR BEBEĞİN PARASI TAMAMLANDI]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebegin-parasi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebegin-parasi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’nun tek SMA hastası Rüzgar bebek için başlatılan yardım kampanyası, vatandaşların yoğun desteğiyle arefe günü itibarıyla tamamlandı. Tedavi süreci için Dubai’den onay alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu’da aylardır devam eden dayanışma, bayram öncesinde sevindirici bir haberle sonuçlandı. SMA hastası Rüzgar bebek için başlatılan yardım kampanyasında ihtiyaç duyulan tedavi ücreti, duyarlı vatandaşların destekleriyle tamamlandı.</p>

<p>Fitre ve zekât bağışlarının da katkısıyla arefe günü itibarıyla hedeflenen miktara ulaşıldığı öğrenildi. Sürecin ardından Sağlık Bakanlığı’nın onayıyla Dubai’deki tedavi merkeziyle iletişime geçildi ve Rüzgar bebek için tedavi süreci kabul edildi.</p>

<p>Bundan sonraki süreçte Rüzgar bebeğin tedavisinin, bakanlığın takibiyle ilerleyeceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük mutluluk yaşayan aile, destek veren tüm Bolu halkına teşekkür etmek amacıyla bu akşam saat 22.00’de sosyal medya üzerinden canlı yayın yapacak.</p>

<p>Öte yandan bayram sonrasında, daha önce söz verildiği gibi Rüzgar bebek için bir etkinlik düzenlenecek ve gökyüzüne balonlar bırakılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin Mutlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/ruzgar-bebegin-parasi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/03/ruzgar-bebegin-parasi-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="96260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu’da Kurulan Sağlık Stantları Vatandaşlarla Buluştu]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/boluda-kurulan-saglik-stantlari-vatandaslarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/boluda-kurulan-saglik-stantlari-vatandaslarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu İl Sağlık Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca şehir genelinde kurduğu sağlık stantlarıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyor. Stantlarda sağlıklı beslenmeden kanser taramalarına, 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nden UMKE faaliyetlerine kadar birçok konuda farkındalık oluşturuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Sinem Altunay</strong></p>

<p>Bolu İl Sağlık Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca kent genelinde kurduğu sağlık stantlarıyla vatandaşlarla buluşarak koruyucu sağlık hizmetleri ve acil durum farkındalığı konusunda bilgilendirme çalışmaları gerçekleştiriyor.</p>

<p>Ramazan ayında farklı noktalarda kurulan stantlarda sağlık ekipleri vatandaşlara sağlıklı yaşam, hastalık taramaları ve acil durum müdahaleleri hakkında bilgi veriyor.</p>

<p><strong>KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ ANLATILIYOR</strong></p>

<p>Bolu İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında kurulan stantlarda vatandaşlara özellikle sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirme yapılıyor. Ramazan ayında değişen beslenme düzenine dikkat çekilerek dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemi anlatılıyor.</p>

<p>Ayrıca stantlarda kanser ve kronik hastalık taramaları hakkında bilgi verilerek vatandaşlar gerekli tarama programlarına yönlendiriliyor.</p>

<p><strong>ACİL DURUMLAR İÇİN FARKINDALIK ÇALIŞMASI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekipleri tarafından kurulan stantlarda 112 Acil Sağlık Hizmetleri sistemi, UMKE’nin faaliyetleri ve Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazlarının kullanımı hakkında da bilgilendirme yapılıyor.</p>

<p>Vatandaşlara acil durumlarda doğru müdahalenin nasıl yapılacağına dair temel bilgiler aktarılırken, sağlık hizmetlerine erişim konusunda da yönlendirmelerde bulunuluyor.</p>

<p><strong>RAMAZAN BOYUNCA DEVAM EDECEK</strong></p>

<p>Bolu İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, yürütülen çalışmalarla toplumda sağlık bilincini artırmayı, acil durumlara karşı farkındalığı güçlendirmeyi ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Ramazan ayı boyunca Bolu’nun farklı noktalarında kurulan sağlık stantlarıyla bilgilendirme faaliyetlerinin devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bolu Nabız Gazetesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/boluda-kurulan-saglik-stantlari-vatandaslarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/03/boluda-kurulan-saglik-stantlari-vatandaslarla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="17345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı açıkladı: İşte akran zorbalığının iki nedeni, Aile tutumu ve sosyal medya]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/uzmani-acikladi-iste-akran-zorbaliginin-iki-nedeni-aile-tutumu-ve-sosyal-medya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/uzmani-acikladi-iste-akran-zorbaliginin-iki-nedeni-aile-tutumu-ve-sosyal-medya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da son dönemde artış gösteren akran zorbalığı vakalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Akran zorbalığının sebebi aile tutumu ve sosyal medya" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h1 id="h1Baslik-Y1WPQ5aXUJWnYFWLI5OPEVGrERGXYhWH"></h1>

<p><br />
<br />
<strong>Bolu</strong>'da son zamanlarda artış gösteren ve dikkat çeken akran zorbalığı olaylarına ilişkin Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt değerlendirmelerde bulundu. Öğüt, zorbalığın temelinde yatan nedenlere değinerek, hatalı aile tutumları ile sosyal medyanın gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine vurgu yaptı. Akran zorbalığıyla ilgili doğru mücadele yöntemleri hakkında da bilgilendirmelerde bulunan Uzman Psikolog Öğüt, mağdurların durum karşısında yalnız kalmaması gerektiğini hatırlattı. Zorbalıkla karşı karşıya kalındığında izlenmesi gereken yolları aktaran Öğüt, bu tür olaylara maruz kalanların mutlaka durumu aileleriyle paylaşması ve ilgili mercilerden profesyonel yardım alması gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
"İlerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor"<br />
Akran zorbalığını uygulayan çocukların, aileden gördüğü tutumları sergilediğinden bahseden Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Bunun bir sürü faktörü olsa bile aslında iki maddeye ayırabiliriz. İlki, çocukların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı içerikler diyebiliriz. İkincisi de aile tutumu. Çünkü ilerleyen süreçte tutumlarımız çocuklarımızı etkilemeye başlıyor. Çocuklar aslında o tutumların devamını getirerek bu şekilde davranan bireyler olmaya başlıyor. Çocukların ve gençlerin maruz kaldıkları içerikler için öncelikle bunların takip edilmesi gerekiyor. Maalesef her zaman takip etme yapılamayabiliyor. Burada çok önemli bir silahımız var; çocuklarımızla aramızdaki bağı koruyabilmek. Çocuğumuz, onu rahatsız eden ya da ona farklı gelen, ürkütücü gelen bir içerik gördüğü zaman gelip ailesiyle paylaşması ve bu bağı koruyabilmek elimizdeki en güçlü silah oluyor. Böylelikle takip edemediğimiz konularda çocukların güvenini kazanarak onların ne izlediklerini ya da nelere maruz kaldıklarını öğrenebiliyoruz" dedi.<br />
<br />
"Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli"<br />
Akran zorbalığı eğiliminde olan ve zorbalığa uğrayan çocuklarla ilgili doğru mücadele yöntemleri seçilmesi gerektiğini vurgulayan Çağın Mert Öğüt, "Öncelikle zorbalık yapan ya da zorbalığa maruz kalan şeklinde düşünebiliriz. Ailenin tutumları gayet yolunda olsa bile bazen çocuklar etkilendikleri durumda zorbalık davranışına başvurabiliyor. Burada mümkünse ailenin bu konuya destek vermesi, bu konuyu önemsemesi ve destek almaları çok faydalı olur. Zorbalığa uğrayan tarafta ise haklıyken haksız duruma düşmemek durumunu biz çok önemsiyoruz. Doğru yöntemlerle mücadele etmek çok önemli. Burada çocuk veya genç gerekli mercilerden yardım alabilir. Örneğin okul yönetiminden, rehberlik biriminden, öğretmeninden ve en önemlisi ailesine bu konuyu açarak bu konuda nasıl ilerlemesi ve nasıl bir tutum geliştirmesi gerektiğini yetkili mercilerle ve ailesiyle görüşmesi çok önemli olur" şeklinde konuştu.<br />
<br />
Sözlerinin sonunda çocuklara ve ailelere tavsiyelerde bulunan Çağın Mert Öğüt, "Çocukların, gençlerin maruz kaldığı içerikleri takip edebilmek çok önemli. Eğer takip edemiyorsak aramızdaki bağı güçlendirip onların bize bunları anlatması en önemli silahımız haline geliyor. Bağımızı kesinlikle güçlü tutmalıyız. Bununla beraber kendi tutumlarımızı gözden geçirmeliyiz. Ve çocuklarımızın tutumlarıyla ilgili bir yanlışlık gözlemliyorsak bununla ilgili gerekirse destek almalıyız" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/uzmani-acikladi-iste-akran-zorbaliginin-iki-nedeni-aile-tutumu-ve-sosyal-medya</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/02/sdadsa-4.jpg" type="image/jpeg" length="40591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu Fizik Tedavi Hastanesi'nden müjde]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/bolu-fizik-tedavi-hastanesinden-mujde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/bolu-fizik-tedavi-hastanesinden-mujde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’da sağlık hizmetlerinde önemli bir adım atıldı. İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde mesai sonrası poliklinik ve ayaktan fizik tedavi hizmeti başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane yönetimi tarafından yapılan duyuruya göre, vatandaşlar artık hafta içi 17.00 – 20.00 saatleri arasında da poliklinik ve ayaktan fizik tedavi hizmetlerinden yararlanabilecek. Uygulamanın, özellikle gündüz saatlerinde hastaneye gitme imkânı bulamayan hastalar için büyük kolaylık sağlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, mesai sonrası hizmet sayesinde hem randevu yoğunluğunun azaltılmasının hem de tedaviye erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Hizmetten faydalanmak isteyen vatandaşların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden ya da ALO 182 hattı aracılığıyla randevu alabilecekleri hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Faruk Çidem</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/bolu-fizik-tedavi-hastanesinden-mujde</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/02/fizik-tedavi-yeni-saat.png" type="image/jpeg" length="74342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Doğru iftar beslenmesi bağışıklığı güçlendiriyor’]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/dogru-iftar-beslenmesi-bagisikligi-guclendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/dogru-iftar-beslenmesi-bagisikligi-guclendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İftarda doğru besinlerin uygun miktarlarda tüketilmesinin, oruç tutarken bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "İftarda protein ve sebze ağırlıklı beslenmeliyiz. Çok fazla karbonhidrat, yağlı, tuzlu, bol baharatlı gıdalardan kaçınmalıyız. Özellikle sindirim sistemini yormamak adına besinleri daha yavaş yemeye özen göstermeliyiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liv Sağlıklı Yaşam ve Danışma Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, iftarda doğru beslenme hakkında bilgilendirmede bulundu. Sağlıklı ve yeterli beslenmenin, vücut direncini arttırarak hastalıklardan korunmada önemli rol oynadığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam ve Danışma Merkezi’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, bu nedenle sahurda ve iftarda doğru besinlerin uygun miktarlarda tüketilmesinin, oruç tutarken bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de katkıda bulunduğunu ifade etti.<br />
<br />
<strong>"Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein yönünden zengin beslenilmeli"</strong><br />
Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan döneminde beslenme sahur ve iftar olmak üzere iki ana öğünden oluşur. Sahur öğünü atlanmaması gereken önemli bir öğündür. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein yönünden zengin, tam buğdaylı ekmek gibi lif açısından zengin, sebze ve meyve gibi antioksidan açısından zengin ve tokluk hissini artıracak besin grupları tercih edilmelidir" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Gece 23.00-04.00 saatlerinde uykuda olmak önemli"</strong><br />
Sahur gibi iftarda da doğru beslenmenin bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak için çok önemli olduğuna işaret eden Diyetisyen Yıldırım, şu önerilerde bulundu:<br />
"İftarda protein ve sebze ağırlıklı beslenmeliyiz, çok fazla karbonhidrat, yağlı, tuzlu, bol baharatlı gıdalardan kaçınmalıyız. Özellikle sindirim sistemini yormamak adına çok hızlı yemek tüketmek yerine daha yavaş yemeye özen göstermeliyiz. Uyku düzenine mutlaka önem verilmelidir, ramazanda da en az 7-8 saat uyumaya özen gösterilmelidir. Özellikle vücudun melatonin salgıladığı hücre yenilenmesi sağlanan gece 23.00-04.00 saatlerinde uyku halinde olmak, bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok önemlidir. Bol su içmeye özen gösterilmelidir, su bağışıklık sisteminin güçlü olmasında çok önemlidir. Az tüketildiğinde vücuttan toksik maddelerin atılamaması bağışıklık sistemine zarar verir."<br />
<br />
<strong>"İftarda besleyiciliği yüksek bir çorba için"</strong><br />
Sahur ve iftar öğünlerinde bol sıvı almaya, yeterli protein tüketmeye özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Yıldırım, "Sahur öğününde yumurta, ceviz, badem gibi tokluk etkisi yüksek ve mevsim meyvesi sebzesi gibi lif ve vitamin içeriği yüksek hafif bir kahvaltı tercih edilmelidir. İftar öğününde besleyiciliği yüksek bir çorbanın ardından yavaş bir şekilde sebze veya et yemekleri tüketilmelidir. İki dilimi geçmeyecek şekilde tam buğday ekmeği ve beraberinde salata, yoğurt/ayran/kefir yeterli olacaktır" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>"İftar ve sahur arası zencefilli ve zerdeçallı yoğurt tüketmek, bağışıklığı güçlendirir"</strong><br />
Yiyeceklerin yavaş yenmesi mideyi yormamak için çok önemli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Yıldırım, "İftar ile sahur zamanı arasında zencefilli ve zerdeçallı yoğurt tüketimi, bağışıklığı güçlendirmeye yardım edecektir. Oruç tutarken yaşanan en önemli sorunlardan birisi kabızlıktır. Bunun için beslenmemizde hurma, ketentohumu, sumak ve zeytinyağına mutlaka yer verilmelidir" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/dogru-iftar-beslenmesi-bagisikligi-guclendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/02/dogru-iftar-beslenmesi-bagisikligi-guclendiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="64085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaş Abak'tan SMA Hastası Rüzgar Bebek için 1 milyon tl]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/savas-abaktan-sma-hastasi-ruzgar-bebek-icin-1-milyon-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/savas-abaktan-sma-hastasi-ruzgar-bebek-icin-1-milyon-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu’nun ilk SMA hastası olan Rüzgar bebeğin tedavisi için Bolu Gazeteci ve Yazarlar Derneği tarafından düzenlenen yardım gecesinde yaklaşık 18 milyon TL bağış toplanırken, gecenin en dikkat çeken desteği Boluspor eski başkanı ve iş insanı Savaş Abak’tan geldi. Abak, Rüzgar bebek için 1 milyon TL bağışta bulunarak yardım gecesine damga vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><strong>Haber:Berfin MUTLU</strong></p>

<p>31 Ekim 2025’te dünyaya gelen ve henüz 10 günlükken SMA Tip-2 tanısı konulan Rüzgar bebeğin tedavisi için gereken yaklaşık <strong>77 milyon TL</strong> için Bolu Valiliği izniyle başlatılan bağış kampanyasına destekler sürüyor. Bu kapsamda Necip Fazıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen yardım gecesi, kentte büyük bir dayanışma örneğine sahne oldu.</p>

<p>Gecede Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, AK Parti Bolu İl Başkanı Suat Güner ve Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdullah Alemdar, canlı yayında telefonların başına geçerek bağış çağrısında bulundu. Yerel medya ve sosyal medya hesapları üzerinden canlı yayınlanan yaklaşık <strong>4 saatlik programda</strong>, iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşlar tek tek aranarak kampanyaya destek istendi.</p>

<p>Yardım gecesinde en yüksek bağışı yapan isim olan Savaş Abak’ın 1 milyon TL’lik desteği salonda duygusal anlara neden olurken, Rüzgar bebeğin ailesi Ebru Uğurlu Göktaş ve Ümit Göktaş, kentte oluşan bu güçlü dayanışma karşısında gözyaşlarını tutamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, Rüzgar bebeğin tedavisi için başlatılan kampanyanın devam ettiğini belirterek, destek çağrısını yineledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Berfin MUTLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/savas-abaktan-sma-hastasi-ruzgar-bebek-icin-1-milyon-tl</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/01/savas-abaktan-sma-hastasi-ruzgar-bebek-icin-1-milyon-tl.jpg" type="image/jpeg" length="35066"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nipah virüsü yayılıyor mu]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/nipah-virusu-yayiliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/nipah-virusu-yayiliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hindistan’da görülen Nipah virüsü vakaları Asya ülkelerini alarma geçirmeye başladı. Yüksek ölüm oranı ve insandan insana bulaşma riski nedeniyle önlemler alınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<h2></h2>

<p></p>

<p>Hindistan'da sokak lezzetleri meşhur ancak olumlu anlamda değil.</p>

<p>Hijyenden uzak olan sokak lezzetlerinin hazırlanışı, görenleri dehşete uğratıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hindistan'dan gelen bazı görüntüler mide bulandırırken, bir virüs alarmı başladı.</p>

<p>Hindistan’da görülen Nipah virüsü vakaları Asya genelinde alarma yol açarken uzmanlar, hastalığın yüksek ölüm oranı ve insandan insana bulaşma riski nedeniyle erken teşhis ve karantinanın hayati önem taşıdığı uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Bu ayın başlarında iki sağlık çalışanının virüs nedeniyle hastanede tedavi görmesinin ardından yaklaşık 110 kişi karantinaya alındı.</p>

<p>Bu kişiler, doğrulanmış vakalarla temas halindeydi ancak daha sonra yapılan test sonuçları negatif çıktı.</p>

<p><strong>ÇİN'DEN DE AÇIKLAMA GELDİ</strong></p>

<p>Son olarak Çin devlet medyası tarafından yapılan açıklamada, ülkede Nipah virüsü ile enfekte olduğu tespit edilen kimsenin bulunmadığı ancak virüsün başka ülkelerden taşınmış olabileceği belirtildi.</p>

<p><strong>ÖLÜM ORANI YÜZDE 75'E ÇIKIYOR</strong></p>

<p>Hindistan Tabipler Birliği eski başkanı ve Kerala Araştırma Birimi Koordinatörü Dr. Rajeev Jayadevan, yayımladığı video mesajda Nipah virüsünün yarasalardan insanlara bulaşabildiğini ve ağır beyin enfeksiyonu ya da zatürreye yol açarak çok yüksek ölüm oranlarına neden olabildiğini söyledi.</p>

<p>Jayadevan, <em><strong>“Nipah virüsü yarasalar arasında serbestçe dolaşıyor ve onlara zarar vermiyor. Ancak insanlar yarasalarla doğrudan ya da dolaylı temas ettiğinde virüs insana sıçrayabiliyor.</strong></em></p>

<p><em><strong>Bu durumda ağır beyin iltihabı ya da zatürre gelişebiliyor. Ölüm oranı yüzde 73 ile yüzde 91 arasında değişiyor.”</strong></em> dedi.</p>

<p><strong>HASTALIĞIN BELİRTİLERİ</strong></p>

<blockquote>
<p>Ateş,<br />
<br />
Baş ağrısı,<br />
<br />
Vücut ağrıları,<br />
<br />
Nöbet,<br />
<br />
Bilinç kaybı,<br />
<br />
Felç,<br />
<br />
Koma.</p>
</blockquote>

<p><strong>SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA RİSK ALTINDA</strong></p>

<p>Nipah’ın yakın temas ve vücut sıvıları yoluyla insandan insana bulaşabildiğine dikkat çeken uzmanlar, sağlık çalışanları ve hasta bakıcılarının da risk altında olduğunu söylüyor.</p>

<p>İlk vakanın çoğu zaman teşhis konulmadan önce ağırlaştığı ya da hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu durum da virüsün fark edilmeden yayılmasına yol açabiliyor.</p>

<p>Erken teşhis, hastanın izolasyonu ve maske-eldiven gibi standart önlemlerle tedavi hayati önemde.</p>

<p>En kritik adım ise temaslı takibi.</p>

<p>Nipah, Covid-19 kadar hızlı yayılmıyor ancak temaslı takibi yapılmazsa ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<p><strong>AŞI VE TEDAVİSİ YOK</strong></p>

<p>Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı ya da etkili bir antiviral tedavi bulunmuyor. Nipah’ın hayvanlardan insanlara geçen <em><strong>“zoonotik</strong></em>” hastalıklar grubunda yer aldığını hatırlatan uzmanlar, kuduzun da bu gruba giren bilinen bir örnek olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/nipah-virusu-yayiliyor-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2026/01/6979af5f2fddf675-w1200xh634.webp" type="image/jpeg" length="39541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burun karıştırmak Alzheimer'ı tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, burun karıştırmanın insan beyninde beta-amiloid üretimini başlatarak Alzheimer hastalığını tetikleyebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bilim insanları,&nbsp;Alzheimer hastalığı ile potansiyel bağlantıyı ortaya koyan yeni bir çalışma ortaya koydu.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">Biomolecules'de yayınlanan çalışmaya göre,&nbsp;</span>burun karıştırmanın Alzheimer hastalığını tetikleyebileceği öne sürürüldü.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu bulgu, Alzheimer'ın ilerlemesinde önemli bir faktör olduğu bilinen beta-amiloid adlı bir proteinin keşfinden kaynaklanıyor.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Araştırmacılar, burun karıştırma yoluyla bulaşan patojenlerin beyinde beta-amiloid üretimini tetikleyerek Alzheimer ile ilişkili nöroinflamasyona katkıda bulunabileceğini öne sürüyor.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Rapor, patojenlerin beyne girmesi için potansiyel bir geçit olarak koku alma sisteminin rolünü vurgulamaktadır.Virüsler, mantarlar ve bakteriler de dahil olmak üzere patojenler, burun dokularında kalıcı enfeksiyonlar oluşturabilir, sonunda beyne ulaşabilir ve nörodejeneratif süreçleri tetikleyebilir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu doğrudan bağlantı, Alzheimer riskini azaltmak için burun hijyenini korumanın önemini vurgulamaktadır.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">ALZHEİMER'IN ÖNLENMESİ İÇİN ÇIKARIMLAR</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Alzheimer'ın önlenmesi genellikle yaşam tarzı faktörlerine odaklanır ve burun karıştırmak da artık bunlar arasında sayılabilir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Bu alışkanlık geçici bir rahatlama sağlasa da, uygun burun hijyenine öncelik vermek çok önemlidir.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Öneriler arasında, temizliği korumak ve beyne patojen girme riskini azaltmak için tuzlu su ile durulama veya sümkürme gibi nazik yöntemler yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/burun-karistirmak-alzheimeri-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/72q-sfal60qkd-87cdorja.jpg" type="image/jpeg" length="97605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin kanaması geçiren oyuncu Settar Tanrıöğen yoğun bakımdan çıktı]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Usta oyuncu Settar Tanrıöğen bazı şikayetlerle hastaneye kaldırılmış, beynindeki bir damarda kanama başladığı tespit edilince acil ameliyata alınmıştı. Kızılcık Şerbeti dizisinde Abdullah (Apo) karakterine hayat veren oyuncunun normal odaya alındığı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Son dönemde "Kızılcık Şerbeti" dizisinde canlandırdığı "Abdullah" karakteriyle adından söz ettiren usta oyuncu&nbsp;Settar Tanrıöğen, beyin kanaması geçirmişti. İki kez ameliyat edilen oyuncunun&nbsp;yoğun bakımdan çıktığı ve normal odaya alındığı öğrenildi. Birsen Altuntaş'ın haberine göre, 61 yaşındaki usta oyuncuyu kızı ve ablası yalnız bırakmıyor. Doktorlarının oyuncuya ziyaret yasağı koyduğu da belirtildi.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Oyuncunun sağlık durumuyla ilgili hastaneden yapılan açıklamada “Hastamız&nbsp;<span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700;">Settar Tanrıöğen’</span>in beyninde ortaya çıkan anevrizmanın (baloncuk) patlaması sonucunda beyin ve beyin zarları arasında oluşan (subaraknoid) kanama ile ilgili tedavi ve iyileşme süreci devam etmektedir. 26 Ocak 2024 tarihinden itibaren yoğun bakım servisimizde tedavi edilen hastamız, klinik durumunda görülen olumlu gelişmeler ve risklerinin azalması nedeniyle 6 Şubat 2024, Salı günü hasta odasına alınmıştır. Hastamızın tedavisi hasta odasında sürdürülecek ve ziyaretçi kısıtlamasına bir süre daha devam edilecektir" ifadeleri yer aldı.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="font-weight: 700;">KIZILCIK ŞERBETİ'NE NE ZAMAN DÖNECEK?</span></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Hastaneye kaldırıldığı günden itibaren hem&nbsp;Kızılcık Şerbeti&nbsp;dizisinin ekibi, hem de rol aldığı tiyatro ekiplerinin hastaneye akın edip durumu hakkında bilgi aldığı Tanrıöğen’in bir hafta daha hastanede kalacağı, dizi setine dönüş tarihiyle ilgili ise henüz net bir kararın alınmadığı açıklandı.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="font-weight: 700;">BEYİN KANAMASI GEÇİRDİ</span></p>

<p><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Ebru Destan, ünlü isimle ilgili açıklama yapmış ve “Settar abim dün beyin kanaması geçirdi. Ameliyatı güzel geçmiş. Bir an önce sağlığına kavuşmasını dilerim. Seni seviyoruz" demişti.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">GOLD FİLM TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMA</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Kızılcık Şerbeti'nin&nbsp;yapım şirketi olan Gold Film'den yazılı bir açıklama yapılmış ve açıklamada "Hastamız işlem sonrasında tekrar yoğun bakıma alınmıştır. Sanatçı Settar Tanrıöğen'in hastanemize gelişinde olduğu gibi bilinci açık bir halde yoğun bakım servisimizde izlenmeye devam edilmektedir" ifadelerine yer verilmişti.</span></p>

<p><span style="font-weight: 700; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">KLİNİK DURUMU STABİL" DENMİŞTİ</span></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Beyin damarlarında oluşan anevrizma kanaması nedeniyle tedavisi devam eden sanatçı&nbsp;Settar Tanrıöğen’in sağlık durumu hakkında açıklama yapılmıştı. Yapılan açıklamada “26 Ocak 2024 (Cuma) günü, baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikayetleri üzerine yapılan tıbbi değerlendirmesinde, hastamız Settar Tanrıöğen’de; beyin damarlarında oluşan anevrizmanın (baloncuk) patlaması sonucunda beyin ve beyin zarları arasında kanama tespit edilmiştir" ifadeleri yer aldı.<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px;" />
Yoğun bakım servisine alınan oyuncuda 29 Ocak Pazar günü beyindeki kanamaya bağlı gelişme ihtimali olan beyin omurilik sıvısında artış tespit edildi ve sıvı basıncının dengelenmesi için girişimsel işlem yapıldı. Oyuncunun tedavisine devam edildiği ve "klinik durumunun stabil" olduğu bildirilmişti.</p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;"></p>

<p style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 16px;">Haber Merkezi&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/beyin-kanamasi-geciren-oyuncu-settar-tanriogen-yogun-bakimdan-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 07 Feb 2024 20:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/yscblpxnj0iyuq-1l08d3q.jpg" type="image/jpeg" length="73778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gerede Sağlık Müdürlüğü'nden Kanser Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerede İlçe Sağlık Müdürlüğü 4 Şubat Dünya Kanser Günü'nde farkındalık yaratmak için bir basın bildirisinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gerede İlçe Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “4 Şubat Dünya Kanser Günü, gerek kanser konusunda farkındalığı ve eğitimi artırarak gerekse dünyanın her yerindeki hükümetler ile bireyleri hastalığa karşı harekete geçmeye zorlayarak her yıl milyonlarca önlenebilir ölümün önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Dünya Kanser Günü; yankı uyandırmayı, değişim aşılamayı ve farkındalık günü ile sınırlı kalmayarak daha sonraki günlerde de sürdürülecek bir eylemi harekete geçirmeyi amaçlayan bir kampanyadır.</p>

<p>Kanser başlıca; tütün kullanımı, yüksek beden kütle indeksi (fazla kilolu ya da şişman/obez olma), meyve ve sebzeden fakir beslenme, yetersiz fiziksel aktivite ve alkol tüketimi gibi başlıca beş davranışsal ve beslenme ile ilgili risk faktöründen kaynaklanmaktadır. Oysa yine günümüz şartlarında kanserlerin yaklaşık üçte birinin, risk faktörlerinden kaçınma ve mevcut kanıta dayalı önleme stratejilerinin uygulanması yoluyla önlenebilir durumda olduğu bilinmektedir. Ayrıca, erken tanı konmuş ve uygun şekilde tedavi edilmişse birçok kanserin iyileşme olasılığının da yüksek olduğu bilinen bir gerçektir. Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kanser alanında yoğun çalışmaları bulunan uluslararası saygın kuruluşlar,&nbsp; her bireyin, küçük ya da büyük eylemlerinin, uzun vadeli, olumlu değişimlere yol açacağını ifade ederek kanserleri önleme yolunda kişilere şu risk faktörlerinden kaçınma çağrısında bulunmaktadır:</p>

<p>Sigara ve dumansız tütün ürünlerini de içeren tütün kullanımı</p>

<p>Fazla kilolu veya obez olmak</p>

<p>Düşük meyve ve sebze alımını içeren sağlıksız beslenme</p>

<p>Fiziksel aktivite eksikliği</p>

<p>Alkol kullanımı</p>

<p>Cinsel yolla bulaşan Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu</p>

<p>Hepatit veya diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet</p>

<p>İyonlaştırıcı ve ultraviyole radyasyon maruziyeti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentsel hava kirliliği</p>

<p>Katı yakıt kullanımından kaynaklanan iç mekân dumanı</p>

<p>Ülkemizde yürütülen Ulusal Kanser Tarama programında, Meme kanseri taraması; 40-69 yaş arasındaki kadınlara yılda bir kez klinik meme muayenesi yapılmakta, 2 yılda bir mamografi çekilmektedir.&nbsp; Rahim ağzı kanseri taraması; 30- 65 yaş arası&nbsp; kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA&nbsp; testi ile yapılmaktadır. Kalın bağırsak kanseri taraması; 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir Gaitada Gizli Kan Testi (GGK) yapılmakta, 10 yıl da birde kolonoskopi önerilmektedir.</p>

<p>Tarama sonrasında pozitif ya da şüpheli bulunan kişiler ikinci, üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirilmekte ve ileri tetkikler yapılmaktadır. Teşhis ve tedavi hizmetleri ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde hem taramaları artırmak hem de sağlık okur yazarlığı konusunda vatandaşlarımızı bilgilendirmek üzere 81 ilde kanser farkındalık çalışmaları yapılmaktadır.</p>

<p>Bakanlık olarak benimsediğimiz “4 Şubat Dünya Kanser Günü” farkındalık mesajımız “Kanserden korunmak herkesin hakkıdır. Siz de kanserden korunmak&nbsp; ve kendinize uygun taramaları yaptırmak için; Toplum Sağlığı Merkezlerine (TSM) bağlı olarak hizmet veren&nbsp; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezleri (ASM)’ne başvurabilirsiniz”.</p>

<p><strong>Haber Merkezi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/gerede-saglik-mudurlugunden-kanser-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/asayis-52.jpg" type="image/jpeg" length="34880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Korkutan Açıklama !]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü yaptığı yeni açıklama ile korkutan bir gündem yarattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">Dünya&nbsp;<a class="tag-link" href="https://www.cthaber.com/haberleri/saglik" rel="nofollow" style="text-decoration-line: none; font-weight: 800; color: rgb(0, 0, 0);" target="_blank" title="Tüm Sağlık haberleri">Sağlık</a>&nbsp;Örgütü yaptığı yeni açıklama ile korkutan bir gündem yarattı.</p>

<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">DSÖ kanser hastalığı ile ilgili yeni bir açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; font-variant-alternates: normal; font-kerning: auto; font-optical-sizing: auto; font-feature-settings: normal; font-variation-settings: normal; font-stretch: normal; font-size: 1.25em; line-height: 1.5em; font-family: Roboto, sans-serif; letter-spacing: -0.02em; color: rgb(0, 0, 0);">Yapılan açıklamada:"2050'ye kadar 35 milyon kişi daha kanser olacak." İfadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/dsoden-korkutan-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Feb 2024 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/02/20240203-221741.jpg" type="image/jpeg" length="31772"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gece uykusunun enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde büyük önem taşıdığını belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Vural Fidan, “7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;">İnfluenza, koronavirüs, grip, soğuk algınlığı, nezle gibi enfeksiyon hastalıklarının yaygın olduğu şu günlerde, kaliteli&nbsp;</span><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/uyku" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;" target="_blank" title="uyku ile ilgili haberler">uyku</a><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 19.2px;">&nbsp;büyük önem taşıyor. Özellikle gece uykusunun, hastalık öncesi ve tedavi süreçlerinde bireylerin bağışıklık sistemine doğrudan etkisinin bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, uyku süresinin günde 7 saatin altında düşmemesi konusunda uyarıda bulunuyor.</span><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin, 3 kata kadar daha fazla hasta olma ihtimali bulunduğunu belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr.</span><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">&nbsp;</span><strong style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem; box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Vural Fidan</strong><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">, “</span><em style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem; box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Yurtdışında da yapılan çatışmalarda, 7 saatin altında uyuyan kişilerin, hastalığa yakalanma ihtimali 3 kat daha fazladır</em><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Montserrat, sans-serif; font-size: 1.2rem;">” dedi.&nbsp;</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; color: rgb(34, 34, 34);">“7 SAATTEN AZ 7 SAATTEN AZ UYUYAN KİŞİLERİN VÜCUT DİRENÇLERİ DÜŞÜYOR”</h3>

<p style="box-sizing: border-box; font-size: 1.2rem; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word; font-family: Montserrat, sans-serif; margin: 0px 0px 1.5rem; line-height: 1.6; text-rendering: optimizelegibility; color: rgb(34, 34, 34);"><a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/saglik" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; background-color: transparent; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;" target="_blank" title="Sağlık ile ilgili haberler">Sağlık</a>lı uyku ile bireylerin hastalıklardan korunabileceğini ve tedavi sürecini hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Vural Fidan, “<em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Pandemi döneminde çok büyük bir tecrübe kazandık. Tedavisi konusunda zorlandığımız bazı hastalıklar, özellikle viral hastalıklar konusunda bizim yapmamız gereken vücut sağlığımızı yani immün sistemimizi korumak. Bu immün sistemi korumak için beslenmenin yanı sıra&nbsp;<a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/haberleri/uyku-duzeni" rel="nofollow" style="box-sizing: border-box; background-color: transparent; color: inherit; text-decoration-line: none; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;" target="_blank" title="uyku düzeni ile ilgili haberler">uyku düzeni</a>&nbsp;de çok önemlidir. Yurt dışında da yapılan çatışmalarda da belirtilmiştir,</em><em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">7 saatin altında uyuyan kişilerin immün sistemleri yani vücut dirençleriyle ilgili çok ciddi bir azalma oluyor. Aynı mikroplara maruz kalsalar bile uyku süresi ne kadar kısalırsa 3 kat daha fazla hasta olmaları mümkün. Tabii bu bir kısır döngü. Solunum yolu enfeksiyonları, hava yolu tıkanmasıyla beraber hastanın gece boyunca uykusunun bölünmesine ve uykuyu devam ettirmede zorluklara yol açıyor. Bu da hastaların derin uykuya geçememelerine yol açıyor. Ne yazık ki immün sistemin regülasyonu yani vücut direncinin organizasyonu aşamalarını kişi göremiyor.</em><em style="box-sizing: border-box; overflow-wrap: break-word; word-break: break-word;">Burun tıkanıklığı veya hava yol tıkanıklığı arttıkça uykusu bozuluyor. Uykusu bozuldukça vücut direnci düşüyor. Tabii bunu kırabilmek için veya bir düzene sokabilmek için mutlaka kişilerin üst hava yollarını açık tutmalarını tavsiye ediyoruz. Yatmadan önce burun temizliği çok önemli bir aşaması. Çünkü hava yolumuzu burnumuzdan almış olduğumuz nefesi ağzımızdan vererek kullanmamız gerekiyor normalde. Bunu da sağlayabilmeleri için mutlaka burun açılması ve açık tutulması gerekiyor</em>” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/kapak-120816.jpg" type="image/jpeg" length="60812"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigara kullananlar dikkat! Bir daha hiç...]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kokusu ve tadı nedeniyle son dönemlerde özellikle gençler arasında popüler hale gelen elektronik sigaranın bir kötü özelliği daha ortaya çıktı. Elektronik sigara kullananların ‘tiryaki dilli’ hastalığına yakalanıp tat alma duyusunu tamamen ya da kısmi olarak kaybetme riski olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Sigarayı bırakmak için ya da kokusu ve tadı nedeniyle&nbsp; elektronik sigaralara kullananlar için uzmanlar uyarılarda bulundu. </span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">‘Tiryaki dili’ sendromuna yakalanılabileceğine dikkat çeken uzmanlar, kalıcı veya ciddi tat sorunlarının yaşanılmaması için öneriler verdi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Elektronik sigaraların yasaklanmasına ilişkin haberlerin geçen yılın sonlarına doğru gündeme gelmesiyle birlikte, elektronik sigara kullanıcıları için dalga dalga kötü haberler gelmeye başladı.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Bu renkli meyve aromalı elektronik sigaralar, başlangıçta sigara içenler için bu kötü alışkanlığı bırakmanın bir yolu olarak üretilmişti.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Ancak araştırmalar, bu tür cihazların sigarayı bırakmayı daha zor hale getirdiğini ortaya koyuyor.</span></p>

<p><span segoe="" style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Son olarak İngiltere, elektronik sigaraların genç nesiller arasında son derece popüler hale gelmesiyle birlikte bu tütün içeriğini yasaklayacağını duyurdu.</span></p>

<h4 segoe="" style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 25px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">TİRYAKİ DİLLİ&nbsp; HASTALIĞI NEDİR?</h4>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Dr. Rhona Eskander’e göre, elektronik sigara içmek ‘tiryaki diline’ sahip olmanıza neden olabilir. Tiryaki dilli olmanın ne demek olduğunu da anlatan uzman, “Bu, bir kişinin elektronik sigara içerken tat alma yeteneğinde bir kayıp veya azalma anlamına gelir. Elektronik sigara içerken tat alma yeteneğinin geçici olarak kaybolması ya da azalması, elektronik sigara cihazları kullanılırken çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.Bu nedenlerden biri, burnunuz nedeniyle ‘tada karşı duyarsızlaşmanız’ anlamına gelen ‘koku yorgunluğu’dur. Diğer nedenler ise ‘belirli aromalara aşırı maruz kalma’, dehidrasyon, sigara içme geçmişi ve bireysel değişkenlik’ olarak sıralanıyor.</p>

<h4 segoe="" style="box-sizing: border-box; margin-bottom: 25px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">NE YAPILMALI?</h4>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">Fakat uzmana göre, tiryaki dili kulağa ciddi gelse de, ‘doğası gereği tehlikeli’ değil. Fakat sigara kullananlar için oldukça can sıkıcı ve sinir bozucu olabiliyor.Dr. Rhona Eskander bu sendrom ile birlikte nelerin değiştiğini şu şekilde açıkladı:</p>

<p segoe="" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 25px; padding: 0px; font-size: 20px; line-height: 32px; color: rgb(0, 0, 0); font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, " ui="">“Tiryaki diliyle ilgili endişe, bunun diğer sağlık sorunlarını maskeleme potansiyelinde yatmaktadır. Bazı durumlarda, kalıcı veya ciddi tat sorunları altta yatan ağız sağlığı sorunlarının ve hatta sistemik sağlık sorunlarının göstergesi olabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/elektronik-sigara-kullananlar-dikkat-bir-daha-hic</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/yasli-kadin-kargo-dagitim-aracinin-altinda-can-verdi-8.jpg" type="image/jpeg" length="47344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarına göre çay içmek yaşlanmayı yavaşlatıyor]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme şekli yaşlanmayı etkileyen faktörlerden biri olarak görülüyor. Yediğimiz yiyecekler vücudumuza daha uzun ve daha sağlıklı yaşamamıza yardımcı olabilecek bir dizi temel besin maddesi sağlıyor. Bilim insanlarına göre çay da yaşlanmayı yavaşlatan besinlerden biri.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bilim insanlarına göre çay yaşlanma hızını ciddi oranda düşürüyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Hayvan deneyleri, çaydaki polifenol adı verilen bitki bazlı bileşiklerin solucanların, sineklerin ve farelerin ömrünü uzattığını öne sürdü.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">İnsanlarda yapılan çalışmalar çay tüketiminin yaşa bağlı çeşitli hastalıkların riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu buldu. Kalp hastalığı, diyabet, demans ve kanser gibi hastalıklar bunlardan bazıları.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Ancak çay tüketimi ile biyolojik yaşlanma arasındaki ilişkiyi inceleyen çok az çalışma bulunuyor.</span><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çin'in Sichuan Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaşları 30 ile 79 arasında değişen yaklaşık 14 bin katılımcının verilerini kullanarak çay tüketiminin uzun ömürle ilişkisini araştırdı.</span></p>

<p><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Katılımcılara bir günde kaç fincan çay içtikleri soruldu içtikleri çay fincanlarının sayısı soruldu ve toplanan sayı yaşlanmanın biyolojik göstergeleri açısından ele alındı.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Katılımcılar iki ila dört yıl sonra bir takip çalışmasında tekrar değerlendirildi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; font-weight: 700; outline: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">GÜNDE ÜÇ FİNCAN ÇAY İÇMEK GEREKLİ</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bu verilerden bariz bir sonuç ortaya çıktı: Çay tüketimi, özellikle makul miktarda çay içen kişiler için, daha yavaş biyolojik yaşlanmayla ilişkilendirildi.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Araştırmalar günde yaklaşık üç fincan çay tüketmenin belirgin yaşlanma karşıtı faydalar sağlayabileceğini öne sürüyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çayın içinde bu potansiyel yaşlanma karşıtı özellikleri destekleyebilecek bir takım moleküller var.</span><span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çay bitkisi iltihabı azaltmada, hücresel reaksiyonların toksik yan ürünlerini temizlemede ve hücre dönüşümünü artırmada rol oynadığı düşünülen polifenoller ve antioksidanlar açısından çok zengin.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Çalışma, çayın yaşlanma sürecini yavaşlatmaya ve yaşla ilişkili hastalık riskini azaltmaya yönelik etkilerine dair heyecan verici kanıtlar sunuyor.</span><br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<br style="-webkit-font-smoothing: antialiased; margin: 0px; padding: 0px; color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="color: rgb(35, 31, 32); font-family: Roboto, Roboto-Fallback, sans-serif; font-size: 16px;">Bulgular, beslenme odaklı yaşlanma karşıtı müdahalelerin geliştirilmesinde ve sağlıklı yaşlanma politikalarına rehberlik etmede çayın rolünü vurguluyor.</span></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hızır İlyas Yıldırım</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/bilim-insanlarina-gore-cay-icmek-yaslanmayi-yavaslatiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jan 2024 20:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/pv0crikum0ybiilpeqr2hq.jpg" type="image/jpeg" length="65946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım ilaçları balımızı da zehirliyor! Güvenli bala nasıl ulaşacağız?]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilinçsiz bir şekilde kullanılan tarım ilaçları maalesef ki sağlığımıza olan faydaları saymakla bitmeyen balımızı da zehirli hale getiriyor. Yapılan birçok araştırma ve analiz, bal dahil olmak üzere arı ürünlerinde birçok pestisit (zehir) kalıntısı olduğunu doğruluyor. Buğra Adil Buyrukçu yazdı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sahte bal tehlikesinin yanı sıra bir de zehir kalıntısı sorunu nedeniyle artık sağlıklı bal bulmak pek de kolay değil. Hastalıklar mücadelemizde daha hızlı iyileşmek ve bağışıklığımızı güçlendirmek için şifa kaynağı baldan oldukça fazla yararlanıyoruz. Ancak tarım ilaçları ve arı sağlığını korumak için kullanılan ilaçlar, balımızı da zehirli hale getiriyor. Ülkemizin yoğun arıcılık yapılan bölgelerinde gerçekleştirilen analizler ise bu durumu doğruluyor. Özellikle yoğun tarım alanlarına yakın bölgelerde toplanan bal ve ölü arı örneklerinin analizlerinde maalesef ki, çok sayıda pestisit (zehir) kalıntısına rastlanıyor.</p>

<p><b>ANALİZLER TEHLİKEYİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR</b></p>

<p>Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de pestisit kullanımı her geçen gün artış gösteriyor. Özellikle çeşitli tarım ürününün yetiştirildiği bölgelerde kullanılan farklı tür pestisitler, arılar için ölümcül bir tehlike oluşturuyor. Araştırmacıların yoğun tarım yapılan Ege ve Akdeniz bölgelerinde topladıkları bal ve ölü arı örneklerinin sonuçları ise hiç de iç açıcı değil. Çünkü analiz edilen bal örneklerinin çoğunda çok sayıda zehir kalıntısı olduğu gözlenmiş. Bu durum bir tek ülkemiz için geçerli bir tehdit değil. Mesela Kuzey Amerika’da araştırmacılar, polen ve balmumundan oluşan toplam 749 örnek üzerinde yaptıkları incelemede; 118 farklı pestisit ve metabolit tespit etmişler. Dünya genelinde toplanan bal örneklerinin dörtte üçünün pestisit içerdiği de yine araştırmalarla gösterildi.BALLARDA KALINTI İKİ YOLLA OLUŞUYORTarım ilaçları her ne kadar devlet tarafından izin verilen oranda kullanılıyor olsa da ballarda kalıntı oluşturabiliyor. Ayrıca arı sağlığı için kullanılan veteriner ilaçları da ballarda kalıntı sorunu yaratabiliyor. Özellikle yasal olmamasına rağmen arı hastalıklarıyla mücadelede bilinçsizce kullanılan antibiyotik türevleri, kalıntı sorununun ana nedenlerinden birini oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><b>BALIN FAYDA SAĞLAYABİLMESİ İÇİN KALINTI İÇERMEMESİ ŞART</b></p>

<p>Bal, arı sütü, polen ve propolis gibi ürünler, insanlar tarafından en fazla tüketilen arı ürünleridir. Bu ürünler, birçok hastalığın iyileştirilmesi için yüzyıllardır yaygın bir şekilde kullanılıyor. Mesela Oxford Üniversitesi tarafından yapılan güncel bir araştırma da balın üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki ilk basamak tedavide kullanılan antibiyotiklerden daha etkili olduğu tespit edildi. Ancak bilmemiz gereken önemli bir detay var. Bal ve arı ürünlerinin insan sağlığına fayda sağlayabilmesi için hiçbir kalıntı ve yabancı madde içermemesi gerekiyor. Çünkü pestisitler, kimyasal yapıları nedeniyle tüm canlılar için toksik etki yaratıyor.GÜVENLİ BALA NASIL ULAŞACAĞIZ?Ülkemizde yapılan birçok analiz sonucunda kalıntı olmayan balların da olduğunu biliyoruz. Ancak bu ballara ulaşmak için güvendiğiniz ve laboratuvar analizleri yapılmış ürünleri tercih etmeniz oldukça önemli. Kalıntı sorununun yanı sıra baldaki diğer önemli tehlike olan sahte bala da çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü aldığınız balın sahte olduğunu renginden, kokusundan ya da kıvamından anlayamazsınız. Bunu anlamanın tek yolu, gıda kontrol laboratuvarlarında gelişmiş analizler yaptırmaktır. Yapılan analiz raporunda ise balın prolin değeri, HMF değeri, diastaz sayısı, nem oranı, asitlik derecesi, balın su içeriği, iletkenliği, renk değeri ve şeker oranları incelenir. Bunlar arasında ise prolin ve HMF (Hidroksimetil Furfural) değerlerinin kaç olduğu çok önemlidir.</p>

<p><b>İYİ BİR BALDA PROLİN DEĞERİ KAÇ OLMALIDIR?</b></p>

<p>Prolin değeri, balın gerçekliğinin, kalitesinin ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesinde kullanılan en önemli parametredir. Sadece balda bulunur ve bunu yapay yollarla dışardan sağlamak mümkün değildir. Bu değerin yüksekliğini iklim, deniz seviyesinden yükseklik ve en önemlisi bitki çeşitliliği belirler. Arı, ne kadar çevre değiştirirse, prolin değeri o kadar artar. Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine göre baldaki prolin miktarı en az 300 mg/kg olmalıdır. Tedavi amaçlı kullanılan balın prolin değerinin ise 950 mg/kg üzeri olması önerilir.HMF DEĞERİ NEDEN ÖNEMLİDİR?Hidroksimetil Furfural (HMF), şekerli gıdaların uygun olmayan sıcaklıklarda saklanması ve üretimleri sırasında uygulanan ısıl işlemden dolayı meydana gelmektedir. Uygun olmayan şartlarda depolanan ballarda HMF miktarı ciddi oranda artmaktadır. Işık, depo sıcaklığı ve nem, baldaki HMF miktarını etkileyen faktörler arasındadır. Örneğin; bal, cam kavanoz gibi şeffaf bir ambalajdaysa, karanlık bir ortamda saklanmalıdır. Balda HMF değerine, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde 40 mg/kg’a kadar izin verilmektedir. Yapılan araştırmalar, HMF’nin yüksek dozda alınması durumunun üst solunum, göz, deri ve mukoza tabakasını tahriş edebileceğini göstermektedir. Başka bir çalışmada ise fazla miktarda tüketimle beraber tümör oluşum riskini arttırdığı gözlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sude KAHRAMAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/tarim-ilaclari-balimizi-da-zehirliyor-guvenli-bala-nasil-ulasacagiz</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jan 2024 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/bal.webp" type="image/jpeg" length="45363"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğadaki en güçlü antioksidan]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/dogadaki-en-guclu-antioksidan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/dogadaki-en-guclu-antioksidan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaciğer yağlanması hem ülkemiz de hem de dünyada en sık görülen hastalıkların başında geliyor. Karaciğe yağlanmasından kurtulmak için beslenmenize dikkat etmeniz gerekiyor. Yapılan son araştırmada karaciğer yağlanmasına iyi gelen bir besin ortaya çıktı. Kızılcık meyvesini tüketen kişilerde daha az karaciğer yağlanması görüldüğü ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Günümüzün en yaygın sağlık problemlerinden olan “yağlı karaciğer hastalığı” dünyada her 4 kişiden birinde görülüyor. Türkiye’de ise bu oranın daha yüksek olduğunu ve her 2 kişiden birinde görüldüğünü belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, “Kızılcık meyvesiyle yaptığımız 8 haftalık çalışma sonucunda, kızılcık meyvesinin tüketiminin vücut ağırlığını, vücut yağ oranını ve bel çevresini azalttığını gördük” dedi.</p>

<p>Metabolik disfonksiyon ile ilişkili yağlı karaciğer hastalığı (MAFLD), dünyada her 4 kişiden birinde görülürken; Türkiye’de ise oldukça yüksek bir oranla her 2 kişiden birinde görülüyor. Yağlı karaciğer hastalığının herhangi bir tedavisi olmadığını ifade eden Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Merve Bayram, “Tek tedavi yöntemi diyet ve fiziksel aktivitede artış sağlanarak yaşam şeklinin değiştirilmesidir. Yüksek miktarda antioksidan kapasitesine sahip olan kızılcık meyvesiyle yaptığımız 8 haftalık çalışma sonucunda, kızılcık meyvesi tüketiminin vücut ağırlığını, vücut yağ oranını ve bel çevresini azalttığını gördük” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KIZILCIK MEYVESİ GÜÇLÜ BİR ANTİOKSİDAN</strong></p>

<p>Son yıllarda bitkisel besinlere olan ilgi oldukça arttı. Tıpta çeşitli hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için kullanılan kızılcık meyvesi; soğuk algınlığı, grip ve idrar yolu iltihaplanmaları, ishal, kabızlık, mide-bağırsak rahatsızlıkları, öksürük, bronşit ve diyabet hastalığında yaygın olarak kullanılıyor. Kızılcık meyvesinin, meyveye kırmızı rengini veren antosiyaninler bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, “Antosiyaninler doğada bulunan en yüksek antioksidan kapasitesine sahip bileşiklerdir. Kızılcık antosiyaninlerin yanı sıra antioksidan içeriğini artıran başka birçok bileşik içermektedir. Yağlı karaciğer hastalığı, genellikle obeziteyi içeren bir hastalıktır. Bu amaçla yola çıktığımız çalışmamızda, kızılcık meyvesinin diyet tedavisi ile birlikte veya diyet tedavisi olmaksızın yağlı karaciğer hastalığı bulunan kişilerde etkisini değerlendirdik” şeklinde ifade etti.</p>

<p><strong>VÜCUTTAKİ YAĞ ORANINI AZALTIYOR</strong></p>

<p>Çalışmayı gerçekleştirirken hastaları 4 gruba ayırdıklarını belirten Bayram, “Birinci grup, hastalığa özel diyet tedavisi ile birlikte günlük meyve ihtiyacını 30 gram liyofilize (toz hâlinde) kurutulmuş kızılcık meyvelerinden sağladı. İkinci grup, hastalığa özel sadece diyet tedavisi aldı ve kırmızı, mor ve mavi renkte hiçbir meyve ve sebzeyi tüketmedi. Üçüncü grup, kendi beslenme düzenine devam etti ve her gün 30 gram liyofilize kurutulmuş kızılcık meyvesi aldı.</p>

<p>Dördüncü grup, kendi beslenme düzenine devam etti kızılcık dâhil hiçbir kırmızı, mor ve mavi renkte meyve ve sebze tüketmedi. Beşinci grubumuz ise yağlı karaciğer hastalığı tanısı almayan, sağlıklı bireyleri içeren gruptu. Çalışmamız 8 hafta sürdü. Çalışmanın başında ve 8’inci haftanın sonunda tüm grupların vücut analizi, bel, kalça ve boyun çevresi ölçümleri yapıldı; kızılcık meyvesi tüketiminin diyete ek olsun ya da olmasın vücut ağırlığını, vücut yağ oranını ve bel çevresini azalttığını gördük. Bu sonuçlardaki düşüş diyet tedavisi ile birlikte çok daha fazlaydı. Daha ilginç sonuç ise ultrasonla karaciğer yağlanma oranında azalmaya bakıldığında diyet tedavisine ek olarak kızılcık tüketen grupta çok ciddi bir azalma görülmesiydi” dedi. Kızılcık meyvesi, sağlık açısından birçok faydaya sahip bir meyvedir.</p>

<p>İşte kızılcık meyvesinin vücuda sağladığı bazı önemli faydalar: Kızılcıklar, antioksidanlar açısından zengindir. Bu antioksidanlar, vücudun serbest radikallere karşı korunmasına yardımcı olur ve oksidatif stresin azaltılmasına katkıda bulunur. Kızılcığın içerdiği antioksidanlar, özellikle flavonoidler, kalp sağlığını destekleyebilir. Düzenli tüketimi, kalp hastalıkları riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Kızılcık, özellikle kadınlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde etkili olabilir. Meyvenin içerdiği bazı bileşikler, bakterilerin idrar yolu duvarlarına yapışmasını engelleyerek enfeksiyon riskini azaltır. Kızılcık, mide ve bağırsak sağlığını destekleyebilir. Helicobacter pylori gibi zararlı bakterilere karşı koruyucu etkiler gösterebilir.C vitamini açısından zengin olan kızılcık, bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.</p>

<p>Kızılcığın anti-inflamatuar özellikleri, iltihapla ilgili sağlık sorunlarının azaltılmasında yardımcı olabilir. Bazı araştırmalar, kızılcığın kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabileceğini ve kanserle mücadelede yardımcı olabileceğini göstermektedir. Kızılcığın kan şekerini düzenleyici etkileri olabilir, bu da diyabet hastaları için faydalı olabilir. Kızılcık meyvesinin tüketimi genellikle güvenlidir, ancak herhangi bir sağlık sorunu olan kişilerin veya belirli ilaçlar kullananların, tüketmeden önce bir sağlık uzmanına danışmaları önerilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sude KAHRAMAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/dogadaki-en-guclu-antioksidan</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jan 2024 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/karaciger.jpg" type="image/jpeg" length="63797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Covid hala pandemik oranda kalabalıkta maske önemli"]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/covid-hala-pandemik-oranda-kalabalikta-maske-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/covid-hala-pandemik-oranda-kalabalikta-maske-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, “Kalabalık ortamlarda maske toplum sağlığı açısından önemli. Ciddi bir artış var, hem Covid-19 hem grip virüsünün çok arttığını görüyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div class="youtube-embed-wrapper" style="position:relative;padding-bottom:56.25%;padding-top:30px;height:0;overflow:hidden"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/60V_8gYMhwM?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p>Son zamanlarda üst solunum yolları şikayetleriyle ilgili başvuruların artması ve Covid-19'a yönelik konuşan Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, “Kalabalık ortamlarda maske toplum sağlığı açısından önemli. Ciddi bir artış var, hem Covid-19 hem grip virüsünün çok arttığını görüyoruz. JN1 dediğimiz suş, Türkiye’de de büyük ihtimal o etkili şu anda bu patlamayı ona bağlıyoruz. Covid hala mevsimsel özellik kazanmadı, pandemik bir oranda devam ediyor. Dünyadaki görülme sayısı çok artmış durumda öldürmeye devam ediyor. Bu piki, bu kadarını kimse tahmin etmiyordu ama gördük” dedi.<br />
Türkiye'de son zamanlarda üst solunum yolu şikayetleriyle hastanelere başvuruların arttığı belirtilirken&nbsp;<strong>Sağlık</strong>&nbsp;<strong>Bakanı</strong>&nbsp;Fahrettin Koca geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada geçen yılın aynı dönemine göre acile başvurularda yüzde 20’ye yakın artış olduğunu, İstanbul’un yoğun bakım doluluk oranı konusunda en fazla artış yaşanan il olduğunu belirtti. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği Başkanı, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klimik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz da konuyla ilişkin bilgi verdi. Dünya&nbsp;<strong>Sağlık</strong>&nbsp;Örgütü (DSÖ) covid-19'un JN1 varyantının küresel çapta yayılımı ve yaşanan artışa dikkat çekerken Prof. Dr. Yavuz da covid’in hala pandemik bir oranda olduğunu belirtti. Prof. Dr. Yavuz, maske kullanımının önemine vurgu yaparken riskli grupların aşı olması gerektiğini belirtti.<br />
<br />
“Hem Covid-19 hem grip virüsünün çok arttığını görüyoruz"<br />
Solunum yolu hastalıklarına yönelik konuşan Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, covid-19 ve gribin artışta olduğunu ifade ederek, “Son 3-4 haftadır viral solunum yolu hastalıkları dediğimiz hastalıklarda ciddi bir artış var. Ne kadar aşağıyı etkilerse bu solunum yolu virüsleri o kadar ağır klinik tablolara neden olurlar. Bu şekilde daha aşağıları etkileme özelliği olan özellikle covid-19 bir de grip virüsü var. Şu anda hem Covid-19 hem influenza yani grip virüsünün çok arttığını görüyoruz. Özellikle risk gruplarında Covid ve influenzada hele ki aşısızlarsa solunum yolunun akciğer kısmını da tutabiliyor. Bu şekilde akciğerleri etkilenen kişilerde organ yetmezlik bulguları gelişebiliyor, bunların hastaneye, yoğun bakıma yatırılmaları gerekebiliyor. İnsanları korumak için elimizde grip ve covid-19 için de aşılar var. Risk grupları enfekte oldukları zaman hastaneye yatma, ölüm riskleri diğerlerine göre daha fazla. Enfeksiyonun tüm toplumda yayılmasının azaltılması gerekiyor. Bunu nasıl sağlayabiliriz; birincisi hasta olanlar evde kalırlar, çıkmak zorundaysa mutlaka maskeyle çıkarlar, ikincisi özellikle toplu olan yerlerde herkesin maske takmasını sağlayarak sağlayabiliriz. Aslında yeni bir aşıya ihtiyaç var şu an özellikle risk grupları için, o yeni aşının da Covid açısından ülkeye gelmesi gerekir. Şu anda ilk suşa göre çok çok büyük değişiklik geçirmiş bir suş (Bir bakteri veya virüsün farklı alttürü) etkili oluyor; JN1 dediğimiz bir dediğimiz suş. Türkiye’de de büyük ihtimal o etkili şu anda bu patlamayı ona bağlıyoruz. Bundan 3 ay önce de başka bir suşla yine bir covid’in pikini görmüştük. Bu piki biraz daha çok kişiyi etkilemiş görünüyor, birinci nedeni; insanların aşı ve geçirerek elde ettiği bağışıklığın azalması, ikincisi bu yeni JN1 suşunun geçmişte elde ettiğimiz bağışıklıktan kaçabilme özelliği olması nedeniyle Covid de biraz sıkıntı oluşturuyor" dedi.<br />
<br />
"Halen pandemik oranda, dünyadaki görülme sayısı çok artmış durumda"<br />
Üst solunum yolları problemleri nedeniyle hastanelerde oluşan yoğunlukların oluşturabileceği etkilere dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: " Hastane yoğunluğunun artması diğer hastaların işlerini aksatabilir, yoğun bakımda yer olmazsa ameliyatı yapmakta sıkıntı olabilir. Bunlar da diğer boyutları, çoklu boyutu var, bulaşmanın azaltılması hepimizin faydasına olur. Yoğun bakım yatakları yüzde 83 doluysa daha fazla dolmaması için çabalamamız gerektiğini düşünüyorum çünkü o yataklara bakan insan sayısı aynı. Gripten korkmaları gerekir, çok masum bir hastalık değildir, nezleden faklı bir hastalıktır, influenza virüsler tarafından yapılır, farklı influenza türleri olabilir. İster domuz gribi ister H3N2, ister influenza B olsun. Kalabalık ortamlarda insanların maske takması toplum sağlığı açısından şu anda önemli görünüyor.&nbsp;<strong>Sağlık</strong>lı beslenme ve sigaranın bırakılması dışında herhangi bir gıda takviyesinin bu hastalıkları engellediği tedavi ettiğine yönelik bir kanıt yok. İyi beslenme,&nbsp;<strong>sağlık</strong>lı, dengeli beslenme, bol su içmelerini tavsiye ediyoruz. Covid çok da şaşırtıyor bizi çünkü 4 yıldır hala mevsimsel özellik kazanmadı. Halen pandemik bir oranda devam ediyor, dünyadaki görülme sayısı şu anda çok artmış durumda birçok yerde halen öldürmeye devam ediyor. Basit bir nezle virüsüne henüz maalesef dönüşmedi. Bu piki, bu kadarını kimse tahmin etmiyordu ama gördük, biraz hızlı değişimi hala devam ediyor. Halen sakinleşmiş bir virüs gibi göremiyoruz”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mehmet Ali Atalay</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/covid-hala-pandemik-oranda-kalabalikta-maske-onemli</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/prof-dr-serap-simsek-yavuz.png" type="image/jpeg" length="42852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devrim niteliğinde bir test geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.bolutakip.com/devrim-niteliginde-bir-test-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolutakip.com/devrim-niteliginde-bir-test-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları tarafından yapılan yeni bir çalışma ile Alzheimer'ı 15 yıl öncesinde tespit edebilecek, devrim niteliğinde bir test geliştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basit bir kan testi Alzheimer'ı semptomların ortaya çıkmasından 15 yıl öncesine kadar tespit edebileceği belirtti. Uzmanlar bu testin hastalığın erken teşhisinde en önemli adımlardan biri olduğunu söyledi. İsveç'te yapılan deneyler, testin Alzheimer belirtilerini tespit etmede şu anda üzerinde çalışılan bir dizi diğer testten daha iyi olduğunu buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>tedavilerin daha önce tespit edilen vakalarla daha iyi sonuç verebileceğini söylüyor. Test, Alzheimer hastalığı sırasında beyinde meydana gelen biyolojik değişiklikleri gösteren, kandaki p-tau217 adlı proteinin düzeylerini ölçerek çalışıyor. Alzheimer hastalığına yakalanma olasılığı yüksek, orta veya olası olmayan hastaları tanımlayabilir ve potansiyel olarak daha ileri, daha invaziv araştırmalara olan ihtiyacı ortadan kaldırabilir. University College London, UCL Genetik Enstitüsü fahri profesörü Prof David Curtis; 50 yaşın üzerindeki herkesin, şu anda yüksek kolesterol açısından tarandıkları gibi, birkaç yılda bir rutin olarak taranabileceğini belirtti.</p>

<p>Curtis bu sayede, Alzheimer hastalığı için şu anda mevcut olan tedavilerin, bu şekilde erken teşhis edilenlerde daha iyi sonuç vermesi mümkün olduğunu, ancak asıl umudun daha iyi tedavilerin de geliştirilebilmesi olduğunu düşündüğünü söyledi. Göteborg Üniversitesi'nden Dr Nicholas Ashton ve meslektaşları tarafından yürütülen ve Jama Nöroloji dergisinde yayınlanan 786 kişiyle yapılan deneyde araştırmacılar, bunu bir hastanın Alzheimer olma olasılığını kategorize etmek için kullanabildiler.</p>

<p>Kandaki p-tau217 seviyeleri ne kadar yüksekse, hastalığın olasılığı da o kadar yüksek veya ilerlemiş durumdaydı.University College London öncülüğünde yapılan bir araştırma, testin hastalığın ilk belirtilerini, belirtiler ortaya çıkmaya başlamadan 15 yıl öncesine kadar tespit edebildiğini iddia etti.Alzheimer's Research UK'de araştırma direktörü Dr. Sheona Scales, çalışmanın "bu özel testin Alzheimer şüphesi olan kişiler için tanıda devrim yaratma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğuna dair giderek artan kanıtlara katkıda bulunduğunu" söyledi. Uzmanlara göre bu sayı, 2040 yılına kadar 1,6 milyon kişiye çıkabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sude KAHRAMAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolutakip.com/devrim-niteliginde-bir-test-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolutakipcom.teimg.com/crop/1280x720/bolutakip-com/uploads/2024/01/alzaymir.jpg" type="image/jpeg" length="15936"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
